Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
179
 

Tek kişilik milli irade

Tek kişilik milli irade
 

Görsel: ahmetsaltik.net


Almanya'nın araştırma şirketlerinden biri olan German Marshall Fund(GMF), ABD ve Avrupa ülkeleri halklarına, "Hükümetiniz Suriye'ye askeri müdahaleye katılsın mı, dışında mı kalsın?" sorusunu yöneltti. 
 
Kamuoyu araştırmasının ön sonuçlarına göre, ABD ve aralarında Türkiye'nin de olduğu Avrupa ülkelerinden hiçbirinin halkı, kendi hükümetlerinin Suriye'ye müdahalede bulunmasına ya da katılmasına onay vermedi.
 
Türkiye'de yapılan yoklamada, halkın yüzde 72'si "Hükümetimin Suriye'ye askeri müdahaleye katılmasına karşıyım" yönünde görüş bildirdi. Türkiye’nin Suriye'ye askeri müdahaleye dahil olması yönünde görüş bildirenlerin oranı ise yüzde 21'de kaldı. Yüzde 7 ise herhangi bir görüş bildirmedi.
 
GMF'nin geçen yıl yaptırdığı Trans-Atlantik trendler 2012 anketinde de aynı soru sorulmuş, o zaman "Türkiye, Suriye'ye yönelik askeri müdahaleye dahil olmasın" diyenlerin oranı yüzde 57'de kalmıştı. Geçen yılki GMF anketinde, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik müdahaleye katılmasına onay verenlerin oranı ise yüzde 32 idi.
 
Araştırma sonuçlarına göre, hükümetinin Suriye'ye askeri müdahaleye dahil olmasına en çok karşı çıkan ülke Slovakya (yüzde 85). Bu ülkeyi Romanya (yüzde 82) ve Portekiz (yüzde 80) izliyor.
 
ABD'de ise Suriye'ye askeri müdahaleye karşı olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 62. Müdahaleye en az karşı çıkan ülke vatandaşları İsveçliler. Ancak en son sırada olmasına rağmen İsveç'teki yoklamada bile, Suriye'ye müdahaleye karşı olanların oranı yüzde 61.
 
Kaynak: Vatan Gazetesi/ 06.09.2013
 
Peki, tüm bu gerçekler ortadayken “Milli İrade” diyenlerin samimiyetinden söz etmek mümkün müdür? 
 
Bu savaşanın kazananı olmayacak. Bu savaşın tek kazananı  silah tüccarları olurken, halka acı-gözyaşı ve kan kalacak. 
 
Bilinmesi gereken şudur ki; bu savaşın çerçevesi yıllarca önceden çizilmiş, ilk defa Amerika Birleşik Devletleri’nin 43. Başkanı George W. Bush tarafından dillendirilmiş; ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 7 Ağustos 2003 tarihinde Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında deşifre edilmişti. Rice yazısında, bölgede bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu anlatıyordu! 
 
ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi ile ilgili beş temel hedefi vardı:
1- Orta Doğu’nun kontrolünü ele geçirmek.
2- İsrail’in güvenliğini garanti altına almak.
3- Zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarının denetimini sağlamak.
4- Avrupa Birliği, Çin ve Japonya’yı bölgedeki ekonomik zenginliklerden uzak tutarak, rekabette öne geçmek.
5- Var olduğunu iddia ettiği “İslâmi terör”ü bitirmek...
 
Kısaca biz, bizim olmayan bu savaşı istemiyoruz. Savaş isteyenler, başta başbakan olmak üzere, savaş isteyen %21’i de yanına alıp, el koyacağı 4x4’lerden çok daha fazla insan alacak olan oğullarının gemiciklerine binerek, gidip o çok istedikleri kirli savaşta kendileri savaşsın. 
 
Kolay değil. İktidara geldiklerinden beri kötüledikleri, kötülenmesine seyirci kaldıkları, ders kitaplardan dahi çıkardıkları Mustafa Kemal, kendisine bahşedilmiş o payeyi, rahat koltuğunda değil, şirketçiklerinde-gemiciklerinde hiç değil, bizzat halkının en önünde, meydan muharebelerinde yer alarak, bugün emellerine taşeronluk ettikleri emperyalist ülkelere karşı savaşarak elde etmiştir. 
 
Dolayısıyla benim ya da hiçbirimizin çocuğunun hayatı Recep Tayyip Erdoğan ya da onun askerlik bile yapmayan oğlunun, başdanışmanı olarak her yere taşıdığı kızının hayatından daha az değerli değildir.
 
Onlar, makamlarında, gemilerinde, şirketlerinde keyif çatarken, bizim çocuklarımız ne için olduğunu bile bilmediği bu kirli savaşta çatır çatır ölecek, öyle mi? 
 
Biz kıt kanaat büyüttüğümüz çocuklarımızı, emperyalist çakalların paylaşım savaşında heder edilsin, telef edilsin diye büyütmedik. Savaşı çok isteyenler önden buyursun. Biz bu savaşı istemiyoruz. 
Tülay EKER, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşte gerçek bir Türkiye aydınının ülkesi için duyarlılığı...

Kerim Korkut 
 13.10.2013 10:32
Cevap :
Duyarlı olmak prim yapmasa da bugünlerde başka türlüsü elimizden gelmiyor. Selamlar  15.10.2013 23:47
 

Kesinlikle savaş istemiyoruz! Zaten bizimkilerin Şii-Alevi olan Esad'ı devirme planları şimdilik suya düşmüş görünüyor. Şimdi Alevi-Sünni kışkırmasına dört elle sarıldılar. Savaş çıksa, kaos olsa o zaman karambolda malı götürmek daha kolay olacak çünkü. Esenlikler.

Erol İrdelmen 
 15.09.2013 16:58
Cevap :
Kaosu çok severler karanlıkta işlerini görenler, gemilerini yürütenler, haklısınız. Yoksa bile kendi elleri ile imal ve ithal ederler. Türk milletinin başında bir kara beladır dolaşıyor yıllardır. Umarım bütün belaları da belalıları da def eder bir gün bu millet. Saygılarımla  13.10.2013 1:08
 

Bu savaşı kesinlikle istemiyoruz. Garibanın çocuğu kimin umurunda. Başbakan o nedenle çok çocuk yapılmasını istiyor olmalı. Savaşlarda ölecek adama ihtiyaç var çünkü. Kendi evlatlarını göndermeyeceklerine göre yönetenlerin, ölmesi gereken garibandır. Hep böyle olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Ta ki insanlar uyanıncaya kadar. O da zor görünüyor zira ölüm uykusunda millet...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 11.09.2013 14:50
Cevap :
Halk hep ölüme uyuyor zaten. Yaşama uyanması, yaşama evrilmesi lazım. Savaşlar halkları yoksullaştırırken, zenginleri daha zengin eden en önemli sistemlerden biridir. Bunu anlamamız lazım. Bizim, yaşam savaşı gibi çok çok önemli bir savaşımız var zaten halk olarak, ikinci bir savaşı kaldıracak gücümüz yok. Sevgi ve saygılarımla.   12.09.2013 2:23
 

Evet.Çok haklısın. Beyler, askerden kaçmışlar şimdi savaşa şak şak çalıyor. Mehmetçiğe de kalka borusu çalıyorlar. Hadi ordan...Hadi ordan!

Erdal Ceyhan 
 09.09.2013 22:36
Cevap :
Beyler, batırdıkları ekonomiyi, artık her alandan fışkıran başarısızlıklarını gizlemek, örtbas etmek için bu savaşa çok hevesliler. Mısır'ı bile unuttular. İstedikleri tek şey yalanla dolanla, hileyle doldurdukları küplerini, diğer bir deyişle saltanatlarını sürdürmek. Bunun için gerekirse kendilerinden saymadıkları %50'yi bile feda etmeye, kırmaya-geçirmeye, gaza boğmaya, öldürmeye razılar ve kararlılar. Yeter ki saltanatları sürsün. İnşallah sonları çabucak unuttukları ve şimdilerde yolsuzlukları ile yargılanan, haksız edinimlerine el konulan Mursi'ye benzemez. İnşallah iş işten geçmeden bu nefret politikasından dönerler ve Türk milletinden yaptıkları hatalardan dolayı özür dilerler. Kasalarına aktardıkları tüm haksız kazançları da gerçek sahibine, tüyü bitmemiş yetime, Türk milletine iade ederler. Saygılarımla  11.09.2013 4:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1491
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster