Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
635
 

Tehlikenin farkına varanlar

Tehlikenin farkına varanlar
 

Sabah uyanır uyanmaz ilk işim, kuzeye ve güneye bakan iki balkona da ayyıldızlı bayrakları asmak oldu. Mitinge katılamadım, bari kendi çapımda destek vereyim dedim. Sonrasında; gelişmeleri televizyondan, e-gazetelerden ve mitingi canlı yayınla takip eden (bildiğim kadarıyla) tek radyo olan "Alem FM"den takip ettim sürekli.

Anladım ki en sonunda "tehlikenin farkına varanların" sayısı düşündüğümden daha çokmuş. Mitinge katılanlar arasında (tabi ki) başta Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri olmak üzere, bazı parti mensupları, çeşitli akademisyenler, üniversite öğrencileri, halk ve bunların yanında az sayıda türbanlı vardı. Elbette binlerce de polis memuru.

Ata'mın biz gençlere verdiği birinci vazifeyi (Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmeyi) uzaktan da olsa yerine getirmek gurur verici. Ata'm bu görevi bizlere verirken, ne kadar ileri görüşlü olduğunu; bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersek ne yapacağımızı öğütleyerek belki de bininci kez kanıtlamıştır. Sözü geçen bu mecburiyeti yerine getirmek için yüzbinlerce kişi, içinde bulunduğu vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeksizin düştü yollara; kimi alyansını sattı, kimi sağlık problemini hiçe sayarak her şeyi göze aldı...

Bugün annemle gelişmeleri takip ederken, annemin "Keşke biz de gitseydik" dediğini duyduğumda gülümsemekten alamadım kendimi. "Bak gördün mü, anamı da aldım geldim" demek güzel olacaktı çünkü. Askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığı gerçeğini, "Bunları mı dinleyeceğim" diyerek elinin tersiyle itiveren birinin Çankaya'ya çıkması düşüncesi bile korkutuyor beni ve oradaki yüzbinlerce kişiyi...

Televizyonda gösterilen kuşbakışı görüntüler, en duyarsız insanların bile boğazında bir düğüme sebep olmuş olmalı. O kocaman alanda, kadını-erkeğiyle, genci-yaşlısıyla o kocaman kalabalık, ellerinde gururla tuttukları kırmızı-beyaz bayraklarla dayanışma halindeydi. Anladım ki, vaktinde anayurdumuzu demir ağlarla ören bu millet, gerektiğinde sınırlarımızı etten duvarla örebiliyor harici bedhahlara karşı. Dahili bedhahlar için ise her türlü yol zaten mübahtır diye düşünüp bugün de bunu kanıtlayabiliyor canım milletim.

Şimdi, "haticeye değil, neticeye bakarım ben" diyenlere sözüm: Hatice aşamasını kısmen de olsa geçtik, şimdi merakla neticeyi bekliyoruz...

<özlem boral="">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Etkilenmediklerini, bu gücün kendilerini korkutmadığını göstermek için harekete geçecekler ki sinyalleri geliyor... ve 2. Miting de hep birlikteyiz ;) Sevgiyle...

Barış 
 17.04.2007 14:33
Cevap :
Evet farkındayım... Zaten tahmin de ediyorduk! Çok kötü bir şey aslında "biz" ve "siz" diye ikiye bölünmek, ama başka çare bırakılmadı ne yazık ki :( 2. Miting'de görüşürüzzz  17.04.2007 15:28
 

Sevgili Özlem, Anlamak istemiyorlar, bal gibi anlıyorlar ama istemiyorlar... Katılanların sayısını bile veremiyorlar Sevgilerimle,Ellerine ağlık Itır

Bettyboopben 
 16.04.2007 10:20
Cevap :
Aynı düşünceyi paylaşanlar 14 Nisan'daki o kalabalığın kat be katı kadar aslında. Nicelik değil niteliktir önemli olan derim ben. Anlamazlıktan gelenere bir daha göztereceğiz, gerekirse bir defa daha, hatta defalarca.. Sevgiler  16.04.2007 11:28
 

Bazı yayın organlarında da özellikle türbanlı olarak söz edilen katılımcıları görmedim..Tandoğan'ı ve Anıtkabir'i kalabalık bir gurup arkadaş ile dolaştım,onlarca fotoğraf ve video çektim;ancak geleneksel örtünenlerin dışında türbanlı görmedim..Basında da öne sürülen "türbanlılarda katıldı" savı ne yazıkki olayın etkisini törpülemek için..Size özellikle yazmamın nedeni balkondan izleyerek bu türbanlı katılımı şıp diye görmeniz..Başı geleneksel biçimde örtülü olanların dışında sözünü ettiğiniz türbanlıları ben göremedim!Yanlış anlamalara olanak vermemek için türban takanları görmek istemediğim sonucu çıkarılmasın..Onlarında bizim kadar bu cumhuriyeti ve değerlerini savunma haklarını kimse tartışamaz.Yazılanlardan öyle bir sonuç çıkıyor ki belkide birbuçuk milyon yurttaşın içindeki bir kısım başı geleneksel biçimde örtülü kadınlarımız türbanlı sınıfına dahil ediliyor,eminim onlarda bu türbanlı sözünü benimsemiyorlar..Bu konuda gözlemlerimi MB'de yazdım..(A-siyazar)

Necati TÜFEKCİ 
 16.04.2007 9:49
Cevap :
Sanırım bu kez anladım. Öncelikle ben balkondan izleyemeyecek kadar uzaktayım (İzmit'teyim). İkincisi, türbanlılarla ilgili düşüncelerimi, bundan 2 blog önce de belirttim isterseniz bir göz atın. Sadece basının yansıttığı kadarıyla "türbanlı" ifadesini kullandım, ilginç geldiği ve beni şaşırttığı için yazmak istedim. Bu konuya dikkat çekmeniz iyi olmuş o halde. Yanlış anlamama bir netlik kazandırdığınız için teşekkürler. Bir dahaki sefere ben de "orada" olacağım ve balkona asmış olduğum bayrağımı elimde taşıyacağım göğsümü gere gere. Saygılarımla  16.04.2007 11:36
 

Önce merhaba .. Balkondan ancak bu kadar izlenim yazılabilirdi.Tandoğan'da milyonlarla bereber aynı havayı soluyabilseydiniz eminim düşünceleriniz değişirdi.. İkinci cumhuriyetçilerde sizin dışınızda tv'den izlediler ve yorumları açıkça "kıvırmanın veya kaçamak yanıt vermenin ötesinde mide bulandırıcıydı".Ve ben bu gün onca gazetenin hepsini aldım,okudum..Yorumlar, verilen sayılar okadar ön yargı doluydu ki ne yazıkki polisin "birmilyon" tespitine bile yaklaşamadılar..Siz balkondan izlemeye devam edin...

Necati TÜFEKCİ 
 15.04.2007 20:51
Cevap :
Ben mi sizi yanlış anladım yoksa aynı tarafta olduğumuzun farkına mı varamadınız? 14 Nisan'da orada fiilen olmasam da yürekten aranızdaydım. Bu kadar sert çıkmanızı anlayamadım ve aynı havayı solusaydım hangi düşüncem değişirdi bunu da anlayamadım. "İdrak" yollarım tıkanmış olmalı herhalde. Teşekkürler yorumunuz için...  15.04.2007 21:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1891
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster