Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
181
 

Telef Onlar

   11 yaşına kadar, telefonu kullanmayan ve görmeyen biriyim. Orta okula başladığımda kulağıma değmişti, sayın ankesör. Yurtta ufak bir köşesi vardı, kendisinin. Köyde ise sadece muhtarlıktaydı, antika versiyonu. Annemle on beş günde bir görüşürdük, kulağıma fısıldayan sayın ankesör sayesinde. Bir de müdürün odasında vardı, antikadan ama harbi olandan. İhtiyaç halinde orayı arardı, annem. Merdivenler den yukarı doğru, bir bağırış kopardı. Jale Ay telefon..Jale Ay telefon...Üçer, beşer atlardım, merdivenlerden. Derdim mi? Annem beklerken, hat kesilmesin.

   On beş yaşlarında evimize girmişti, ilk telefon.  Annemle haftada bir görüşürdük. Pazarları etüt olmadığında arardı, beni. On sekiz yaşında evlendim. Bir kez telefonda konuştuk, eşimle. Oda telefonda konuşmadık, demeyelim diye. İki yıl evimizde değildi, kendisi. Oğlumuz iki yaşındaydı, köşeye geçtiğinde. Oğlumuz üç yaşındayken eşim ilk telefonunu aldı. Kocaman anteni olanlardan. Oğlumuz beş yaşındaydı. Evimize internet girdi, bilgisayar hazretleriyle...Günde bir saat eşim eve geldiğinde açar, eğlenirdik.

  Oğlumuza liseye başlayana kadar, telef edindirmedik. Telefonu öğrettik, ona harbi olanını. İhtiyaç halinde elinde olanı. Başka bir şehire gitmeye, başlamıştı. İhtiyacı olabilir, bizi arayabilirdi. Eşimin benzinlikten kazandığı telefonu verdik, kendisine. Eee tabi çocuk gördü, herkesin elinde dokunmatikler. Sormaya başladı, "anne bana ne zaman alıcaksınız" diye.

  İlk telefonunu lise ikiyi bitirdiğinde, kendisi aldı. Kendi alın teriyle. Lise dörde kadar yanımızda çalıştı. Şartlar ağır, eşimde acıma yok. Dördüncü sınıfta üniversite hazırlıkları sebebiyle, rahat bıraktık, kendisini. Sonucu merak ediyorsanız, kazandı. Bize itirafı da vardı. "Anne, baba size bazen çok sinir oluyordum. Beni çalıştırıyorsunuz diye. İyi ki çalıştırdınız, iyi ki. Şimdi anlıyorum, sizi". Ondan feyz alıyorum, kontröl konusunda. Uçak modunda geziyor, gün boyunca.

  Ben kırk yaşındayım, hiç kendime ait telefonum olmadı. Olmayacak ta. 2016'nın ekim' ine kadar sadece şehir dışına çıkarken, kullandığım bir kapaklı tuşlum vardı. Kardeşim kendine yeni telefon almıştı. Ben de oğlumla whatsapp tan görüşürüm, diye onu aldım. Oğluma üniversiteyi kazanınca hediye almamıştık. Eşim ona ikinci sınıfta yeni bir telefon aldı. Oğlumun eski de bana kaldı. "Anne bak, o alın terimle alındı" dedi. 2017 den beri onu kullanıyorum. 

    Oğlumun " anne güzel fotoğraflar çekiyorsun, ınstagrama atarsın" demesiyle ınstagram açtım. Sekiz yıl facebook kullandım. Bilgisayar üzerinden sadece. Akşamları işten sonra biraz bakardım. İki yıldır kapalı. İnsanların çirkinleştiğini gördüm. Kendimi korumayı hep başardım. Arkadaşlarımın bu zaman da akıllı telefon kullanılmaz mı? demesi hiç umrumda olmadı. Gözlemledim, izledim. İnsanlarda ki bu bozulma bende de olabilir, diyerek hep korktum. Instagrama fotoğraf attım. Tabi yemek fotoğrafları değil. Doğa fotoğrafları, gittiğim değişik yerlerin fotoğrafları falan. Ama yinede bozuluyor, insan. Bir ego tatmini çıkıyor. Yiyemeyen varsa, gezemeyende var. Bunu aklından çıkarma.

   Üç aralık 2017 de kendime dönme kararı aldım. Önceden de fotoğraf çekiyordum. Ama paylaşma isteğim yoktu. Paylaşmadan daha mutlu oluyor, insan. Çünkü senin hayatını görüp, üzülen biri olmuyor. Fottoğrafların evini süslüyor, hesaplarını değil. Fotoğraf sevdam beni burada hayli oyaladı. Herkesin düştüğü bir nokta var. Gezginler, fotoğrafçılar, falan filan. Hayat paylaşınca güzelmiş, palavra...paylaşmak güzel ama onun yeri başka. Bu platformlar  ego yükseltme aşısında. Yavaş, yavaş uzaklaştım.

    Çoğu kişiye göre belki alışkanlığım bile yok. Limit koymuştum, kendime. Bir buçuk saati geçmiyordu. Aslında kendimi kandırıyordum, bence. 

   Whatsapp' tan gelen cuma mesajları boğmaya başlamıştı, beni. Bir gün dayanamayıp arkadaşlarıma "ben pazarları kutluyorum" dedim. O günden beri mesaj yok. Öğrenci velileri öğretmenleri çıldırtmış, durumda. Whatsapp' tan durmadan ödev soruyorlarmış. Çocuk defterine yazar, ödevini. Yazmazsa öğretmenin suçu ne. Onların da özel hayatı var. 

    2019 mart bahar olsun dedim, bana. 860 kişilik hesabımı 160 kişiye indirerek başladım,işe. Sonra hesabımı dondurdum. Telefonum da topu topu 51 kişi var. 15' i whatsapp engelli. Bir tanıdıkla konuştum, üç bin kişi varmış, rehberinde. Oda ne? 

   Yaşasın bahar, uzak olun telef onlar. Aklını alır, akıllı telefonlar. Kendine gerçeği söyle, hayat geçmez, beğenilmek peşinde. Mutluluk kendi merkezinde. Kendinle..Takip etme, edilme. Beğenme, beğenilme. Karış hayatın içine.

   Yine de hiç telefon almamakla övünmek hakkım be....NERDESİN KAPAKLI TUŞLUM DÜŞTÜM ELLERİNE..

   Nefrete bulaşmayanlara, satılmayan farkındalıklara.

   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Özgür Ruhtan özgür düşünceler. Bu hayat sizin. Öyle de yaşıyorsun. Tebrik ederim

ERIC VAN BUYTEN 
 19.03.2019 20:20
Cevap :
Umarım çekişmenin sonucu doğallığın olur..yaşamaya çalışıyoruz umarım final maçı bizim olur..Hayat isteyince çok bereketli çok cömert..yeter ki aptallık lara kanmayalım..teşekkür ediyorum   19.03.2019 22:30
 

"Ben pazarları kutluyorum" ha güldürdünüz beni...

Kerim Korkut 
 17.03.2019 9:50
Cevap :
Teşekkür ediyorum..  17.03.2019 18:55
 

Bayıldım başlığa, fakat inkar da etmeyelim Telefon muhteşem bir alet, mektup beklerken çok acı çektim ben, kardeşimin oğlu öldü feci bir şekilde bir ay sonra GELEBİLEN mektubundan öğrendim, daha çok var. Kavuşabilme serüvenimiz zordu, ben de 18 yaşımda evlendim, İstanbul'a geldim ailem Tokat/Zile de yaşıyordu. Önce komşuma gelmişti telefon işini gücünü bırakıp balkondan seslenirdi "annen arıyor, yarım saat sonra yine arayacak" diye, işi gücü bırakıp koşa koşa giderdim. Sonra mahalleye ankesörlü telefon geldi gece saatleri sakinliğini beklerdim. Şimdi "sosyal medya" bağımlılığından uzak, en değerli sosyal alan tercihim Milliyet blogla devam ediyorum. Gelişinize çok sevindim, oğlunuzu tebrik ediyorum Allah evlatlarımızın başarılarıyla övündürsün, bu kalem gücünü kendine saklayamazdınız zaten, Gidişinden üzüldüğüm çok değerli dostların sayfalarının(Kapılarının) açılacağı günleri de bekliyorum. Emeğinize sağlık sevgiler

Cemile Torun 
 16.03.2019 22:53
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum..Kararında her şey güzel..biz insanlık her şeyin mokunu çıkarmayı seçmediğimiz zaman düzelecek her bir ayarımız..kimsenin evladı başarısız değil sadece anne baba döngümüz yanlış..Benim içinde sadece blog var artık,güzel insanlar tanıdıkça hoşuma gidiyor..Burda da kontrollü olmalı yinede....inanın yorumlar çok değerli benim için sevgiler güzel insan  17.03.2019 5:48
 

Ohhhh yaaa, benim face hesabımda topu topu 50-60 kişi var, instagram ise senelerdir hiç faal olmadı. Telefon rehberimde saymadım ama olsun olsun 50-60 kişi, whatsapp'da en fazla 15-20 kişi ve bunlardan da sadece 1 kişi faal ve oda kızım. Uzun lâfın kısası bende akıllı telefon çılgınlığına sinir olurum. Eskiden iş hayatımda en az 100-200 telefon numarasını ezbere bilirdim, şimdi ise kendi telefon numaramı bile unutmayayım diye rehbere kaydettim. Beğenilme meselesine gelince ben bile kendimi beğenmiyorum başkaları niye beğensin ki, diye soruyorum. Sizi ise beğeniyorum, doğalsınız, yapmacık değilsiniz, daha ne olsun? Kendinize iyi bakın, selamlar

Matilla 
 13.03.2019 10:48
Cevap :
Ben numaraları ezbere biliyorum..benimde whatsapp ta bir ailem aktif..çok değerli bir yazardan bu güzel yorumu almak beni mutlu etti daha ne olsun..teşekkür ediyorum umarım hayatım boyunca çekişmenin finali doğallığın olur..  13.03.2019 15:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 199
Kayıt tarihi
: 28.04.17
 
 

Lise mezunu bir öğrenme aşığı, fotoğraf meraklısı, yazma sevdalısı, sevgi yanlısı, bir dünya insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster