Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '18

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
166
 

Tek Çıkış Yolu Var: İlaç!

Tek Çıkış Yolu Var: İlaç!
 

Uzmanlar, “çıkmaz sokaktayız” diyor. “Dibe vurduk, hatta uçurumdan yuvarlanıyoruz” diyorlar. Hangi tedbiri alsan, başka bir mahzuru var diyorlar. Misal, “faizleri yükseltsen yatırım dengeleri iyice bozulur, yatırım yapılamaz hale gelir, üstelik enflasyonu iyice körükler”… Misal, “Merkez Bankası piyasaya döviz sürse, ne kadar, nereye kadar”… “Üstelik bunların döviz fiyatlarını yeterince düşürüp düşüremeyeceği de şüpheli” diyorlar!

Önümüzde çözümsüz gözüken bir denklem var!

Bazen çözüm çok basit olabilir.

Hoca, sınıfa bir bilmece sormuş: Bir tren kompartımanında iki kişi seyahat ediyor, yaşlı olan gencin babasıymış ama genç yaşlının oğlu değilmiş. Sınıf bir türlü gencin kim olduğunu çözememiş. Hoca, “kızıydı” demiş.

Benim önereceğim “ilaç” da çok basit bir “tavsiye” olacak… Lâkin tesiri kesin… Bin yılların tecrübesiyle kesin! Hem de dinî bir hüküm! Haddizatında, “elhamdülillah Müslümanım” diyen bir topluluğun kolayca uygulayabileceği ama bir türlü uygulamadığı bir tavsiye:

Sofradan doymadan kalkın!

Hz. Peygamber’in hadisi… Bu hadis sahih mi? Evet, sahih olduğuna dair çok kuvvetli deliller var. Üstelik İslam akidesine, Kur’an’ın emir ve yasaklarına bütünüyle uyumlu.

Şirazlı Sadi (1213-1291) anlatıyor:

“İran şahlarından biri bir uzman hekimi Müslümanlara hizmet etmek üzere Peygamber efendimizin yanına gönderdi.

Hekim birkaç yıl Arap ülkesinde kaldı. Kimse ona başvurmadı, kimse ilaç istemedi. Bunun üzerine doktor, Peygamber efendimizin huzuruna geldi, dedi ki:

- Beni Müslümanların tedavisi için göndermişlerdi. Oysaki hizmet edebileceğim kimse çıkmadı. Burada işsiz güçsüz kaldım, görevimi yerine getiremedim.

Peygamberimiz buyurdu ki:

Benim çevremde bulunanların gelenekleri budur; iştahları gelmeyince yemezler, henüz iştahları varken de ellerini yemekten çekerler.

Hekim:

Doğru söyledin ya Resulullah, işte sağlığın temeli budur!

x   x   x

Hz. Peygamber’in, “doymadan kalkın” hadisinde nasıl bir hikmet var diye biraz kafa yordum. Saymakla bitmeyecek fayda ve faziletler var:

1. Bugün, Türkiye’de 65 milyon insan doyarken, 15 milyon insan “açlık sınırının altında” yaşıyor. Doyanlar, yeterli gıda alamayanların hakkına tecavüz ediyor, bence.  

2. Dünyada ise “açlık sınırının altında” yaşayan milyarlarca insan var. Doyanlar onların da hakkından yiyor.

3. Sofradan doyarak kalkmak son derece sağlıksız. Başta kalp-damar rahatsızlıkları olmak üzere, akla gelebilecek bütün hastalıkları davet ediyor. Türk insanı, milyonlarca tahlil, tetkik, MR, röntgen, anjiyo, ameliyat… Vs. yaptırmak, çuvallar dolusu ilaç kullanmak zorunda kalıyor. Dünkü yazıma yaptığı yorumda, sevgili Üstat Şair Nevzat Dağlı, “dövizdeki yükseliş dolayısıyla ilaçtaki fiyat artışına” dikkat çekiyordu. Tabii ki bütün şu saydıklarım dövize bağlı. Sağlık harcamalarımız petrol ve doğalgazın üzerinde. Doymadan kalkmak sağlık giderlerimizi çooook düşürebilir, hatta sıfırlayabilir.

4. Doymadan kalkmak konusunda toplumun önderleri öncü olmak, önder olmak, örnek olmak zorunda… Müslümanım diyen herkes bunu yapmakla yükümlü… Şaka değil, iş son derece ciddi. Çünkü Peygamber Hadisi! İşlerin başındakiler “daha az yemeliler”! Ayrıca, bu Hadis’in mecazi anlamını da uygulamalılar. “Doymadan kalkmak”, sadece tıka-basa yemeyin anlamına gelmez. Daha iştahın varken kalkmak demektir. Her türlü lüksten vazgeçmek demektir. Arabadan, konuttan, yattan, kattan, hatta makamdan/koltuktan daha doymadan kalkmak demektir.

5. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur”. Sağlam kararları ancak sağlam kafalar alabilir. Tıka-basa doymuş vücutlar sağlam kafalar taşıyamaz, çünkü kendilerini taşıyamazlar. Bu kafaların alacağı kararlar daima sakat, daima çürük olacaktır. 

Ben yazıyı daha fazla uzatmayayım, siz, “doymadan kalkın” hükmünü akla gelen her yere genişletin/yayın, her şeye uygulayın. İşte o zaman, ne Amerika’ya ne de onun dolarına bir muhtaçlığımız kalır!

Çözüm budur. Çok basittir! Yeter ki “nefse ağır gelmesin”!

x   x   x

GÜZEL VATANIM!

Fakat o sıralar başka bir hakikati daha fark etmiştim. Vatan düştükçe, bazı insanlar yükseliyor, millet bahtına küserken, bazıları şans atına binmiş koşturuyordu.

Elveda Güzel Vatanım, Ahmet Ümit, Everest yayınları, Aralık 2015, S.412

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sorun şu ki sizin bu güzel önerinizi toklar okumuyor açlar okuyor:) Selamlar

Matilla 
 13.08.2018 12:22
 

Kararında kalmak çok önemli elbette arkadaşım... Bu da özdenetim kazanmayla olur... günümüz Türkiye'si henüz duygusal zeka gelişimini gerçekleştiremediği için kararında kalmayı beceremiyor... Bekleyeceğiz o zaman işte... Bakalım ne zamana kadar sürecek bu bekleyiş... Özsaygı oluşacak özdenetim gelecek empati yapılacak sorun çözücülük gelişecek ve işbirliğine yatkınlık oluşacak ondan sonra bizler her şeyi kararında bırakacağız... Sağ olunuz var olunuz:)

Halil Güven (Sökeli) 
 13.08.2018 0:06
 

Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır; Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır! Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir? Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir! Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray, Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay; Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay... Tevfik Fikret'in bu şiiri, tarih tekerrürden ibarettir sözünü hatırlattı. Sığmadığı için tamamını alamadım. Bunu yıllar yılı baştakilere söylemek lazımdı. Efendiler babalarının evlerinde de görmüşler, vazgeçemiyor

SAHAFÇA 
 12.08.2018 19:16
 

Çok yiyerek bu hale geldiysek çözüm sofradan kalkmak olabilir.

Kerim Korkut 
 12.08.2018 14:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1414
Toplam yorum
: 4893
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1187
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster