Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
214
 

Teknik eğitimciler için artık var

ARTIK ...... VAR.

Sorunları çözmek midir asıl olan, çözüyor gibi gözükmek mi?

Sorunları görmek midir asıl olan, görmemezlikten gelmek mi?

Sorunları istismar etmek midir asıl olan, istismarları ortadan kaldırmak mıdır?

Mesleki ve Teknik Eğitim Sistemi ve Eğitimcisi ile Öğrencisinin bir çok sorunu hala çözüm bekliyor. Hemen her fırsatta çözüm için adım atanlar iki ileri bir geri mehteran bölüğü gibi salınıp durmaktalar…

Bizim bilmediğimiz, aklımızın ermediği çözüm mercilerinin bildiği, bizim bir türlü anlayamadığımız mevzular mı var?  Çok “derin şeyler mi oluyor”? Kandırılıyor muyuz?. Aldatılıyor muyuz?. Bu vesile ile devşiriliyor muyuz?

Yetkililerin konuşma ve demeçlerinde “ötekiler bıraksa görün bakın neler neler yapacağız ama ötekiler bir türlü bırakmıyor” meali ve psikolojisinde gidiyor bütün olup bitenler. Ve ne hikmetse bir daireyi dönüp duruyoruz. Dönüp dönüp hep aynı yerde duruyoruz. Her sokaktan sonra aynı meydana çıkıyoruz.

2003 yılından beri herkese özgürlük ve demokrasi var ama, TEKNİK ÖĞRETMEN’e kendini iş hayatında ifade etme şansı yok. 3795 sayılı yasa hala eski zihniyetlerin, statükocu anlayışın istediği gibi 20 yıldır henüz kapağı açılmadan sapa sağlam duruyor. TBMM resmen bir takım statükocu elit tarafından by pas edildi. Kimsenin sesi soluğu, gıkı çıkmıyor. Adeta çıt yok.

2003 yılından beri her hak talebinde bulunanın bir şekilde hakları ve istekleri yerine getirildi ama TEKNİK ÖĞRETMEN’lerin ellerindeki bütün kazanımları yok edildi. Üstlerinden silindiri geçirmekteler. İmar Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu ve diğer mevzuatlara dayandırılarak Şantiye şefi olmalarının önüne adeta set çekildi. İşi yapan, kapı dışarı edildi. Kanunla ve mevzuatla kendini garantiye alan ve yetkinliklerine güvenerek serbest piyasanın hakemliğine işi bırakmayacak kadar statükocu bir anlayış tesis edilmiştir. Statüko Öldü Yaşasın Bizim Statükomuz.

2003 yılından beri ülkemizde öyle yada böyle bir çok değişim ve güzellikler yaşandı, yaşanmakta ama TEKNİK EĞİTİM ve PAYDAŞLARININ eskiyi anmaktan, eski güzel günleri yad etmekten öteye gidilmedi.

Artık Meslek Liselerinde Mesleki ve Teknik Eğitimci olmayan Müdürlerimiz var.

Artık, Meslek Liselerinde acil olarak Mesleki ve Teknik Eğitimci Müdür Yardımcısı’nı mumla arıyor olduk.

Artık, Meslek Liselerinden mezun olan öğrencilerin kendi alanlarında sektörde istihdamı komik rakamlarla anılıyor. Sanayicimiz nitelikli eleman ararken, teknik elemanlarımız iş arıyor, işsizlik had safhada.

Artık, Meslek Yüksek okullarımız sadece diploma veren kurumlar olduğu tescillenmeye başladı. “Bari bir yüksek okul diplomam olsun” zihniyeti ile gidilen yüksek okullar oldu. Mezunları sanayiye gidince, eğer meslek lisesi mezunu değil ise; girdiği ortamı rüya alemi zannediyor. Çünkü kup kuru binalarda meslek eğitimi verildiğinden, öğrenciler; makine, takım ve uygulamalarla ilk defa stajda (doğru dürüst bir işyerinde yapılıyorsa) karşılaşıyorlar.

Artık, bizimde nur topu gibi Maşallah ATANAMAYAN TEKNİK ÖĞRETMENLER’ imiz oldu. 70.000 gencimiz sosyal medyada kendisine çıkar yol arıyor. Sosyal düzensizlik had safhada. Sayın Bakanımızın arz ettiği üzere, kendilerine başka iş arayacaklar ama dershane de öğretmenlik yapacak branşları yok. Bürokraside branşlarında talep yok. Sanayici ise; “imza yetkisi olmayan Teknik Öğretmeni ben ne yapayım” diyerek orda da yer yok. Karmaşık sosyal bir kaosumuz var.

EZCÜMLE : EY ÇÖZÜM MERCİSİ 2003’TEN 2023’E GİTMEKTE OLAN YETKİLİLER, ARTIK ÇÖZÜMDEN YANA OLUN!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 138
Kayıt tarihi
: 09.03.12
 
 

Gazi Ünivetsitesi Teknik Eğitim Fakültesi 1990 yılı mezunuyum, Mesleki ve Teknik Eğitim ile ilgil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster