Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
102
 

Tekrar mutlu olmak istiyorum.

 Bugün 06 Nisan

 Artık alışkanlık oldu. Sabah kalkıp bir şeyler yedikten sonra ikinci çayımı alıp bilgisayar başına oturuyorum. Bu çözüm bana iyi geldi. Zira telefonda konuşmak bile açmıyor insanı.Herkes benim gibi evde hapis. Kime telefon açsam aynı şeyleri konuşuyoruz. Bir tek Burcu ile görüntülü konuşurken şirincikleri görünce moralim yükseliyor.

 Televizyonda ne kadar magazin programı açarsam açayım bir kaç dakika sonra haber kanallarını zapingliyorum. Hoş magazin programlarında da ünlülerin evden çektikleri videolardan başka bir şey yok. 

 Televizyon yayınları deseniz konulan filmleri, programları kimler seyrediyor anlamadım. Ne kadar zeka seviyesi düşük yapım varsa yayında. Biz bu kadar seviyesiz miyiz anlamadım. Oysa çok kaliteli filmlerimiz ,dizilerimiz var geçmiş yıllarda çekilmiş ve yayınlanmış.

  Haberlere denk düştüğünüzde hep ölü sayısı, hasta sayısı veriyorlar saat başı. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyadaki skoru yakından takip ediyoruz. Arada doktorlar çıkıp corona nasıl anlaşılır, nasıl korunulur konulu konuşmalar yapıyorlar. Bu da bir şans işte. Bir çok doktor hastanelerde üstlerinde nefes almalarını engelleyen ağır giysiler içinde mikroplarla, ölümle savaşırken, televizyoında bu bilgileri anlatma önceliğine sahip olmak şans değil mi?

 Televizyon yayınları böyle  sosyal paylaşım siteleri daha beter. Heran bir çok yalan yanlış bilgi ile donanan paylaşım sitelerinde başsağlığı dilemekten moralim sıfırlandı. Ne yazık kı vefat edenler de belli yaşın üstünde çok değerli kişiler. Sanırım bu olayları atlatabilirsek ki yavaş yavaş atlatamıyacağız düşüncesine girmeye başladım, toplum kalitesi çok değişecek.

 Bugün moralim biraz düşük , yazıma da yansıyor bu durum. Dün gece gene kötü bir gece geçirdim. Bütün gece terle mücadele ettim. Acaba hava mı sıcak , yoksa ben psikolojik sıkıntı içinde olduğumdan mı sürekli terliyorum. Bu arada bir hastalık ihtimalini aklıma getirmek istemiyorum. Keşke Sağlık kuruluşlarının elinde yeterli tanı kidi  olsa ve benim gibi şüphenin hasta ettiği kişileri aydınlığa kavuştursalar . Tabii mikrop kapmadan.

 Şimdi magazin programında corona sebebiyle telefon üzerinden kız isteme yapıldığı anlatılıyor. Bu olay bana beş yıl önce yaşadığımız olayı hatırlattı.

 Beş yıl önce Amerika'da yaşayan kızım Burcu Göker bir avukat arkadaşı olduğunu ve onunla ciddi bir beraberlik düşündüğünü söylediğinde içim endişe ile ürperdi. Bir süre sonra Burcu evlenmek istediiklerini ve damat adayının Burcu'yu bizden görüntülü görüşmede isteyeceğni söyledi.

 Bir yaz günü Avşa adasında arka bahçede salıncağa oturduk ve masayı önümüze koyup bilgisayarı açtık. Tabii bahçeye yakışmayacak kadar ciddi ve şık giyinmiştik eşim ve ben. Ben eğlenceli bulduğum bu olayın keyfini çıkartmayı düşünürken eşim herzamankı ciddiyeti ile heyecan içindeydi.

 Görüntülü görüşmeyi açtığımızda karşımda Burcu'yu ve yanında takım elbisesi içinde heyecan içinde titreyen genç damat adayını görünce içim sevgi ile doldu.Onlar da masa başında oturuyordu. Damat adayının pırıl pırıl mavi gözlerini, tertemiz yüzünü görünce kızımı çok mutlu eeceğini hissettim bir an.

 Damat adayı Ryan elinde yazılı kağıda arada kaçamak göz gezdirerek Allahın emri Peygamberin kavli ile kızınız Burcu ile evlenmek istiyorum diye Türkçe isteğini belirtti. Arkasından İngilizce olarak 'Kızınızı çok seviyorum ve onu çok mutlu edeceğim. Gözünüz arkada kalmasın.' diye sözlerine devam etti.

 Biz de bu soru ile karşılaşan ebeveynlerin çoğunun verdiği cevabı söyledik.'Verdik gitti.'

 Anlayacağınız magazin programında yeni bir olay gibi anlatılan bu değişik kız isteme olayını biz beş yıl önce yaşadık.Ben de bunu yazarak corona endişesinden biraz uzaklaşıp o güzel olayı tekrar yaşadım.

 Umuyorum ki bu olaylar geçecek ve biz atlatacağız . Tekrar böyle güzel olaylar yaşayacağız..

Değil mi????

ETEM SEVİK, Sophie Yazıyor bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 825
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1030
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster