Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
722
 

Teknik öğretmenlerin mağduriyetinin deşifresi

Teknik Eğitim Fakülteleri, ilki 1937 yılına kurulmuş ülke sanayisi ve nitelikli teknik elaman yetiştirmiş köklü fakültelerdir. 28 şubat sürecine kadar sayısı 3-4 olan ve mezunları atama ve işsizlik sorunu yaşamayan Teknik Eğitim Fakülteleri, bu süreçten sonra Teknik liselerinin başarılı ve zeki öğrencileri katsayı sorunu nedeniyle birden bire sayısı 19 a çıkarılan bu fakültelere zorunlu olarak gitmiş bu dönemde okuyup mezun olanlar, yine katsayı sorunundan dolayı  karşılarında öğrenci bulamadıkları gibi unvan sorunu nedeniyle özel sektörde  çalışma imkanı bulamadılar. Yıllarca binlerce mezun veren bu Fakülte mezunların aldıkları eğitimin karşılığı olan bir unvan ve yetki düzenlemesi yapılmadığı için halihazırda  yetişmiş genç nitelikli 80 bin kişi işsiz ve atıl durumda kaldı, kalmaya devam etmektedir.

 

Yine bu sürece paralel olarak Ab ye katılım çerçevesinde görüşmeler başlanmış ve antlaşmalar yapılmış, ülkemiz her alanda uyum çalışmaları başlanmıştır. Bu kapsamda Ab ülkelerinde denkliği bulunamayan Teknik Eğitim Fakültelerinin yine Ab’ den alınan mali destekle dönüştürme çalışmaları 2003 yılında başlanmıştır. Bu çalışmaların temel gerekçesi ve  anlayışında eski mezunlar ve okuyanların unvan ve yetki sorunlarını ortadan kaldırmak, uluslar arası düzeyde kabul edilebilir bir Fakülte oluşturmaktı. 2007 yılına gelindiğinde dönemin Yüksek Öğretim Kurumunca Teknik Eğitim Fakültelerin Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesine dönüştürülmesi kararı alınmış, onaylanmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı ve Bakanlar kuruluna gönderilmiştir. Ancak, mevcut Fakültelerin ders içirikleri, niteliği göz önüne alındığında taraflarca kabul görmeyen bu çalışma Hükümetçe de kabul görülmeyerek iade edilmişti.

 

Bu süreçte, yapılan çalışmalar öne sürülerek, Teknik Öğretmenlerin mühendislik tamamlama eğitimi ilgili 3795 sayılı kanunun uygulanması rafa kaldırılmış, atamalar ancak yüzde 2-3 düzeyinde gerçekleşmekte idi. Diğer taraftan her yıl Teknik Eğitim Fakültelerinden binlerce mezun vermeye devam etmekte, Çaresiz, işsiz, mesleki kimliksiz on binlerce mağdur  zaman zaman yetkililerin, siyasilerin yaptıkları açıklamalar ve sonu gelmeyen çalışmaları bir umut ve kurtuluş yolu olarak görerek, beklediler.

 

Ortada kanayan bir yara vardı. Bunu durdurmak gerekirdi.Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi çalışmasını uygun görmeyen yeni YÖK  yönetimi uygulamalı mühendislik anlayışı temelinde benzerleri olan İngiltere ve Amerika gibi ülkeler nezdinde geziler ve çalışmalar yapıldı.Bu çalışmalara, yıllardır yaşadıkları mağduriyetleri-sorunları sonlandıracak beklentisi ile tüm Teknik Eğitim Fakültesi akademisyenleri, bilimsel raporlarla, oturum ve konferanslarla, mezunlar ve okuyan öğrenciler ise dilekçeler ve çalışmalara yaptıkları yüksek katılımlarla Teknoloji Fakültelerinin kurulmasının temel anlayışını mantığını oluşturdular.

 

Nihayetinde, 2009 yılında gelindiğinde, Teknik Eğitim Fakülteleri, Bakanlar kurulunun 2009/15546 sayılı kararı ile kapatılmış yerine Teknoloji Fakültesi kurulmuştur.Ancak akabinde başka bir kararla Teknik Eğitim Fakültelerin 2016 yılına kadar eğitimlerine devam edeceğine dair ikinci karar çıktı.

 

Bu kararlar bazı sivil toplum örgütleri, çeşitli kaygılarla ilgili kararın iptali için onlarca dava açmaya başladı.Buna istinaden, Fakültelerin açılmasından bir yıl sonra 2010 yılında Yüksek Öğretim Kurulu aldığı kararla, fiziki mekan, laboratuar, akademisyen ve ders içerikleri aynı olmasına rağmen  kurulan Teknoloji Fakültelerinin Teknik Eğitim Fakülteleri hiçbir surette ilişkisi olmadığı   ve öncesinde hazırlanan raporlar çalışmalar yok sayılarak mahkemeye de aynı doğrultuda savunma yapılmıştır.

 

Tam bu süreçte Teknik Eğitim Fakültesi camiası tam bir soğuk duş yaşanmıştır..Mağdur mezun ve okuyanlar yok sayıldı,dışlanmıştı..Akademisyenlerin bir kısmının önüne konulan bazı engellere rağmen bu Fakültelere geçmesi sağlanmış bir kısmı ise halen ne olacağı belli değil.

 

Büyük beklentilerle kurulan Teknoloji Fakülteleri, Teknik Eğitim fakültesi mezunlarının yüzüne kapatılmıştı. Büyük hayal kırıklığı yaşayan ve adeta yüzüstü bırakılan Teknik Eğitim Fakültesi mezunları, yıllardır  fakülte dönüştürme çalışmalarını gerekçe göstererek askıya alınan 3795 sayılı kanun uygulanmasını artık  cılız bir şekilde talep etmeye başladılar.Ne var ki  bürokratik anlayış 2011 yılında fiziki mekan ve öğretim görevlisi yetersizliği gibi bilimsel hiçbir karşılığı olmayan gerekçelerle, 2012 yılında ise  vicdan sahibi birkaç Üniversitesinin bu tamamlamaya talip olduğunu basında alenen ilan etmesinden sonra da kanunun uygulanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği şeklinde cevaplar verildi ancak bu çalışmalar bir türlü bitmedi, bitecek gibide görünmüyor….!!!Zaten ilgili Kanun gereği Teknik Eğitim Fakültelerinin bir çoğu 2014 kapatılacağı için bu taleplerin bir anlamı da olmayacaktır...Gelinen noktada mühendislik Fakültesi olduğu dile getirilen Teknoloji Fakültelerinde mühendis olmayan öğretim görevlisi ile Yüksek Öğretim Kurulunun kendi raporlarında yıllardır unvan sorunu olduğu kabul edilen 100 bin teknik öğretmenin mağduriyetin giderilmesinde bir iğne ucu kadar yol alınmadı.

  

Genelde alt ve orta gelirli ailelerinin çocukları olan ve  Geleneklerine, Milletine, Devletine sıkı sıkıya bağlı Teknik Eğitim camiası bu süreçte olan bitene ne yazık ki etkin rol oynamadı, seyirci kaldı. Büyüklerim ne yaparsa doğru yapar anlayışı “olanları” takip ederken, çalışmaları yönetenler ise hep hakim-egemen kuruluşların, sivil örgütlerin sözüm ona “hassasiyetlerini” ön planda tutarak hareket ettikleri için bir “ölü doğum” gerçekleşti. Teknik Öğretmenlerin unvan sorunu ilgili çalışmalar başladığı yerde bittiği gibi yıllarca hakkı olanı(3795 sayılı kanun) verilmedi.

 

Bundan sonra ne yapmalı?

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi demokrasinin, hak ve adaletin aynı zamanda toplumun vicdanıdır. Toplumsal huzuru, başarıyı, ihtiyaçlarını, beklentileri karşılığı ve hayat  bulacağı yer Türkiye Büyük Millet Meclis ve değerli üyeleri olan vekillerdir.Bürokratik  oligarşinin başarısızlıklarını, dayatmalarını, haksız uygulamalarını, sorumsuzluklarını ortadan kaldıracak olan yine Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

 

Meslek kişinin ikinci kimliğidir. Toplumsal ilişkilerde mesleğin niteliğine etkinliğine göre itibar edilir, kişi bu doğrultuda kendini ifade eder.Bir Mesleğin etkinliği öncelikli yeri yasa ve diğer yazılı belgelerle belirlenir.Yasama organı Türkiye Büyük Millet Meclisidir,yazılı metin ve alt mevzuatlar ise ilgili Bakanlıklar ve kurumlardır.

 

Yıllarca oyalanan,  mevzuatlara rağmen yoksa sayılan ve bunun neticesinde aldıkları nitelikli Teknik Eğitime rağmen on binlerce işsiz, binlerce lise düzeyindeki unvanlarda yine binlercesi meslekleri dışında çalışmak zorunda kaldığından büyük maddi ve manevi mağduriyetle karşı karşıya bulunan bir mülga Teknik Eğitim Fakültesi mezunu camiası bulunmaktadır.

 

Yine yıllardır kenarda olanlara seyirci kalan Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının artık sorunlarının, görünür, belirgin bir hale getirmek için “bir şeyler” yapması gerekir.Bunun için 3-5 kişi ile kısıtlı ve büyük fedakarlıklarla mücadele vermeye çalışan ancak yeterli desteği görmediğinden, umutsuzluğa kapılan mesleki yapılarımızın(Vakıf-Dernek vb.) altında birleşerek maddi ve manevi güç birliği oluşturmalı, Özelikle halkın vicdanı olan meclisteki halkın temsilcisi Millet Vekillere, Bakanlara ve diğer çözüm mercilerine etkili bir şekilde girişimde bulunması gerekir.

Artık Teknik Öğretmenler mesleki Onurlarını kurtarmak adına  hukuksal zeminde ülkenin her yerinde gruplar ve yapılar kurarak beyin fırtınaları gerçekleştirmeli.Aynı Mağduriyette kardeş olmalı.Konuşmalı, tartışmalı, üretmeli ve sonuç elde etmeli.

 

Yıllarca laboratuvarda, fabrikalarda, hem teorik hem pratik eğitim alan Teknik Eğitim Fakültesi mezunları aldıkları eğitimin, verdikleri emeğin karşılığını almak için var gücü ile uğraşmalıdır.Bunu yaparken kişilere, ideolojiye, siyasete vb. argümanlara takılmadan mücadelesini vermelidir.Çünkü ailesinin kendisinin, toplumun milletinin aleyhine açıkça uygulanan haksız ve hukuksuz bir uygulamayı ortadan kaldırmak en temel insani görevdir.Köyde, şehirde, metropollerde hatta ülke dışında olan özetle, nerde olursa olsun ne iş yaparsa yapsın her Teknik Eğitim Fakültesi mezunu mağdurun kendisi için yapacağı ”bir şey” var.Fiziki olarak veremiyorsa maddi değilse günün teknolojisini kullanarak mutlaka mücadeleye ortak olmalıdır.Herkes birbirini mücadeleye zorlamalı.Teknik Öğretmenlerin sorunlarını hükümet tarafından görünür ve anlaşılır hale getirilmeli.

 

Kördüğüme dönüşmüş olan Teknik Öğretmenlerin sorunlarını yine Teknik Öğretmenlerin güçlü bir mücadele ile inisiyatif eline almasıyla çözülecektir. Artık kendi geleceklerini başkalarını eline bırakmamalı. Aksi halde, yukarıda da hikâyesi anlatıldığı gibi başka yerlerden bir çözüm ortaya çıkmayacaktır, çıkması da beklenmemelidir.

 

Artık mızrak çuvala sığmıyor.Forumlarda, haberlerde, sorunları ile ilgili gelişmeleri takip etmekten öte 80 bin Teknik Öğretmenin sorunlarını çözmek için  “ben yoksam kimse yok” yaklaşımı ile mücadeleye girişmeli..Fikirlerini ve düşüncelerini meslektaşları ile paylaşmalı. Bu sorunu çözümünde etkin rolü mağdur olan suskun çoğunluğun tavır belirleyecektir.. Suskun çoğunluk artık sesini çıkarmalı.Tüm meslektaşlarımız iletişim bilgilerini paylaşmalı..Ortak yol haritası belirlenmeli…Bunu yaparken mutlaka bir oluşum etrafında akademisyen veya çözüme odaklı birikimli meslektaşlarımız etrafında yapılmalı. Bu durumda çözüm kaçınılmazdır. Çünkü görünürde toplumsal taleplere duyarlı bir siyasi mekanizma mevcuttur. Bu mekanizmayı harekete geçirecek olan yine mağdur Teknik Öğretmenlerdir.

 

Kemal BUDAK

Teknik Öğretmen

 

Not:Yukarıdaki bilgiler, belirtilen çalışmalar tüm basın kuruluşlarında yer almıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2527
Kayıt tarihi
: 30.03.09
 
 

Malatya doğumluyum... Makine fakültesi mezunyum... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster