Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '08

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
490
 

Teknolojik gelişmeyi sağlayamıyoruz

Teknolojik gelişmeyi sağlayamıyoruz
 

Osmanlı imparatorluğuna hep kötü gözle bakar, sık sık Avrupalı ülkelerdeki ilerlemeyi sağlayamadığını söyleriz.

Oysa Osmanlı imparatorluğu büyük bir güçtü Amerika kıtası keşfedilmeden önce.

Sonra neden böyle oldu? Neden geri kaldı?

Amerika keşfedildi, tarihin en büyük yağması oldu. Aztek, Maya ve Inka imparatorlukları yağmalandı. Servetleri Avrupa’ya aktı. Avrupa zenginleşti. Bu teknolojik gelişmeyi getirdi. Buhar makinesinin 1774 yılında James Watt tarafından keşfi kimyasal enerjinin üretimde kullanılmasını sağladı. Buhar makinesi ile daha fazla demir çelik üretildi. Bu da daha fazla daha fazla top, kılıç ve silah üretilmesine neden oldu. Buhar makinesinin 1807 de gemilerde kullanılması ile de Avrupalı devletleri deniz savaşlarında ve deniz taşımacılığında çok büyük ilerleme yapmasını sağladı. Karada durum aynı idi. Buhar makinesinin trenlerde 1804 de kullanılmaya başlandı. Çok üretim yapıldı. Bunlar daha hızlı pazarlara ulaştırıldı. Yapılan çok üretimle Avrupalı devletler daha da güçlendi. Onlarda ilk olarak Osmanlı İmparatorluğunun denizlerdeki askeri üstünlüğüne son verdiler.

Osmanlı Avrupalıların yaptığı teknolojik gelişmeyi başaramadı. Ve de ticari ve askeri alanda bunu hissetmeye başladı ve de bunun sonucunda Osmanlı imparatorluğu çöktü. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Yeni dönemde teknolojik ilerleme önemli idi. Bunun sağlanması için bir çok yeni fabrika açıldı. Üretim teşvik edildi. Hukukta, yaşam düzeyinde Avrupa’ya uygun düzenlemeler yapıldı. Devrimlerdir bunlar.

Osmanlı İmparatorluğundan sonra Türkiye Cumhuriyeti de Avrupa, Amerika ve uzak doğu devletlerinin yakaladığı ileri teknolojik düzeyi yakalayamadı.

Bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin modern teknolojiyi üreten bir toplum olduğunu söyleyebilir miyiz? Yeni fabrikalar kuruluyor, ama genelde teknolojiyi büyük paralar karşılığı diğer ülkelerden ithal etmek zorunda kalıyoruz. Teknolojik geri kalmışlığımızı konuşmak istemiyoruz. Geçmişte nasıl Osmanlı İmparatorluğu kimyasal enerji ve buhar makineleri kullanan, gemi inşaatı yapan, silah üreten teknolojilerde geri kalmışsa, günümüzde de Türkiye Cumhuriyeti nükleer teknoloji, havacılık teknolojisi, uzay teknolojisi, elektronik teknolojilerinde pek ileri gittiği söylenemez. Gerçi F16 ları üretiyoruz ama parçaların çoğu ABD’den sağlanıyor.

Değişen bir şey yok aslında, geçmişte Osmanlı İmparatoluğu buhar makinesi, buharlı gemi ve buharlı lokomotif yapamıyordu.

Bu günde Türkiye Cumhuriyeti uçak, uzay araçlari, uzay uydusu bilgisayarlar ve nükleer güç uniteleri yapamıyor. Uzay uydusu denince Fransa’ya Türksat 3'ü yaptırdık, Fransız Guyanası’ndan atıldı, biz de ancak ülkemizde bu atılışı kutladık, belki hatırlarsınız.

İsrail yapıyor, İran yapıyor, Hindistan yapıyor, Pakistan yapıyor. Biz yapamıyoruz.

Cumhuriyet kurulalı 85 yıl oldu, çağdaş bir rejime sahip olduk, kadınlara seçme seçilme hakkı verdik, Avrupa’ya uymak için birçok devrim yaptık ama hala çağdaş teknolojiyi yakalamadık.

Herkesin arabası var, herkesin evinde birkaç televizyon var, ama onların üretim teknolojilerini de Avrupa ve Amerika ve uzak doğudan alıyoruz.

Teknolojik gelişme için üniversitelere çok iş düşüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Basbakan Erdogan acaba biliyor mu? Hep dünyanin 17., 20, ekonomisiyiz diye üretim kapasitesiyle ilgili bildirimleri var ; birileri ona hala gerikalmis oldugumuzu anlatmali... Zaten o da basbakanligini buna borclu sanirim...

Hakan Güngör 
 09.07.2011 0:00
Cevap :
Eskiden de teknolojik olarak geriydik bugün de geriyiz, Fransa'ya uydu, japonlara tüp geçit, köprü yaptırıp sonra da biz yapmış gibi övünüyoruz, eskiden nasılsak bugünde öyleyiz, teşekkürler katkınız için  09.07.2011 18:12
 

Olan pek çok ileri atılım sadece sözde kaldı Doktor Bey. Teknolojik atılım için üniversitelere çok iş düştüğü doğrudur ama sanayi kuruluşlarına da düşüyor, devlete de. Örneğin İngiltere'de süper iletkenler ilk çıktığında sanayinin desteği ile yapılıyordu araştırmalar. Şimdi bu ülkede bu çalışmaları destekleyecek montaj sanayiinin dışında bir sanayi kaldı mı? Yumurta tavuk sarmalına dönmüş oldum böylece. İkinci bir nokta da devlete düşen. Bilmem kaç üniversitenin bütçesine denk bir Diyanet işleri var. araştırmaları o kurum yapar artık. Hala daha kuş uçmaz kervan geçmez kasabalarda lise binası bile olmayacak binalara üniversite tebelası takıldığında üniversite olacakmış zihniyeti ile ne yapılabilir? Selam ve saygılar.

Ezgi Umut 
 27.04.2008 22:03
Cevap :
size katılmamak mümkün değil ama ne yapılacak merak ediyorum, kaliteli bilim adamlarımızda yurt dığından iyi tekliflerle hemen kapılıyor  28.04.2008 20:03
 

Size katılıyorum. Su buharı, elektrik ve petrolle çalışan motor gelişiminden sonra hidrojen, güneş, rüzgar ve nükleer enerjilerin kullanılması sürerken ülkemizin hep hızlı bir üretime geçememiş olması altyapısını tamamlamasının uzun sürmesinden olabilir. Bir ülke için yüzyıl belki de değişim için az bir süre sayılabilir.

Özkan Salman 
 27.04.2008 20:45
Cevap :
ihşallah zamanla daha iyi olur  28.04.2008 20:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 687
Toplam yorum
: 1691
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 2658
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster