Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '17

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
27
 

Tek adamın yetkileri; tahsisat-ı mesture

Tek adamın yetkileri; tahsisat-ı mesture
 

Bazı evrensel hukuk kaideleri vardır ki bunlar hemen bütün ülkelerin kanunlarında aşağı yukarı aynıdır. Örneğin Medeni Kanunun birinci maddesi aşağı yukarı bütün ülkelerin kanunlarında şöyledir: “Kanun lafzıyla ve ruhuyla meridir. Hakim kararlarında önce kanunlarda yazılı hükümlere göre, eğer kanunlarda bu hususta bir hüküm yoksa ilmi ve kazai içtihatlara göre, eğer orada da hüküm yoksa, örf ve adetlere göre, eğer orada da hüküm yoksa, kendisi kanun koyucu olsa idi nasıl bir  hüküm koyardı ise ona göre karar verir”.

Başka birkaç örnek daha vermek gerekirse, mesela hemen bütün ülkelerin ceza kanunlarında bulunan bir hükme göre, “kanunlarda açıkça suç olarak belirtilmemiş bir fiil için hiç kimseye ceza verilemez. Veya başka bir örnek: Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz (ignorance of law is not an excuse). Veya vergi kanunlarda ki genel bir hükme göre, “vergiyi doğuran olayın gayrimeşru olması ondan vergi alınmasına mani değildir”. Yani bir adam kaçakçılık yoluyla bir gelir elde ediyorsa veya randevu evi çalıştırarak bir gelir elde ediyorsa bu fiillerin suç olması elde edilen gelirin vergiye tabi olmasına engel olmaz.

İşte bunun gibi, devlet idaresine ait de genel hükümler vardır. Hemen bütün anayasalarda devlet başkanlarına verilen fakat onun haricinde kimseye verilmeyen özel yetkiler veya özel haklar vardır. Bunlardan biri özel dokunulmazlık hakkıdır. Birçok ülkede devlet başkanlarına karşı yapılabilecek suçlamalar, soruşturma veya kovuşturmalar, verilebilecek cezalar sınırlandırılmıştır. Bu sınırlama zaman açısından da olabilir (sadece devlet başkanlığında bulunduğu süre ile sınırlı), suçun mahiyeti ile de sınırlı olabilir veya her iki açıdan da olabilir. Mesela bizim mevcut anayasamızda devlet başkanı sadece devlete ihanet suçu ile suçlanabilir onun haricinde ne suç işlerse işlesin ceza görmez, (gerçi bu madde önerilen değişiklikle değiştiriliyor ve dokunulmazlık epeyce daraltılıyor). Üstüne üstelik devlete ihanet suçu da kanunlarda açıkça tarif edilmiş bir suç değildir.

Devlet başkanlarına verilen özel yetkilere örnek olarak başka bir örnek olarak özel af yetkisini (pardon right) gösterebiliriz. Hemen bütün ülkelerde devlet başkanlarının özel yetkisi vardır. Yani bir adam en ağır bir suç işlemiş olsun, diyelim ki on kişiyi kasten ve taammüden öldürmüş ve bu konuda ölüm cezası almış olsun ve bu konuda ki hüküm kesinleşmiş olsun, devlet başkanı bu suçluyu res’en affedebilmektedir. Dayanamadım, son bir örnek daha vereceğim: “Örtülü Ödenek”. Hemen bütün devletler, devlet başkanlarına, hiçbir gerekçe göstermeden, tamamen kendi takdirine tabi olarak ve hiçbir kayda geçme veya onay zarureti olmadan sadece kendi kararlarıyla para harcama yetkisi vermektedirler, eski tabirle tahsisat-ı mesture.

Şimdi gelelim işin can alıcı noktasına. İnsanlar, devletler, hukukçular, kanun yapıcılar, milletler, bir milletin hiçbir ferdine vermedikleri yetkileri veya özel hakları neden devlet başkanlarına kendi elleriyle, altın tepsi içinde sunmaktadırlar? Bunu hiç düşündünüz mü? Bir düşünün lütfen. Devlet başkanlarına bu yetkiler boşuna verilmez. Devlet Başkanına böyle ayrıcalıklı, üstün, geniş yetkiler vermezseniz, üstelik yasalarla, bürokratik engellerle, onun elini kolunu bağlarsanız, öyle devlet başkanından “bi – cacık” olmaz, olsa olsa Çankaya Noteri olur. Sürç-i lisan ettiysek affola. Kalın sağlıcakla. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 159
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 703
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster