Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
118
 

Tek kişilik oda ister insan

Tek kişilik oda ister insan
 

Tek kişilik oda ister insan


Hayatımıza eklediğimiz o yâri ilik ilik işleriz ömrümüze. Hiç bitmeyecekmiş gibi nefes alırsın umutlarınla. Ver ardından kurarsın bir köşk;  Hayallerin, umutların, düşlerin, sevginin pekişmesiyle birlikteliğe uzanan bir oda istedim. Kimselerin olmadığı damarlarından nabzına uzanan her bakışında ritmini değiştiren, acılarına merhem olsun. İçinde sevginin barındığım ve karşılığında aldığın canla nefes almak ister insan. Her yanını aşkının yüceliğiyle çevrilsin, nakış nakış örülmesini ister.

Acılar mutluluğun piştiği bir ocak olmalıydı o odada, mis gibi taptaze düşlerle yemeğin kokularıyla ruhuna uzansın ister insan. Uçsuz bucaksız olsun diye yenilenir insan, her adımında odamın aydınlatsın isterdin. İncilerim boncuk boncuk bakışlarından gözlerine süzülsün o naçizane duyguya yaşamaktı. Uzattığın elin kanatların, yaslandığın omuzun, uzandığın yatağın r kalbin olsun isterdi insan. Odanda güzel parfümleri, renk renk açan çiçeklerle, saflığın berraklığında oturacağı bir umudun olsun isterdin. Pahalı olsun istedim canımı verecek kadar, ömrünün ömrü olsun isterdi, seninle yaşlanmak için. Çok odalı olmasına gerek yoktu, çok lüks öyle pahalı eşyalara da gerek yoktu, yalın sade olsun isterdi insan.

Yatağı bedeni, yorganı ruhu, battaniyesi nefesi, olsun isterdi insan. Tek kişilik olsun ister insan; damarlarla yol alıp, duvarları aşktan, gözleri penceresi olsun, yüreği kapısı olsun, anahtarı seni seviyorum olsun ister insan.  Hüznün kederin aşkın ve sevginin birlikte olduğu iyisiyle kötüsüyle yaşayabileceğin bir oda ister insan. Göz göze virajlı yollardan daha ciddi daha samimiyet yüklü olsun ister insan. 

Kalbinin ritmine baharın güzelliğinde yaşamaktı. Odamızın bahçeleri gönülde açan gül tohumlarını ekebilmekti ömrümüze. Duygularımızın yeşerdiği gönül toprağında boy vermekti. Elinizde imkânların doğruluğunda metanetin eşliğinde ne dilerdi ki insan. Yokluğun ve varlığın içinde güne yol aldığında süslü renklere aldanmadan saf temiz berrak düşlere uzanmaktı. Samimiyetin piştiği bir sofraya oturmaktı yeni hayat. Öyle göz kamaştırıcı şeyler değil, öz kamaştırıcı gerçeklerle donatmaktı. Aşkın hikmeti sonsuzluğa yol almaktır.

Ve bilir ki insan; her insan kendi umutlarını kendisi taşır faturasını kendi öder. Acılarını, üzüntülerini kendisi giderir. Kazanır ama bir gün âşık olur. Bir omuz buldu sanır dinlenmek ister. Başını yastar sonra bakar ki adam adam değilmiş. Gelen sadece dekormuş. Çünkü erkek hükmetmek için güçsüz kadın arıyormuş. Ve zayıf bir kadın ararmış başlı başında yalanmış.

Ve insan kendi acılarının pansumanını kendisi yapmak zorundadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1259
Kayıt tarihi
: 12.06.09
 
 

İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç göstermeyen tatlı bir  gülümseyiştir. Hz. S..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster