Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '07

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
950
 

Tehlikesiz yaşama sanatı

Tehlikesiz yaşama sanatı
 

Günlük yaşamımızda bizleri nelerin beklediğini bilemeyiz. Başımıza gelebilecekleri ve neler yaşayabileceğimizi pek bilemesekte, frekanslarımızı açık tutmayı öğrenirsek hangi çizgide yol aldığımızı hissedebilecek hale gelmemiz mümkündür. Kendimiz için neyin iyi neyin kötü olcağını biz bilemeyiz. Fakat yaşadığımız hayatta elimizde olmadan karşımıza engel olarak çıkan olaylar, başarısızlıklar hatta kazalar, bizlerin güzergah değiştirmesi için dönüm noktası işaretleri olabilir.

Kendimizin, yakınlarımızın, arkadaşlarımızın ve etrafımızdakilerin başından geçen olaylar mesaj ve uyarı doludur. İçinde şifreler ve yönlendiriciler olan çok denklemli hesaplardır. Kader ve plan varsa biz bunun neresindeyiz? Yaşam planlayanın bir bant yayınımı? Yoksa canlı yayın gibi herşey bizim elimizde mi? Engellenebilir kader nedir? Karşı koyamayacağımız kader nedir? Yoksa çok boyutlu bir yaşamın çözülemeyen ahengi içinde hepsini birarada mı yaşıyoruz? Eğer herşey evvelden yazılıp çizilmişse iyiyi bulmak için çabalarımız niye? Pozitif enerji günlük yaşamımızı yönlendirebilirmi? Hislerimizi ve içimizdeki sesleri dinlemeyi öğrenmeliyiz. Başımıza gelen olaylar karşısında paniğe kapılmamalı, o olayın bizi geciktirerek belkide daha kötü bir olaydan sıyırdığını ya da karşımızda olayı paylaşan kişi ile ilgili bir plan değişikliğinin sonucu meydana geldiğini düşünmeliyiz.

Yaşamın bu çok yönlü şifrelerini çözmek için frekanslarınızı açmayı ve duru bir su gibi olmaya çalışarak pozitif enerjinizi ortaya çıkaracak sebepleri bulmaya çalışın. Başınıza gelen olaylarla ilgili iyi veya kötü kendinize soru sorup cevap almaya çalışın. En iyi cevap içinizde saklıdır. İçinizdeki sorulara cevap alacak sakinliği bulamıyorsanız mutlaka profesyonel yardım alın. Başımıza gelen ve sonrası çok tehlike getirecek olayları başlatmak kolay, sonrasında engellemek çok zordur. Çok basit olaylar ve davranışlar bizi büyük belalara sokacağı gibi basit davranışlarla hayata atacağımız çalımlar büyük belaları savar. Örneğin bir anlık sinirlilikle yaşamı sizinkinden çok farklı seyreden, değişik frekanstaki hayat çizgisiyle planında bela olan bir insana çatıp onun frekansına girip belasının ortağı olabilirsiniz. İşte tam hayatınızın çalım zamanıdır. O anda derin bir nefes alıp, gerekirse bir kerelik korkak duruma düşmek pahasına da olsa sessiz kalarak bu kötü kaderden kaçabilirsiniz? İşte buna bela savmak denir. Ama ısrarla olayın üstüne giderseniz, yada kendinizi bir anda olayın içinde bulursanız bu da kaçınılmaz kaderdir. Ama siz yine de bu kötü enerjiden kaçmak için hayatın kötü enerjisine çalım atmayı deneyin. İyi düşünerek ve pozitif olarak başlayan gün, size güzel şeyler getirip aynı güzel frekanstaki insanları karşınıza çıkaracaktır. Deneyin görün. Yaşamın kalın çizgili planının dışına çıkılamayan hedefinin içinde, huzurlu sakin güzergahlar vardır. Bunların şifrelerini beraber çözeriz, tabii isterseniz. Sevgi ve saygılarımla.

Metin ÖZKAYA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazılarınızla bugun tanıstım... Hiç bir zaman geç değildir ama keşkelerde bitmiyor:) keşke daha önce okusaydım.. insan hayata farklı bir bakış yakaladığı için mi yazıları bir başka anlıyor yoksa yazıları bir başka anladığı için mi hayata farklı bakıyor bilmiyorum ama bugunum için bir artısınız ...Tesekkürler...

sema sirin 
 01.03.2007 14:22
Cevap :
Bu anlamlı yorum karşısında duygulanmamak elde değil. Aslında yazılanlar hep bildiğimiz ve bir yerlerimizde gizlenmiş duygular. Bu hisleri başka birinin yazılarında gördüğümüzde ise aynaya bakıyormuşcasına mutlu oluyoruz. Sevgi ile kalın Sema Hanımefendi. Metin Özkaya  01.03.2007 15:12
 

ah birde o şifreleri çözebilsek..ayzıalrınızla tanıştığıma çok sevindim..takipçiniz olacağım artık..ışıkla..

kont 
 14.02.2007 17:50
 

Metin Bey, birkaç gündür yazılarınızı heyecanla okuyorum. Benim duygu ve düşüncelerimi biri yazmış, nasıl olur diye düşünüyorum her bir blog yazınızı okuduğumda... Düşünce ve inançlarımı paylaşabileceğim, bu konuları konuşabileceğim pek fazla insan yok çevremde. Ya da şöyle demek daha doğru olur sanırım, kendimi doğru ifade edebileceğimden, demek istediklerimi doğru aktarabileceğimden emin değilim sanırım. Sizinle karşılıklı konuşabilmeyi,uzun sohbetler edebilmeyi çok arzu ettiğimi anladığım için şu an size bu mesajı yazıyorum. Dilerim sizin de ayıracak vaktiniz ve arzunuz olur. Sevgiyle kalın...

Serap 
 04.02.2007 16:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3059
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster