Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
1767
 

Televizyon insanları

Televizyon insanları
 

Ekrandakiler...


Onlar bir cemiyet. Bir millet… Televizyon insanları… Hoş geldin diyemediğimiz misafirlerimiz. 

Hülya, Gülben, Hande…Tarkan, Serdar, Beyaz, Cem, Yılmaz, Okan… Kıvanç, Kenan… ve hatta Fatma teyze, Sibel Hanım, Nejat Amca… 

Bir Picasso tablosuna bakar gibi baktım ve bir izleyici olarak, kendi kurgusal gerçekliğimi yakalamaya çalıştım. 

Hülya … 

Güçlü bir arayış içinde. Gönlünün her zaman bir yerlerinde, düzenli bir hayat yaşama tutkusu saklı. Anne, baba ve çocuktan oluşan o tabloda yer almak istiyor. Birliktelikleri olacak ama hiç aşık olmayacak. Kızı ve torunu odaklı bir hayat yaşayacak… Evet torunu… Kitap yazmak isteyecek ama hiçbir zaman gerçek anlamda yazamayacak. Hiperaktif bir insan… Ayrıca, İlerleyen yaşlarında, uluslar arası bir alanda, önemli bir mevkide Türkiye’yi temsil edecek. 

Beyaz… 

Yaşadığı hayat ve kafasında tasarladığı hayat birbirlerinden çok farklı. Aile babası olmak istiyor. Her erkek gibi annesi gibi bir kadın arıyor. İlişkilerini çok fazla ölçüyor ve tartıyor. Şüpheci ve kıskanç. Gerçek sevgiye çok fazla değer veriyor. Bu da kendi içinde imkânsızı yaratıyor. Çocuk arzusu her geçen gün artıyor. Üzerinde çok fazla toplumsal baskı var. İyi adam Beyaz… Özgür değil. Beyaz’ a tavsiyem; çekingen olma. Etrafındakileri önemseme. Saflığı bulduğun zaman sakın kaçırma. Belki de gözlerine bakıyordur… Yaş farkı gibi konulara takılma… Yoksa 5 yıl sonra kendini daha da yalnız hissedebilirsin. 

Tarkan… 

O hala bir masal kahramanı. Kendini ifade edemiyor. Sıkıntıları içine atıyor. Pot kırmaktan sakınıyor. Çok fazla şatafat ve iki yüzlü insan var etrafında. Onlardan uzak durmazsa zarar görebilir. Bunun az da olsa farkında. Kaçmaya çalışıyor. Sevdiklerine daha çok yaklaşmalı. Bir çocuk evlat edinebilir. Doğru bir karar olur… Kariyerinin en parlak dönemini henüz yaşamadı… Çünkü o bir müzik işçisi… Sevenleri hep olacak. Bu yoğun tempoda, sağlığına çok dikkat etmeli. 

Her insanın üç kişiliği var derler. Olduğu, göründüğü ve olmak istediği… 

Belki de 3 isim, 3 insan ve aslında tek bir kişiden bahsetmişimdir. 

Zihni Fakir 

Füsun İnci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 24.06.10
 
 

1981  doğumluyum. Galatasaray Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunuyum. Şuan özel bir kurumda danı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster