Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
697
 

Teleanne

Teleanne
 

BİLGE


Telefon'un bir ucunda ben, diğer ucunda Bilge.

Anne, kelepçenin anahtarını bulamıyorum.

Kızım okul saati geldi boşver anahtarı da hazırlan.

Anne kelepçe ayağıma takılı.

Eh Bilge, ne işi var kelepçenin ayağında?

Oynuyordum anne, taktım işte.

Bak şimdi, pantolonunu giy, kelepçenin boşta kalan ucunu da diğerinin yanına tak, saç lastiğin ile sıkılaştır. Paçanı aşağı indirince kelepçe görünmez.

Olmaz anne.

Neden?

Kelepçe'nin öbür ucu da ayağıma takılı.

Neee, şimdi senin ayakların,

Evet anne.

Tamam Bilge, anlaşıldı, bugün okula gitmiyorsun.

Olmaz anne, akşam beraber çalışmıştık ya unuttun mu bugün sınavım var.

Bilge allah seni ne yapsın, Bilge eve gelince kemiklerini birer birer kıracağım, etlerini lime lime tifteceğim, Bilge sen bu gün dayak nasıl yenir öğreneceksin, Bilge...

Arkadaşım yavaşça kolumu tutup, sakin ol deyince, yuvalarından fırlamış rengarenk bir sürü göz ile göz göze geldim. Yer yarılsa da içine girsem.

Arkadaşlarım şaşkın,

Munis, sevecen, hoşgörülü bilinen bana ne olmuştu da, ağzımdan köpükler saçarak çocuğuma tehditler yağdırıyordum.

Anneciğim,

Bana anne deme.

Nazmi ağabey Vali Konağında nöbetçi, onda anahtar var, gidip kelepçeyi açtırayım.

Sakın ha Bilge, sakın Bilge bak evden çıkayım deme seni...

Alo, aloo, alooo.

İşim ile evimin arası metro- otobüs kullanarak, biraz da uçarak en az bir saat,

Evimiz ile Vali Konağının arası bir duraklık mesafe, yürüyerek on dakika.

Artık utanmayı bıraktım, hem Bilge'ye allah ne verdiyse esip yağdırıyorum, hem de işin iç yüzünü anlatıyorum.

Üst katımızda iki genç polis oturuyor. Bizi aileleri, Bilge'yi de küçük kız kardeşleri gibi görüyorlar. Bilge, Memoli dizisinden dolayı polislere hayran. silah, kelepçe ilgi alanında.

Bizim gençler kullanmadıkları bir kelepçeyi biraz oynasın diye vermişler. Punduna getirip evde herkesi birer kez kelepçeledi, oynadı, hevesini aldı. Artık geri ver dedik. Vermemiş...

Telefon çaldı.

Anne ben eve geldim. Nazmi ağabey kelepçeyi açtı.

Sağ salim eve dönüşüne sevindim, şükrettim.

Kanguru gibi zıplaya zıplaya, onca yolu giderken düşebilirdi, bir yerini yaralayabilirdi...

İki ayağı kelepçeli bir kız çocuğunu, polis görse nasıl izah edilirdi?

Nazmi ağabeyinin de başı ağrıyabilirdi.

Bütün bunlar on dakika içinde olup bitti desem inanırmısınız?

Benim ise ömrümden on yıl gitti.


Naçiçeği


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İyi ki kızınca söylediklerimiz hemen oluvermiyor:)) Benim oğluş da daha şimdiden mazeretsiz olarak 17,5 gün devamsız ve sabah çıkması gereken dakikaları geçiverince ne yapacağımı bilemiyorum. En son sabahın köründe "hadi artık, geç kalıyorsun" diye bağırdığımda neden bağırdığımı bir türlü anlayamamış. Evlat.. kötü giden bir evlilikten bana kalan "kar"dır ve "kar" ım giderek artıyor:)) Sevgiler, yeşilden yansıyan maviyle.

derinmavi.. 
 11.04.2008 14:31
Cevap :
Hayattaki en güzel varlıklarımız evlatlarımız. Sevgilerimle...  11.04.2008 18:28
 

çok güldüm,yolda zıplaya zıplaya hali gözümün önüne geldi..hayyy Allah .. sadece biz mi, gelecekte o da kendi ailesine arkadaşlarına küçüklüğünü ve yaptıklarını anlatacak...keşke olay anında da böyle gülebilsek ama ne mümkün?? bazen beni çıldırttığında kelebeğim (2 yaşında) gıkımı çıkarmadan fantazi yapıyorum Tom ve Jerry misali fantazimde üstünde zıplıyor, 17.kattan atıyor, beyzbol topu gibi ordan oraya savururuyorm.. yedi yaşı geçsin işkenceye başlayacağım.. :))))

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 18.02.2008 15:54
Cevap :
2 Yaş en tatlı dönemi. Tadını çıkarın bu günlerin, göz açıp kapayıncaya kadar büyüyorlar. İkisininde ilköğretime başlamaları dün gibi gözümün önünde. Yıllar akıp gidiveriyor. Sevgilerimle...  18.02.2008 20:42
 

Benimki de küçükken kaşlarını kirpiklerini kesmişti,zillinin biri demiş daha uzun olur kirpiklerin diye.Daha 4 yaşındaydı,gözüne sokmadığına mı sevineyim,haline mi kızayım şaşırıp kalmıştım :) Kaşları uazayana dek kaş kalemiyle boyadık sokağa çıkarken :) Yine de güzel bir hatıra olarak kaldı geçmişten,ne yapalım,Allah eksikliklerini göstermesin,varsın yaramaz olsunlar :)

shalimar 
 10.01.2008 21:58
Cevap :
Burnuna şemsiye telinin boncuğunu sokma, saç kesme, mutfak çakmağı ile kaş kirpik yakma, hangi birini anlatsam. Hala alevli mutfak çakmağı kullanmam. Sağ salim büyüttüğüme şükrediyorum. Teşekkürler, sevgilerimle...  10.01.2008 23:26
 

Aslında böyle durumları yaşarken çok kızıyoruz ama, günler sonra çok hoş, hatırladıkça güldüğümüz anı olarak kalıyor hafızalarımızda....Sevgilerimizle

Nezahat 
 10.01.2008 13:23
Cevap :
Bu kadar tesadüf olur. Ben de günlerdir sizin profiterol tarifinizi denemek istiyordum, sayfanızdan tarifi aldım ve yorumunuz geldi. Evet o günkü telaşım yıllar sonra tatlı bir anı oldu. Teşekkürler, sevgiler...  10.01.2008 13:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 1164
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 1668
Kayıt tarihi
: 17.06.07
 
 

Emekliyim ama, yaşamdan değil; işimden. Eşim ve iki kızımla birlikte İzmir’de yaşıyoruz. Yazmak, oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster