Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
926
 

Teknolojiye hakim olan dünyaya hakim olur

Teknolojiye hakim olan dünyaya hakim olur
 

Geçir teknolojiyi eline... Al dünyayı sen de avucunun içine... Olma mı canım!


Teknolojiye hakim olan dünyaya hakim olur. 

Eskiden bir ülkeye göz diktiğinde, diş geçirmek, sözünü dinletmek istediğinde, gönderirdin savaş gemilerini... Döve döve adam ettiğin ülkenin başına dikerdin kendi adamını... Olur biterdi her şey... 

Şimdilerde de Amerikan usulü yamyamlık, ucuz kabadayılık, - Zor oyunu bozar - kavgacılığı geçerli olsa da... Eskiden ilk akla gelen şey, savaşla, askerle yola getirme yöntemi ülkeleri; son çare artık günümüzde. 

Bunların yerine modern dünyanın daha zahmetsiz; ama daha teknik oyunlarını sıralayacak olursam eğer: 

- Koca bir halk, koca bir milletle savaşıp, milyonlarca kuyruk acısı olan, öfkeli düşman kazanacağına; Bastır parayı... Satın al o ülkeyi yöneten adamları... Öyle ya!... Nasıl olsa, şu hayatta, herkesin kendine göre, reddedemeyeceği bir fiyatı vardır; değil mi? 

- Sen de yetiştir bir George Saros... Sal gıcık olduğun ülkenin üzerine... Alsın o ülkenin can damarı ekonomisini avucunun içine... Sen de sık gırtlağını; ülkenin söz dinlemez, asi çocuklarının dilediğince... Nasıl olsa her şey parasıyla değil mi kardeşim! " Size ne? Siz kendi işinize bakın." der, dünyaya; çıkıverirsin işin içinden usulca... 

- Ele geçir ve kontrol et ki, tüm bilişim ve internet teknolojilerini... Alaşağı et; tepe takla getir, tüm kahraman asker ve vatansever siyasi lider ve de bürokrat takımını... 

- Teknolojiye hakimsin ya! Mecburen senin teknik terimlerini kullanmak zorunda olanlar, ne teknolojilerini, ne kendi ana dillerini koruyup, yenileyebilsinler; geliştirebilsinler... 

- Dünyayı, daha 1950'lerde planlamaya başladığın gibi, - küresel bir köy -haline getir ki, birbirinin aynı düşünen, davranan, söz dinleyen milyarlarca oyuncak adamın olsun! V e o oyuncak adamların mızmız, mızıkçı, bir kuru emziğe susturabileceğin bebeksi ağlamaları... 

- Sahip olduğun teknolojiyle bol bol film, dizi de üret ki, kendi yaşam tarzını dayat, yerleştir kendi kurallarını; çaktırmadan insanların da bilinçaltına... Kendi sahte, çakma kahramanlarına tapınıp dursun, hiçbir şeyden haberi olmayan, ayakta uyutulan, zavallı dünya! 

- Kendi çöpe attığın, en az iki nesil önceki askeri teknolojilerini de sat cakayla; bol bol havayla... Ama onların en eskimiş, en köhnemiş elektronik beyinlerini bile verme; o uyuşturduğun ülkelere... Belli mi olur? Uyanıverirler aniden; kan uykularından... Atıverirler tüm uyuşukluklarını üzerlerinden... İşin yoksa, uğraş dur ondan sonra!... Onun için uçaklarını sat.Ama... aman haaa! Beyinlerini kendine sakla!... Olma mı canım! 

- Milli eğitim de neyin nesiymiş öyle?!!... Gönder kasetlerini, cdlerini... " Artık bu ülke çocukları daha rahat ingilizce konuşacak." diyerek, maaşlarını da o ülkelere ödettiğin öğretmenlerini... ülkenin kendi İngilizce öğretmenleri aç, sefil, üç kuruş, beş köfte için atama beklerken, sen tut kendi vatandaşın olan öğretmeni yağla, balla ve sat; o saf, salak ülkeye!... E mi çocuğum?!!... 

Sahi!... O iş ne oldu? Hani, Türkiye'ye gelecek binlerce ingilizce öğretmeni... Muhteşem milli eğitim projesi!... 

Yağma yok! Oyun bozanlık yapma şimdi! Ele geçir teknolojiyi... Kuşat kendi akil adamlarınla dünyayı ki... İşsiz kalmasın hiçbir türkçe öğretmeni!::: 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1317
Toplam yorum
: 3584
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1679
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster