Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '10

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
452
 

Tekel işçileri direniyor!

Tekel işçileri direniyor!
 

Türk-İş Ankara, Sıhhıye Mitingi...


Tekel işçilerinin haklı mücadelelerinin kamuoyu vicdanında yer bulması ve tekel işçilerinin direnişlerinin yarattığı koşulların önünde duramayan Türk-İş yönetiminin “kerhen” aldığı "Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve Haklar" mitingi bu gün Ankara’da Sıhhıye meydanında geniş bir katılım ile gerçekleşti.

Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği Tekel işçilerinin direnişi uygulanan neoliberal politikaların emekçiler açısından kabul edilemez olduğunu bir kez daha gösterdi. Bilindiği üzere Tekel’in daha önceleri alkol bölümü özelleştirilmişti. Tekel işçileri tütün bölümünde aylardır istihdam ediliyorlardı. Gelinen noktada iktidar yaprak tütün ve tuz bölümünü de özelleştirerek işçilere 4/C statüsünde çalışmayı öneriyor.

Ak parti iktidarı işçilerin bu güne kadar hak ettikleri kıdem tazminatlarını ödeyerek, iş güvencesiz olarak aldıkları maaşın ortalama üçte birine çalışmalarını istiyor. Tekel işçileri öne sürülen koşulları kabul etmeyerek bir aydan bu yana süren direnişlerini yılgınlığa düşmeden gerçekleştirmeye devamediyorlar.

Tekel işçilerinin bağlı olduğu Türk-İş aslında süreci bir şekilde sonlandırmaya
razı. Bu gün yapılan mitingde başkan Mustafa Kumlu tekel işçilerinin talepleri doğrultusunda genel grev’den söz etmeyince emekçiler kürsüye yürüdüler. Mustafa Kumlu’nun istifasını isteyen işçiler daha sonra Türk-İş genel merkezine yürüyerek binayı işgal ettiler. Bu yazının yazıldığı saatlerde işçilerin işgalleri devam ediyordu.

Mitingde söz alan genel merkez yöneticilerinin yakında Hak-İş ve Kamu-Sen hariç genel greve gidecekleri yönündeki açıklamaları da işçileri tatmin etmedi.

12 bin tekel işçisi özelleştirilme süreci sonucunda dayatılan 4/C uygulamasını kabul etmiyorlar. Hükümet ise işçilerin taleplerini görmezden gelerek oturdukları yerden para kazandıklarını iddia ediyor.

Mitinge destek verenler arasında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) de bulunuyor.

Tekel, 2001'de özelleştirme kapsamına alındı. Daha sonra alkollü işçiler ve sigara bölümleri ayrıldı. Alkollü içki bölümünün özelleştirmesi 2008'de tamamlandı ve Mey İçki'ye satıldı.

İçki bölümünde özelleştirmeyle 17 fabrikadan sekizi çalışmaz hale geldi. 3 bin 631 işçiden 1700'ü Mey'e geçti, diğerleri ayrıldı. 2009'da çalışan işçi sayısı 323'e indi.

Sigara bölümü de 2008'de British American Tobacco'ya (BAT) satıldı. 2001'de 477 bin olan tütün üreticisi sayısı 2008'de 194 bine indi. Şimdi yaprak tütün ve tuz işletmeleri özelleştiriliyor. Bu işletmelerde 12 bin işçi kaldı. 2001'de Tekel çalışanı sayısı 31 bindi.

Bu gün Ankara’nın sisli ve yağışlı griliğinde tekel işçileri hak arama mücadelesinde direnmekten asla vazgeçmeyeceklerine dair kamuoyuna bir mesaj verdiler. Türk-İş’e rağmen sürdürdükleri hak arama mücadelesinden kolay vazgeçeceğe benzemiyorlar.

Tekel işçilerinin direnişi, KESK içinde zaten var olan içe dönük tartışmaların/yarılmanın yeniden gündeme gelmesine de neden oldu. KESK yönetiminin Türkiye genelinde üyelerini Ankara’ya taşımaması eleştirildi.

Türk-İş yönetimine tepki göstererek binalarını işgal eden Tekel işçileri direnmeye devam ediyorlar. Kamuoyuna önceden deklare ettikleri gibi açlık grevine başlayacaklar.

Tekel işçilerinin farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da ortaklaştıkları ekmek/iş mücadelesi Türkiye’de 12 Eylül sonrası Zonguldak’ta madencilerin direnişini akla getiriyor.

Bir aydır yaşanan sürecin Türkiye kamuoyuna verdiği mesaj çok açık ve anlaşılır; uygulanan neoliberal politikalar emekçilerin geleceğini yok ediyor. Bu politikalar uygulanırken işçilerin siyasi görüşü, etnik köken ayrımı yapmıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelip Ankara’da direnişini sürdüren işçilerde uygulanan politikaların ayrımındalar; onlar güvenli bir gelecek ve onurlu bir yaşam için bütünlüklü bir mücadeleden başka yol olmadığının farkındalar.

Ortaklaşa söyledikleri gibi; kaybedecek bir şeyleri yok!..

Necati TÜFEKCİ Ocak 2010 ANKARA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

eski tuzu kuru olan solcularin, garibanlari gaza getirerek kullanmalari, nekadar kötüsünüz be kardesim. böyle toplumlardan ne köy olur ne kasaba ayip ama tabi sizin icin hedefe varmak? icin bun garibanlar arac utanmak lazim

ahmet islar 
 22.01.2010 21:29
Cevap :
Haklısın! Memleketin seksen yılda oluşturduğu kurumları uluslararası sermayeye ve yerli işbirlikçilerine solcular peşkeş çekti! İşçiler ekmekleri küçüldü diye direniyorlar:))Senin Türk İş'in zaten iktidar ile Dolmabahçe'de anlaşmıştı.Ama ne varki işçiler maaşlarının yarısına,iş güvencesiz çalışmak istemiyorlar. Kazanılmış anayasal hakları, özlük hakları için mücadele ediyorlar. Eğer utanması gereken birileri varsa emekçinin haklarını yok eden politikaları destekleyenler,kul hakkı yiyenlerdir.İşçiler senin savladığın gibi solcuları dinleselerdi ülke daha yaşanılır;hak ve özgürlüklerin içselleştirildiği bir Türkiye de mümkün olurdu.Ve sen özgürleşir atgözlüğü ile bakmazdın dünyaya...  09.02.2010 23:30
 

Ülke olarak kaybedecek çok fazla bir şeyimiz kalmadı. Bir bunun farkına varabilsek... Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 18.01.2010 12:52
Cevap :
Karamsar olmamalısınız,kaybedecek bir şeyleri kalmayanlar daha dirençli olurlar..Tekel işçileri gibi.Selamlar...  19.01.2010 10:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster