Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '21

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
32
 

TEKNOLOJİ ve UYGARLIK

 

  Çağan Irmak’ın yönettiği ve Demet Akbağ’ın başrolde oynadığı Nadide Hayat öyküsü, oyunculuk performansları, rejisi kadar göndermeleriyle de başarılı bir film. Eşini kaybeden Nadide’nin yıllar sonra üniversite affından yararlanarak öğrenci işlerine başvuruda bulunduğu sahnedeki ‘‘Otuz senede değişmeyen şeyler de oluyor demek ki. Önünüzden daktiloları almışlar bilgisayarları koymuşlar ama öğrenci işlerindeki gıcıklık yine aynı gıcıklık.’’ repliği bu düşünceyi doğrular nitelikte. Teknik bilimin gelişmesine rağmen tavırların, anlayışın ve olaylara bakış açısının değişmemesi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

  Çağımızın en önemli açmazlarından biri olan teknoloji ve uygarlığın aynı doğrultuda ilerlememesindeki temel nokta amaç ve araç kavramlarının net olarak ortaya konmamasından ileri geliyor. Söz gelimi II. Dünya Savaşı döneminde yetmiş iki saate kadar uykusuzluğu sağlayan Pervitin ilacını içen askerlerin adeta zombiye dönüşerek savaş makinesi haline gelmesi, nükleer reaksiyonlarla atom bombası üretimi teknolojinin katliam amacıyla kullanılan bir araç olduğunu ortaya koyuyor.

   Teknolojiyi insan sağlığı için değil de insan zararı için kullanan anlayışın farklı sürümleri hâlâ devam etmektedir. Teknolojik cihazlara erişimin kolaylaşmasıyla hem bireysel hem de kitlesel olarak şekil değiştirerek süregelen kötü maksatlı eylemlerin ardı arkası kesilmiyor. Cep telefonuyla kitap okumak, dil öğrenmek mümkünken dolandırıcılık yapılması; böcek boyutundaki mikro cihazların hasta tedavisi yerine mahremiyet ifşası için kullanılması gibi akla gelebilecek belki de binlerce örnek var.

   Temel bilgiyi belli bir alana uygulamayı konu edinen, teknik bilim anlamına gelen teknolojiye bireylerin zaaflarından istifade etmek, insanları kandırmak, bel altı vuruşlar yapmak veya illegal yoldan zenginleşmek için müracaat edilmesi çocukluk döneminde alınan eğitimin yeterli olmadığını gösterir. Dünya teknolojisinin söz sahibi ülkesi Japonya bu konuda teknolojisi kadar eğitim sistemiyle de örnek olmuştur. İlkokul çağındaki çocuklara dil, matematik fen ve sosyal bilimlerden önce temizlik, gelenek, ülke sevgisi, birey olmak, işbirliği gibi erdemleri aşılayan uzak doğu ülkesi teknoloji ve eğitim dengesini kurmakla beraber uygar bir ülkeye yakışır davranan insanlar yetiştirmeyi de başarmıştır. Metroya binmek üzere hazır bulunan insanların, sabırlı, tahammüllü bir biçimde bekleyip sırayı bozmadan metrodan inen yolcuları beklediği video bu fikri desteklemektedir.

   Son moda teknolojik ürünlerin kullanıldığı, şık, pahalı ve gösterişli kıyafetlerin giyildiği bir dönemde yaşamamıza rağmen teknoloji ile uygarlık kavramlarının aynı doğrultuda gittiğini düşünmüyorum. Son model arabasıyla trafiği birbirine katan magandalar, toplu taşıma araçlarında pahalı cep telefonuyla yüksek volümlü video izleyip diğer yolcuları rahatsız edenler, interneti ve sosyal medyayı sadece gösteriş amaçlı kullanan şekilciler bu orantısız gidişatın bariz bir göstergesi. Bu gidişe bir dur denilmesi için teknoloji ile uygarlığın aynı kulvarda ilerlemesi gerektiği inancındayım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 61
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster