Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '09

 
Kategori
Teknoloji
Okunma Sayısı
1150
 

Teknoloji Danışmanı Atıf Ünaldı (1)

Teknoloji Danışmanı Atıf Ünaldı (1)
 

Konuğum Sayın Atıf Ünaldı... Teknoloji Danışmanı ve Yazar... Daha önce de sayfama konuk olmuş ve teknoloji bilgilerini 3 bölüm halinde bizlerle paylaşmıştı.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=79995

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80125

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80254

Sayın Atıf Ünaldı, nasıl danışman oldunuz?

1992’de Türkiye’nin ilk BBS’ini kurduğumuzda aslında kaderimiz de çizilmiş oldu. Önce editörlük teklifleri aldım. Ancak, televizyon ve radyoda program yapmayı tercih ettim. Bir süre sonra herkes yapmak istediği teknoloji projelerine beni ortak almak istemeye başladı. Bu aşamada baktım ki projeler ve çok çeşitli konuların internet alanlarından sorumlu oluyorum. Bu aşamada benim işin fikir altyapısında internet konusunda insanları aydınlatma noktasında olmam gerektiğini farkettim. Bu nedenle e-business konusunda değişik danışmanlıklar veren bir sanal yapılanma kurdum.

http://www.atfworkshops.com/

Ve danışmanlık serüvenim bu şekilde başlamış oldu.

Radyo ve televizyon programlarınızdan bahseder misiniz?

Medya maceram yine Boğaziçi Üniversitesindeyken başladı. Harçlığımı çıkarmak için Radyo D'de bir IT işi aldım ancak kısa sürede kendimi mikrofonun önünde buldum. Türkiye'nin ilk radyo programlarından birini Farenin Kuyruğunu yaptım. Sonra herşey arka arkaya eklendi. Türkiye'nin ilk internet dergisi .Net çıktığı zaman Cem Kıvırcık bana derginin editörlüğünü teklif etti. Ancak bu çok keyifli bir iş olmasına rağmen o dönemde para daha baskın geldi Dünya Hava Oyunları İnternet Süpervizörlüğü teklifini kabul ettim. Daha sonra yıllarca birçok kanalın kurucusu ve genel müdürlüğünü yapmış olan Adem Gürses'i bir teknoloji programı konusunda ikna etmeyi başardım. İkna süreçleri kendisi Kanal 9'un genel müdürü iken başlamıştı. 2000 yılında BRT'de pes etti Ahmet Çalank'in program müdürlüğü ve yönetiminde Gecenet'i başlattık. Daha sonra sırasıyle TechTV, Star TV gibi kanallar da programlar yaptıktan sonra şu anda genç bir kanal olan Airport TV'de her salı 21-00-23.00 arası canlı yayınlanan TeknoTalk adlı programı yapıp sunuyorum. Bu arada kısa süreli birçok kanalda programlar yaptım. Birçok dergi ve gazetede köşe yazıları yazdım.

Gelecek Yüzyılın İtibar Yönetimi konusunu anlatır mısınız?

Çok klişe olacak ama Amerika'da yapılan bir araştırma gösteriyor ki; Amerika’daki yetişkinlerin yüzde %53'ü tanıştıkları kişiler hakkındaki bilgiyi arama motorlarından elde ediyor. Yöneticilerin yüzde 77'si ise arama motorlarını işe başvuranlar hakkında bilgi almak için kullandıkları ilk mecra olarak kullanıyor. Bunun dışında en bilindik yöntemlerle, web sitelerinden spam amacı ile e-posta adresleri toplayan robotlardan, kredi kartı bilgilerinizi yakalamak için google hacking yöntemlerine, yapışkan mortgage satıcılarından, kredi kartı pazarlamacılarına kadar birçok kişi sizden habersiz bilgilerinize ulaşmak için internet'i kullanıyor...

Facebook gibi sosyal ağların oluşması ile birlikte bu yöntemler markalar için de legalize oldu. Artık herkes internet üzerinden bilgi çekmeyi biliyor. Tabii herkes internet okur yazarlığı derecesinde bu işi gerçekleştirebiliyor.

Türkiye'de bu bahsettiğimiz konular dışında, internet uzmanlarının "internetin lağımı" diye değerlendirdikleri ekşi sözlük gibi alanlarda, özellikle kamuoyuna mal olmuş kişiler hakkında, gerek ortaya çıkmaya korkan rakipler, gerekse bilgi ve donanımdan yoksun kişiler tarafından itibar zedeleyici faaliyetler gerçekleştiriliyor. Bu tip durumlara verilecek cevaplar konusunda ilk akla gelen yöntem olan cevap hakkı ise o basit sitelere üye olmak istenilmediği için kullanılamıyor.

Yine benzer sebeplerden, özellikle meşhur olma sürecinde yanlış ama hızlı yöntemleri tercih etmiş birçok bilinen kişi internet üzerinde devamlı karşılarına çıkan geçmişleri yüzünden, yeni ve doğru bir hayata başlama şansından yoksun kalıyorlar. Hatta bazen bu durum aile yaşantılarına kadar birçok noktada özel yaşamı tehdit haline geliyor.

Siyasiler açısından baktığınız da ise durum gerçekten çok daha üzücü noktada. Bazen bir sitede çıkan ve gözden kaçabilecek kadar küçük olan bir ayrıntı, aylar hatta yıllar sonra bir dedikodunun, referans noktası olabiliyor.

İş adamları, kendileri ile alakası olmayan bir yasadışı ticari faaliyetin içinde kendi isimlerini bulabiliyor. Çıkan gazeteleri toplatsalar ve konuyla ilgili dava açsılar bile, internet üzerinde haberin izleri gerek haberi yayınlayan sitede gerekse oradan bilgi toplayan ve indeksleyen başka birçok sitede çıkar hale geliyor.

İnternet üzerinde bu tip haberler, elinizde bir misket kavanozu ile yürümeye benziyor. Kavanoz düşüp kırılınca, yıllar sonra bile salonun bir köşesine sıkışmış bir misket ile karşılaşabiliyorsunuz.

Aslında Türkiye'de durum daha iyi. Hayatımda ilk defa bir teknolojik bilginin Türkiye'ye geç ulaşmasından memnunum. Zira özellikle Amerika'da e-devlet faaliyetlerinden tutunda, vatandaşlık bilgilerine kadar birçok bilgi internet üzerinden yapılabildiğinden, her türlü bilgiyi toplayıp, indeksleyen ve bu indeksledği bilgileri düzgün şekilde gösterebilen insan arama motorları son derece revaçta. Bu sayede, kişinin ödenmemiş elektrik faturasına kadar her türlü bilgisi internette parmaklarınızın ucunda bulunabiliyor. Bu sitelerin en rahatsız edici olanı intelius sonra Yahoo! ve People Search geliyor. Bu siteler bu bilgileri bir dedektif edası ile arayıp buluyor, indeksleyip inanılmaz kullanım yöntemleri ortaya çıkarıyor.

Türkiye'de biz bu tip arama motorlarının oluşmaması dışında bir başka avantaja daha sahibiz. Her ne kadar son dönemde liberal görüşlü internetcileri rahatsız etmiş olsa da, son internet yasasında konunun düzenlenmesini sağlayan bir madde var. 4 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5651 nolu "internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun" isimli kanunun 9. Maddesi, kişinin haklarının ihlal edilmesi durumunda, cevap hakkının dava açmadan kullanılabileceğini öngörmektedir. Eğer içerik sağlayıcısı (web sitesinin sahibi) bölümü kapatmazsa, yer sağlayıcısı (hosting şirketine) başvurulabilir. Yine sonuç alınamazsa mahkeme yöntemine gidilebilir. Ancak uygulamada bunun dışında bir de erişim sağlayıcılardan yardım alındığına şahit olduğumu söylemek isterim. Ancak Türkiye'de bu kadar çok internet kullanıcısını koruyan yasa varken, bunun sadece belirli gruplar tarafından, çoğunlukla da siyasi amaçlarla kullanılıyor olması oldukça düşündürücü.

İtibar yönetimi, şüphesiz her internet kullanıcısının hatta, bazı durumlarda interneti hiç kullanmayan kişiler için bile bir gereklilik. İnterneti hiç kullanmıyor olsanız bile, daha önce yaşanan bir olayda görüldüğü gibi, hizmet aldığınız bir kurum sizin bilgilerinizi, güvensiz bir ortamda sakladığı için kaybedebilir. Üstelik bu bilgiler önem sırasına göre isminiz, adresiniz, telefon numaranızdan kredi kartı bilgilerinize kadar gidebilir.

Tabii unutmamak gerekir ki; kişilerin yaşam tarzları önemsedikleri bilgileri de farklılaştırmaktadır. Ortalama hayat yaşayan birçok kişi için o an kiminle ilişkisi olduğu bilgisinin ulaşılabilir olması önem arzetmezken, bu konu birçok ünlü kişi için magazin basınına taşınmak ve istemediği bir konuda gündeme gelmek demektir. Çoğu ünlü bu durumda yaşayacakları travma yüzünden bu durumu oldukça fazla dikkate alırlar. Bu durumda kişinin internet ortamında hangi profil bilgilerini bulundurmak istediği bilgisiniz seçebilme hakkı olmalıdır. Zira bu konudaki seçim, bir standart içermesi mümkün olmayan, kişiden kişiye değişen bir bilgidir.

Son yıllarda basın dünyasının kurtu Murdoch'ın satın aldığı myspace sitesi ve Microsoft'un da ortağı olduğu facebook sitesi, sadece profil bilgilerinin değil, ilişki bilgileri ve hatta ilgi duyulan konular ve markalar bilgilerinin de son derece kişisel ve önemli bilgiler olmasına sebep oldu. Bu nedenle genel olarak internet kullanıcıları, bu tip bilgilerinin de ulaşılabilir ve indekslenebilir olmasından büyük rahatsızlıkları bulunuyor. 2009 bu nedenle özellikle private social network (özel sosyal ağ) kavramının ortaya çıktığı yol olarak anılacak. Zira satışın internet üzerinden gerçekleşmesi durumunda bile pazarlama için markaların profil bilgilerini kullanmaları pek de sempatik görünmeyecek.

Kişisel Bilgilerin Korunması

Bu konuda ne yazık ki, hiçbir ülkede bir yasa veya yaptırım bulunmuyor. Zaten internetin yapısı gereği bu konuda oluşacak yerel bir çözüm genel problemi çözmekten çok uzak olacaktır. Kaldı ki, internet yapısı gereği, özgürlükçü bir mecra olduğundan, yaptırımların olması konusu bile sonlandırılamamış bir tartışma konusu.

Bu durumda yöntem, bu tip bilgilerin kurumsal ilişkilerle çözülmesini sağlayacak, global çalışan yerel çözüm ortaklarının bulunmasıdır. Zira kurumsal anlamda sorunu çözmekle birlikte,her an kişisel talepleri yerine getirmek, yerel sitelerle de gerekli ilişkilerin kurulmasını sağlamak çözümün en önemli parçası.

Bu konuda ayrıca yasaların verdiği hakları bilmek son derece önemli.

MADDE 9
(1) İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir.
İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır.

(2) Talebin reddedilmiş sayılması halinde, kişi onbeş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar.
Sulh ceza hâkiminin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.

(3) Sulh ceza hâkiminin kesinleşen kararının, birinci fıkraya göre yapılan başvuruyu yerine getirmeyen içerik veya yer sağlayıcısına tebliğinden itibaren iki gün içinde içerik yayından çıkarılarak hazırlanan cevabın yayımlanmasına
başlanır.

(4) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde, bu fıkra hükmü yayın sorumlusu hakkında uygulanır.

ref : http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5651.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster