Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
307
 

Tek taş yüzük almıyorum!..

Nedense anne denilince kendi için yaşamayan, saçını çocukları için süpürge eden, normal koşullarda herhangi bir saygıyı hak etmeyen eşe katlanılan durumlar çağrışıyor insanın belleğinde. Nedir annelik? Özveri. Kendi beklentilerini öteleyip salt komşu, el alem ne der kaygısı ile sıradan yaşamı sürdürmek. Katlanmak. Uzat uzatabildiğin kadar.

Tüketimin hızla körüklendiği günümüzde anneler günü çok özel bir gün gibi sunuluyor. Neden?

İlköğretim üçüncü sınıftaki oğlum bana "Baba sen neden anneme tek taş yüzük almıyorsun" diye birazda sitem ile söylenirken bir sürü düşünce geçiyor aklımdan. Anladım anneler günü. Senin annen ama benim ömrümü paylaştığım, acı tatlı yaşamımı paylaştığım güzeller güzeli annen tek taş yüzük almazsam beni sevmeyecek mi?

Ya da salt tüketim için pompalanan bir gün dünyaları bağışlasak anneleri mutlu mu edecek?

Dünya denilince onca savaş varken, insanlar şu ya da bu gerekçe ile öldürülürken, açlığın ve yoksulluğun kol kanat gezdiği bir ülkede, bir paket makarnaya oy'unu satan insanlar varken gel de kutla anneler gününü.

Bireysel hak ve özgürlüklerin içselleştirilmediği bir dünyada böyle günleri kutlamanın pek anlamlı geldiğini düşünemiyorum.

Önermelere, dayatmalara temelden alerji duyan bir a-siyazar olarak güdülene tepki duymammam olanaksız.

Anneler günü "Tek taş yüzük alacaksın" .

Taksitle...

Bilmem ne kart'a şu kadar vade...

Her şeyin tüketime endekslendiği dünyada bana temelden ters gelen bu yaklaşımlara sadace uzaktan bakıyorum...

Reklam. Medya pazarlaması o kadar etkin ki küçücük çocuğum bile "Baba sen anneme tek taş yüzük almıyorsun" a indirgeyebiliyor...

Anneler yılın bir günü anımsanacak diye bir kural var sanki...

Kendi için yaşamayan, çocuğu için her türlü özveriyi gösteren anneler için, en önemli kutlama.

Çocuk anneyi mahcup etmeyecek ve hayatın bir kıyısından tutunacaktır.

Ve anne hiçbirşey beklemez.

O, mutludur.

Oğlu, kızı bir yerlerden tutunduğu için yaşama, mutludur..

Görünüş böyledir ama, bu ülkede bir çok anne salt çocuklarının başarıları ile mutlu olurken; düzenin gerekliliği ve sonucu olarak bir sürü mutsuz ve başarısız çocuk, anne tasarlamak da mümkündür.

Örneğin ülkede söz sahibi olan evlatlar yetiştiren anneler bi bakıma mutludur.

Sayın Tayyip'in, Sayın Baykal'ın, Gül'ün, Arınç'ın...

Benim annem mutlu değil...

Ben mutlu değilim.

Anneler günü kutlu olsun ama ...

Taşlar yerinden oynarken...

Milyonlar meydanlarda kullanılırken... *

At izi it izine karışmışken...

Kutlu olsun anneler günü...

Apartman boşluklarında merdiven silen anneler, fabrikada akşamın gelmesini ve çocuklarına hangi yemeği pişireceğini düşünen anneler, oğlunun veya kızının getirdiği milyonluk yüzüğü parmağında çevirip seyreden anneler...

Uzatmayalım...

Geçelim...

Kendi için değil, çocukları için yaşayan anneler...

Kutlu olsun ...

Ama bilin ki biz sizi bir gün değil , her gün seviyoruz...

Tarlada, bahçede dilim dilim parçalanmış parmaklarınızı, tertemiz alnınızı, kurtuluş savaşında çepheye mermi taşıyan omuzlarınızı...

Sizi seviyoruz..

*Endişelerimi belirtmek istedim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 809
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster