Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '06

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
2596
 

Tek taşla iki kuş vurmanın "altın kuralı"

Tek taşla iki kuş vurmanın "altın kuralı"
 

Aksesuarlar özellikle son yıllarda kadınların vazgeçemedikleri arasında yer alıyor. Daha çok imitasyon ürünler tercih edilse de altın hâlâ saltanatını koruyor. Bir dönem yerini beyaz altına bırakan sarı altın revaçta. Yatırım aracı olarak da görülen altın, aksesuar olarak kadınların yeniden gözdesi.
Tarih sahnesinde Türkler demiri bulup yola çıkıyor, altın ve gümüşün değerini anlayınca devlet kuruyor. Asırlarca devletin gücü olan altın, zamanla ödeme aracı olmanın yanı sıra servet ve sosyal statü göstergesi olarak günümüze değin ulaşıyor. Ne kadar takıyı mücevheri sevmese de hemen her kadının gönlünde bu değerli taşlardan yapılmış bir ‘tektaş’a sahip olmak yatar. Bugüne kadar öğrenilen kaynaklara göre tarihte ilk elmas mücevher örneği, Macar kralının tacında görülmüştür. O günden sonra altının yanında kesilmemiş bir parça elmas da gücün ve kudretin simgesi olarak tarih sahnesindeki yerini alarak, zenginliğin ve sosyal statünün bir sembolü olmuştur.

Eski zamanlarda erkekler de altın aksesuarları tercih ederken günümüzde neredeyse erkeğin takısı saat, yüzük, kol düğmesi, bileklik ile sınırlı. Aslında tarihteki erkek takılarını incelediğimizde içinde bir estetiği görüyoruz, şimdiki tasarımlar ise hem çok az yerde var hem de sanki üstünkörü. Erkekler tercih etmemekte haksız sayılmazlar. Kuyumcuları ve kuyumculara toptan satış yapan mağazaları gezerken yapmış olduğumuz sohbetler sonucu bol bol kuyumcularla görüşme fırsatım oldu. Satılan ürünleri bölgelerine göre incelediğimizde ise ortaya çıkan sonuç ülkeler arası kuzey, güney ve doğu ayar ayrımlarının bir ülke içinde yaşayan farklı bölgelerde de görüldüğünü doğrulamış oldu. Örneğin; kabul edilen minimum ayar Arap ülkelerinde 19, ABD’de 10, İngiltere ve Kanada’da 9, Meksika’da 8 iken bizde minimum 14.

İstanbul, İzmir Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan kadınlarımız genelde ağırlıklı olarak günlük, rahatça kullanabileceği hafif gelen sade takıları tercih ederken, merkezlerden uzaklaştıkça yüksek ayarlı, az işçilikli takıların hâlâ saltanatını sürdüğü görülüyor. Altın da, pırlanta da kadınlar için üretiliyor. Cevher yani değerle bezenmiş olduğu için ona “mücevher” deniyor; ama o artık kendi güzel görünümü yanı sıra onu takana yansıtacağı değer için satın alınıyor. Devir ne kadar değişirse değişsin altın kadınların vazgeçilmez tasarruf aracı olmaya devam edecek. Aslında yatırım yapmak için bilezik yerine daha çok tam, yarım, çeyrek paralar alınmalı ve bunlar da mümkün olduğunca kulpsuz olarak alınmalıdır. Çünkü kulplu liralar alırken daha pahalıdır; fakat satarken daha ucuzdur.

Alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Genelde hemen hemen herkesin sürekli tercih ettiği, güvendiği bir kuyumcusu vardır. Onun dışında kimseye kolay kolay güvenemez; ama bu güvenilir kuyumcunuzun iki tane olmasına dikkat etmenizde fayda var. Altın liraların fiyatı sabittir; ama hem takı hem de birikim diye düşünüyorsanız en azından alırken verdiğiniz paraya yakın bir rakama satabilmek için en az bir yıl sonra satmanızda fayda var. Bunun dışında her sektörde olduğu gibi bu sektörde de kötü satıcılar, üreticiler var. Üretimdeki bozuklukları ispatlamak belki daha kolay, en azından alışveriş yaparken birkaç ayrıntıya önem vermek de bizleri koruyacaktır.

Terazi hileleri: Ağırlığın doğru ölçülebilmesi için günümüzde kullanılan hassas terazilerin hava ile temas etmemesi gereklidir. Bazı kuyumcular klima açıkken tartarlar. Böylece aldığınız ürün daha ağır gelir. Ayrıca hassas terazinin hava ile temasını kesmek için cam bir bölmede kapalı muhafaza edilmesi gerekir. Bazı kuyumcularda ise bu terazilerin etrafı açıktır. Bu durum da yine tartma işinin sağlıklı olmasını engeller.

Taş hileleri: Pırlanta dışında kullanılan taşların da kendi aralarında kalite ve fiyat farklılıkları vardır. Atom, hiçbir özelliği olmayan ve diğer taşlara göre daha ucuz bir taştır. Zirkon ve signity buna göre daha pahalıdır. Favori gibi bazı şirketler bu taşlara da garanti veriyorlar. TSE belgesini taşıyan şirketleri tercih etmekte yine yarar var.

İşçilik hileleri: Kullanılmış bir ürünü temizleyerek yeniden sıfır ürün olarak satmak da işçilik hilelerinin başında geliyor. Bunu da kolay kolay anlamanız mümkün değil; ama iyice inceleyerek almanızda ve parlaklığını diğerleriyle kıyaslamanızda fayda var. Çünkü ne kadar temizlense de takının üzerinde kullanımla zamanla oluşan toz zerrecikleri tekrar ayrıştırılmadan gitmediğinden ilk yapıldığı kadar parlak olmasını engelliyor.

Kaplama hileleri: Örneğin yeşil altın olarak üretilen bir ürünü beyaz altına çevirmek için kaplama (rodaj) yapılır. Görüntüde yine bir şey anlayamazsınız; ama kullandıkça bu kaplama gideceğinden takınız birkaç ay gibi kısa bir süre sonra tekrar eski rengine dönebilir. Bu sadece yeşil atın için değil, diğer renkler için de geçerlidir; ama bilmeniz gereken piyasada beyaz altın en fazla 18 ayar olarak üretiliyor. Ayrıca son yıllarda altın sarısına çevrilen gümüş takıları da fiyatları nedeniyle altın zannedebilirsiniz. O zaman da ayarına bakmanızda fayda var. Gümüş takıda standart olarak 925 ayar ölçüsü kullanılır.

Altın fiyatı ne zaman artar?
Ekonomik ve siyasi istikrarsızlık dönemlerinde.
Faiz oranları düştüğü zaman.
Devlet tahvili, Hazine bonosu itfası olduğu dönemlerde.
Merkez Bankası’nın piyasadan döviz aldığı dönemlerde.
Döviz kurları arttığı zamanlarda.
Enflasyonun arttığı zaman.

Ne zaman altın almalıyım?
Faiz oranları yükseldiği zaman.
Merkez Bankası piyasaya para sürdüğünde.
Hazine ihalelerinden beklenen yüksek satış olduğu zaman.
Sabit getirili menkul kıymetlerin fiyatı düştüğü zaman.

Altın ayarını nasıl öğrenebilirsiniz?
Modern Ayar Evi (0212 513 55 64), Uzman Ayar Evi (0212 522 00 25), Tam Ayar Evi (0212 526 35 36), Has Ayar Evi (0212 526 35 36), Garanti Ayar Evi (0212 527 99 07)

SAHTESİNİ GERÇEĞİNDEN NASIL AYIRT EDERİM?
Moralinizi bozmak istemem; ama eğer uzmanı değilseniz ayırt edemezsiniz. Piyasada çok iyi kalite Moissanite taşlar ve pırlanta işçiliğiyle montür yapıldığından yanılma payınız çok yüksek. Adını mucidi Henry Moissan’dan alan mezoniti pırlantadan ayırmak oldukça güç. Aslında zımpara taşının kristalleşmiş hali; ama elmasa sertlik ve ısıyı iletkenliği nedeniyle özellikleriyle çok yakın oluşu, çıplak gözle neredeyse tıpatıp aynı gözükmesi yüzünden bazı laboratuvar cihazlarını bile zaman zaman yanıltabiliyor.

ELMAS YA DA İŞLENMİŞ HALİYLE NAM-I DİĞER PIRLANTA
Elmasın fiyatı en çok artıran, taşın lekesiz oluşudur. Aynı büyüklükteki iki taş arasında lekesine (pike) ve damarlı oluşuna göre ciddi fiyat farklılıkları vardır. Taş satan mağazalarda taşların yanında açıklamalar vardır. Bu harfler ise şunları ifade eder:

Fawless; tamamen lekesiz ve en pahalı olan taştır. Kalite düştükçe fiyat da düşer. Bu yüzden kalitelisini tercih edin.

VVS; çok çok küçük noktalar (VVS1 ve VVS2 olarak ayrılır.)
VS; çok küçük noktalar (VS1 ve VS2 olarak ayrılır.)
SI; kolayca görülebilen lekeler.

Renk: Kuyumcu ışıklarının fazlalığından ve bu işin uzmanı olmadığımızdan bizler çıplak gözle göremesek de pırlantaların aralarında belli belirsiz renk farklılıkları vardır. Pırlanta ne kadar beyaza yakınsa o kadar değerlidir.

Piyasada pırlantanın fiyatı nedir?
Birinci kalitede 1 karatlık bir pırlanta yüzüğün fiyatı kesimine, berraklığına ve rengine göre 1.500 ile 6.000 dolar arasında değişiyor. Bunun yanı sıra 500 dolara da pırlanta yüzük bulmak mümkün.

Alırken nelere dikkat etmek gerekiyor?
En az iki güvendiğiniz kuyumcunuz olsun. Genelde hanımların en güvendiği bir tane kuyumcusu vardır. En az iki tane olmalı ve farklı görüşleri öğrenmenizde fayda var.

Taş alırken kuyumcu garantisinin yanı sıra sertifikasını da isteyin. Bazı kuyumcular taşın gerçek özelliklerini gösteren sertifikalarını müşterilerine vermemek ya da müşterilerin istemelerini engellemek için ‘sertifikalı taş pahalı olur’ diye söylerler. Buna kanmayın, kuyumcular taşı alırken sertifikası ile alırlar. Kuyumcu garantisi kişisel garantidir ve yan dükkânda geçmez; ama taşın gerçek sertifikası taşın nüfus cüzdanıdır.

Eğer sertifika verilemiyor ise mutlaka taşınızı kontrol ettirin. Ben de öğrenmeden önce pahalı zannediyordum. Oysa 1 karatlık bir taşın sertifikası için cebinizden çıkan ortalama 2.000-3.000 dolar öderken, alt tarafı laboratuvara test için 60+ KDV ödüyorsunuz. En azından içiniz rahat oluyor ve bu sertifika yurtdışında da geçiyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1870
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İstanbul’da doğdu. Anadolu Üniversitesi’nde İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Ticaret Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster