Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '14

 
Kategori
Kent Tarihi
Okunma Sayısı
1862
 

Tekkeönü üzerine bir araştırma

Tekkeönü üzerine bir araştırma
 

Tekkeönü


Batı Karadeniz’de kıyı gelenekleri, eski çağlardan  beri zor deniz şartlarına göre şekillenmiştir. Kıyılarda teknelerin barınacağı fiyort ve koyların azlığı en belirleyici farklılıkları beraberinde getirir. Yüzyıllardır bu kıyılarda ahşap tekne üretilir. Kapısuyu’nda, Kurucaşile’de, Çambu’da  ve de Tekkeönü’nde…!

Tekkeönü

Amasra istikametinden Kurucaşile’ye doğru gidilirken, Çambu-Karaman köyü’nü geçtikten sonra bölgede “Gelin Uçurumu” ya da “At Uçurumu” adıyla söz edilen mevkiden eşsiz bir manzara ile karşılaşırsınız. İşte burası  Tekkeönü’dür. Tekkeönü denildiği zaman aklımıza tek bir köy ya da yerleşim yeri gelmez. Curunlu köyünden Hisar köyüne, Ova Tekkeönü köyünden Ömerler ve Çayaltı köylerine, Alapınar köyünden Danişment ve Uğurlu köylerine kadar olan köylerin tamamına birden Tekkeönü denir. Bir açıdan Kodaman tepesinden Vakıf tepesine kadar olan bölgenin tümüne birden Tekkeönü denir. Hatta buna Aydoğmuş ve Kavaklı köylerini de ekleyebiliriz. Bu bölge Osmanlılar döneminde de Başköy’le beraber Tekkeönü Divanı olarak nitelendirilmiştir.

Dün Görmene’ydi

Geçmiş yüzyıllarda bu bölgenin adının Görmene olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Bu görüşümüzü destekleyen belgeler de arşivimizde de bulunmaktadır. Bunlardan biri Osmanlı dönemine ait tahrir  defterleridir. Bu kayıtları  incelediğimizde bölgemizin de yer aldığı 1530 yılına ait 438 numaralı Muhasebe-i Vilayeti Anadolu Defteri II- Bolu, Kastamonu, Kengiri ve Koca-ili livaları adlı eserin Bolu Livası kısmında Ulus Kazasının kariyelerinden (köyleri) “Çornu Görmene Hisarı” ve “Görmene Hisarı“ adıyla bir hisarın,  "Görmene"  adıyla bir kariyenin (köyün) olduğu, görülmektedir. Bu bölgenin adının “Görmene” olduğu ile ilgili başka bir belge ve kayıt bulunmakta mıdır?

Ova Tekkeönü köyünde bulunan Özalp’lara ait konağın sahibesi Nuray Özalp’ta  bulunan Osmanlıca bir belgeyi de incelediğimizde görmekteyiz. 1866 yılına ait olan bu belgede  “1277 senesi zilhiccesine 14.günü taht-ı alibahşi Osman-ı üzere cülus-u humayun meymenet(uğurlu) makrunun vaki olup; tedrisi…..? Amasra kazasında “Görmene” nam karyede Tekke köyü demekle maruf nam mevkiinde kain Cami-i şerif vakfından olmak üzere yevmi nim akça vazife ile………………….hitabet ciheti Esseyyid Süleyman bin Ahmed’e verilmesi” diye yazmaktadır.

Yani bu belgede ifade edildiği üzere “Görmene nam karyede Tekke köyü demekle maruf” denildiğinde Görmene bugünkü durumda tamamen Tekkeönü’ne denk gelmektedir. Yukarıda 1866 yılına ait belgede yazan Süleyman bin Ahmed adını 1831 yılında  II.Mahmut döneminde asker amaçlı olarak yapılan ve Osmanlıların ilk nüfus sayımında da görmekteyiz. Kayıtlarda Tekkeönü Divanı’nda divanın hatibi olarak görülen bu kişi, bu defterlerde “Hatib oğlu Süleyman bin Ahmed, tahminen 36 yaşında, divan-ı mezbûr hatibi,oğlu Mehmed, tahminen 6 yaşında,diğer oğlu Ahmed, tahminen 2 yaşında,karındaşı oğlu Halil bin Halil, tahminen 15 yaşında olduğu kayıt altına alınmıştır.

Bugün Tekkeönü

Bize göre Tekkeönü denildiğinde “Ova Tekkeönü” akla gelir. Çünkü köy isimlerine baktığımızda Tekkeönü adı  Ova köyü ve Ömerler Köyü ile   ilişkilendirilmiştir.  1944 tarihli resmi gazete’de bu bölgesindeki köylerden yalnızca ikisi (Tekkeönü Ova-Tekkeönü Ömerler) Tekkeönü ile birlikte yazılmıştır.Bölgede var olduğu düşünülen  Tekke’nin de Ova köyü sınırları içinde olmasından dolayı da bu şekilde değerlendirilmelidir.  Oysa ki; bazı kaynaklarda ise Tekkeönü’nün merkezinin Hisar köyü olduğu gibi ifade edilmektedir. Nasıl ki  tarihi Cromna kentinin merkezinin Hisar köyü olduğu görüşü yanlış ise Tekkeönü’nün merkezinin de Hisar köyü ifadesi o derece yanlıştır. Tekkeönü’nün adının etimoloji bilimi açısından değerlendirdiğimizde ise öncelikle “Tekke” adından yola çıkmamız gerekmektedir.

Tekke Ne Demektir?

Tekke Farsça bir sözcük olup; anlam olarak “Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergah” gibi yapılardır. Tekke denilen bu yapıların büyüklüğü tarikatlara göre değişir. Tek bir mekandan oluşan tekkelerin yanı sıra, birçok yapıyı kapsayacak şekilde   külliye görünümlü tekkeler de vardır. Tekkelerin tek bir mekandan oluşanları genellikle tarikata bağlı kişilerin haftanın belirli günlerinde bir araya gelerek toplandıkları, tarikata özgü törenlerin düzenlendiği yapılardır.  Birden çok mekandan oluşan tekkelerde ise tarikatın  etkinliği daha geniş ve süreklidir. Bu tür tekkelerde, genellikle şeyhin  ailesiyle oturduğu ayrı bir yapı, dervişlerin sürekli ya da geçici olarak barındıkları yapılar, aşevi, hamam ve çamaşırhane  gibi yerler bulunmaktadır. Tarikata bağlı kişilerin toplanıp ayin , sohbet ya da zikir  denilen törenlerini düzenledikleri ayrı bir mekan da bulunur. Örneğin Bektaşi tarikatının merkezi olan, Nevşehir'e bağlı  Hacı Bektaş   ilçesindeki Hacı Bektaş Veli Dergahı üç avluya açılan bir yapılar topluluğu biçimindedir. Bu yapıların başlıcaları Hacı Bektaş Veli Türbesi , Balım Sultan Türbesi, aşevi, kilerevi , mihmanevi, çamaşırhane, hamam, meydan,muhabbet divanı ve mescittir.Mevlevi tarikatının merkezi olan Konya'daki  Mevlana Dergahı da Mevlana Türbesi, semahane, mescit,  mutfak, derviş hücreleri ile dede ve çelebi dairelerinden oluşur. Tekkeler içinde tarikat büyüklerinin gömüldüğü türbeler, tekke bahçesinde de daha çok dervişlerin gömüldüğü, hazire  adı verilen küçük mezarlıklar bulunur.

Türkiye'de 1925'te çıkarılan bir  yasayla tekkeler kapatılmış, tarikat etkinlikleri de yasaklanmıştır. Sonradan bazı tekke yapıları müze   olarak ziyarete açılmıştır. Ama günümüzde bölgemizde herhangi bir tekke bulunmamaktadır.

 

Bugünkü kuşakların ve bir önceki kuşakların da bilmediği ancak Tekkeönülülere  “Tekke arkası” neresi diye sorsak sizlere bir mevkiyi gösterirler. Yani Alapınar köyünün sahili Tekke arkası olarak ifade edilmektedir. Bu değerlendirmeden yola çıkarsak burada bulunan burunun batı kısmı da Tekke önü olarak değerlendirilebilinir. Tekkeönü adının da burada bulunan bir Tekke’den geldiği kanısı da  güçlenmektedir.

Peki Tekke neresi yada nerededir?  "Tekke" Ova Tekkeönü köyü ile Alapınar köyünün arasındaki küçük burunun arka kısmıdır. Burada büyük ihtimalle bugün her ne kadar görünür bir kalıntısı olmasa da eski dönemlerde burada yapıların olduğu muhakkaktır. Gerçi son dönemde Ahşap Tekne yapımı için Tekkeönü Piri Reis Küçük Sanayi Sitesi için yapılan kazılarda  çıkan bir takım kalıntılar bu tekkeden kalan kalıntılar olabilir mi? Araştırılması gerekir diye düşünüyorum.

II.Mahmut döneminde yapılan ilk nüfus sayımında Tekkeönü divanında Tek-ye nişin lakaplı ailelerin olduğu görülmektedir.Tek-ye nişin sözcük anlamı olarak Tekke’de yaşayanlar anlamında olup; bu aileler kayıtlarda;

1-Tekye-nişin oğlu Mehmed bin Süleyman, tahminen 45 yaşında,oğlu Ali, tahminen 6 yaşında,2-Tekye-nişin oğlu Bekir bin Ahmed, tahminen 20 yaşında, alîl,3-Tekye-nişin oğlu Mustafa bin Mustafa, tahminen 40 yaşında,oğlu Mehmed, tahminen 4 yaşında,diğer oğlu Hasan, tahminen 2 yaşında şeklinde yer almıştır.

Ülkemizde Tekke adıyla o kadar çok yerleşim yeri var ki burada hepsini değil ama bir kaçının nerede ve hangi ilimize bağlı olduğunu göreceksiniz.

Sivas’ın Tekkeönü köyü, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Akdoğantekke, Gavrastekke  (Alatarla),Daday’a bağlı Aktaştekke,Azdavay’a bağlı Derelitekke, Küre’ye bağlı Elmalıtekke, Devrekani’ye bağlı Sinantekke ve Tekkekızıllar köyleri, Kastamonu merkez’e bağlı Tekkeköy ve Tekkeşin (Sırasöğütler) köyleri ile Şenpazar ilçesinin Güneytekke köyleri,Zonguldak Alaplı’nın Aşağıtekke, Büyüktekke ve Küçüktekke köyleri, Bolu Merkez ilçesine bağlı Tekkesusuz (Aydıncık), Tekkebozarmut(Bozarmut),Tekkedere ve Tekkepelitçik (Yenipelitçik) köyleri, Sinop ilinin Boyabat ve Erfelek ilçelerine bağlı Tekke köyleri, Giresun’un merkeze bağlı  Tekke ile  Yağlıdere ilçesine bağlı Tekkeköy, Ankara Nallıhan’ın Tekkeköy adında köylerini sıralayabiliriz. Tekke ile başlayan ya da içinde Tekke geçen o kadar çok köy var ki buraya hepsini alamadık.

Sözlerimi Kapısuyulu şair İsmail Güler’in bir dörtlüğü ile bitirmek istiyorum.

Ateşinde meşedir eğilen,

Eyesinde keseridir bilenen,

Bir ezilmiş cigara yakar,

Tekkeönü ustaları.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tebrikler Nihat Hocam, güzel bir çalışma emeğinize çok teşekkürler...

ismail güler 
 09.04.2015 1:14
Cevap :
Teşekkürler İsmail Bey  09.04.2015 13:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 827
Kayıt tarihi
: 08.03.13
 
 

Maden kenti ya da emeğin başkenti Zonguldak'ta doğdum. Bartın'a bağlı "ahşap tekne yapımında bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster