Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
56
 

Tek bir kurtarıcımız bile yok...

Tek bir kurtarıcımız bile yok...
 

Doğa istediğim tüm sevgiyi şimdi veriyor bana. Tıpkı bir ana gibi, huzuru ve mutluluğu enjekte ediyor ruhuma. Yazın olmasıyla çıktığım bu kasabamda, hayata dair pek çok şeyi düşünürken ve görüyorken buluyorum kendimi. Koca bir zaman oluyor önümde,hayata ve insana dair ne varsa görmek mümkün oluyor böylelikle. Şu sıralar garip bir huy edindim. Gördüğüm her ağacı hatta yapraklarıda dahil sularken buluyorum kendimi. Doğaya ve hayvanlara olan saygım ve sevgim  sonsuzdur.Bu elbette insan içinde geçerlidir, lakin gerçek bir insansa geçerlidir. Yapraklara çeşmeden su fışkırtıyorum çünkü çoğu insanın umursamadığı küçük sineklerden,kelebeklerden tutunda karıncalara kuşlara kadar o ıslak yapraktan su içmeye çalışan varlıkların varlığını görüyorum. Ve bu yüzden sabahları yaptığım ilk iş doğayı yıkamak oluyor. Bu işten elbetteki Melek Mikail sorumlu, görevini yerinede pek ala getiriyor,doğayı susuz bırakmıyor, ama yaprağın solmaya ve güneşte  yanmaya başladığı vakit ise ben giriyorum devreye. Hepsi Allaha zikir ediyor, hepsi Allaha secde ediyor, üstelik bir çoğumuzun  yapmadığı kadar. Doğayı seviyorum, onu ruhumdan bir parça gibi sahipleniyorum. Var olmalarını, gölge olmalarını dahi seviyorum. Heyecanla uçan kuşları, geçtiği yere mutluluk bırakan kelebekleri, hayatın işleyişinde hiç yorulmayan ve durmadan iş üstünde olan çalışkan karıncaları.
Hiç bir zaman kendimi tam anlamıyla yalnız hissetmedim. Bir insanın kuru ve gereksiz sohbetine maruz kalmaktansa, hiç konuşmayan ama varlığıyla kalbime huzur veren bir ağacı, bir kuşu,bir kelebeği hatta bir sincapı bile dost edinebilirim. Beni mutlu eden şeyler bu kadar basittir yaşamda. Görmek güzeldir,hissetmek güzel,sevmek güzeldir, bakmak güzel. Bir çok şeyin farkında olduğuma inanıyorum. Bugün kıpırtısız ve sakin bir hayat yaşıyorsam, bu iki dünyayıda düşündüğüm anlamına gelir. Çoğu zaman kutsal kitabımıza göz atar Allahın sözlerine kulak veririm.  Öncelikle bu dünyada geçici birer misafirler olduğumuzu bilmemiz gerekir. Allah der ki bu dünyada istersen sana bu dünyada veririm, ama öbür tarafta hiç bir nasibin kalmaz. Bugün hiç birşeyim yoksa, Allahtan bu dünya için birşeyler istemediğimdendir. Dualarımda hep ikilemde kalıyorum bu yüzden. Beni cennetine kabul eyle, minicik bir yerde olsa bana yer aç,bana şefkatini göster ,bana merhametini sun. Ruhumu bedenimi,cehennem ateşlerinde o korkunç azaba uğratma. Kaldıki azla yetinebilecek bir insan olduğuma inananım ben. Senin merhametin ise sonsuzdur. Bana bu dünyada sadece herşeyin hayırlısı ver, sonsuza dek beklememde gerekse,beni hayatın gereksiz sorunlarıyla sınama,hayırlıysa her türlü şeyi kat dünyama ama değilse, bekleyebilirim elbette. Bir şey istemiyorum,çünkü istersem öbür tarafta ve ebedi gerçek dünyada hiç bir nasibimin kalmayacağını çok iyi biliyorum. Hayatı burada anlık yaşıyoruz oysaki, öyleyse nasıl bu dünyanın gelip geçici nimetine ve eğlencesine aldanabilirim ki. Elimde olsaydı ve imkanım olsaydı, bizleri günaha sokan ve bizleri aldatan insanlardan kendimi soyutlar,kendimi yalnızca Allaha adardım. Dünyanın tam ortasında yaşarken bu pek mümkün olmuyor, illaki dünyanın bizlere kısa süreliğinede olsa aldatıcı yemini yiyor ve ağına takılıyoruz.  Ahşaptan şirin bir eviniz olsa,sevdiğiniz insanla evlenseniz, önünüzde uğraşabileceğiniz küçük bir bahçeniz olsa,sevdiğiniz bir kaçta hayvanınız, dedikodu yapabileceğiniz insanlar sizlerden çok uzaklarda olsa,  sizi dünya hırsına kaptıracak tüm ögelerden uzak kalsanız, sevdiğinizden bir evladınız olsa, arada neşeyle huzurla, şehir şehir gezseniz aracınızla. Görseniz yine,öğrenseniz, okusanız,düşünseniz, kısaca bilseniz, bağı koparmadan ama aldatan hayatlardan da uzaklaşsanız, kısaca uzaklaşabilseniz, güzel olmazmıydı... Öldüğümüz anda bitiyor herşey,tek bir kurtarıcımız bile yok,Allahtan başka, ne anneniz ne babanız, ne eşiniz, ne çocuklarınız nede güvendiğiniz bir kimse, hiç kimseniz olmayacak, yalnızca siz olacaksınız ve tüm yaptıklarınızdanda siz sorumlu tutulacaksınız. Gözlerinizi karanlığa hapsedin bir müddet, bu emimin sıkıntı verecektir kalbinize, ya gireceğimiz mezardaki yalnızlığımız ve çaresizliğimiz, bunları düşünmek için geç değil, bunları bilmek ve öğrenmek gerekir. Yaşadığımız sürede sürekli önümüze yemler sunuyorlar, isteklerimiz haliyle artıyor, benim neden olmasın diyor ve bir ton uğraş içerisine giriyoruz. Allaha yönelmeyi ve onun sözlerine kulak vermeyi ise en aza indirgiyoruz. Bile bile nasıl atlayabiliyoruz bu yanlışlara, emin olduğum ve beni korkutan tek gerçek öldüğünüz zaman herşeyin bizim için bitiyor olması. Yaşayanlar sizi bir müddet kadar hatırlayacak, yokluğunuz çoğuna hiç bir şey bile ifade etmeyecek, varlığınızdaki aslında samimiyetsiz varlıklarıyla etrafınızı kuşatmış o insanları, en son belkide mezarınız başında dikiliyorken göreceksiniz. Ve bir daha sizi hatırlamayacaklar,sizden yüz çevirecekler,tıpkı yaratıcıya çevirdikleri gibi. Bu dünya hiç birşey değildir, ama bizi bu döngünün sorgusuz sualsiz içine sokmaya çalışıp yüz çevirmemizi isteyen bir takım insanları var. O kadar iyi oyuncular ki ve o kadar iyi daldırabiliyorlarki bizi, yüzümüzü, düşüncelerimizi iyiliklere ve güzelliklere yöneltmek yerine dalgınlıklarla,oyalanmalarla geçiriyoruz yaşamı.  Sonumuz hakkında en ufak fikrimiz bile yok, şuan yaşıyor ve hala nefes alabiliyorsanız ne mutlu size. Çünkü bir çok sorunu deli edici azap gibi görüyoruz bu dünyada, oysaki sorunun gerisi geride. Diğer tarafta, ebediyetteki halimizin ne olacağı hakkında tek bir fikrimiz bile yok ne yazıkki ne kadar acı bir durumdur bu...

Denemeler-Yazan-Edibe Toğaç
-Gerçeklere Yöneliş-

http://sayfamdakalancumleler.blogspot.com.tr/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 103
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 487
Kayıt tarihi
: 14.02.12
 
 

28.05.1988 Adana doğumluyum ve Adana'da yaşamaktayım! Üstad Nazım Hikmet ''iyimserlik'' adlı şiir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster