Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
356
 

Televizyon programlarına isyanım!

Televizyon programlarına isyanım!
 

Türklüğü aşağılayan programlara son!


ÖZEL TELEVİZYONLARIN GÖREVİ, TÜRK MİLLETİNİ AŞAĞILAMAK MI?

Özel televizyon kanalları çıktığında sevinmiştik. "Artık TRT'nin esiri olmayacağız!" çığlıkları attık.
Çok da güzel oldu. Bilmediğimiz birçok Türkiye gerçeklerini özel televizyon programlarından öğrendik.

İnsanlarımızın birçoğunun maddi sıkıntıları olduğundan, boş zamanlarını televizyon başında oturarak değerlendiriyorlar. Herhangi bir spor kulübüne, derneğe üye olanımız, boş zamanlarını hobileriyle değerlendirenimiz az. Sadece Çalışkan Adem BOWLING Kulübüne üye. O da kargo şirketi sahibi bir vatandaşımız. Çoğumuzun eğlencesi, varsa yoksa televizyon.

Yıllar önce, bir misafir geldiğinde televizyonu açık tutmak misafire saygısızlık sayılıyordu. Ama şimdi misafir, "şu televizyonu açsana ya!" diye istekte bulunuyor. Hatta kumandayı eline alıp istediği programları ev sahibine de seyrettiren misafirler türedi.

Buraya kadar yazdıklarım televizyon programlarına gösterdiğimiz ilgiyi anlatıyor.

Acaba tv yapımcıları da izleyicilerine aynı ilgiyi gösteriyorlar mı?

Bence HAYIIIIIIIR. Hem de büyük harflerle HAYIIIIIR!

Şu anda saat 11:10. Lütfen bir dolaşın gündüz programlarını! Lerzan Bacım birkaç gün aradan sonra yine huzurlarınızda.

Önce kezzap içtiği için yemek boruları tahrip olan bir küçük çocuğu çıkardı, anası bacısıyla ağlattı sızlattı. İsmini vermeyen birisi telefonla yardım talebinde bulundu. Tedavi masraflarını yüklendi. Ne derece doğru bilemem.

Şimdi de tombulca bir kadın bağırıyor, ağlıyor. "Ben 14 yaşında evlendim, çok çocuk yaptım. Kocam çocularımı dilendiriyor, bizi dövüyor. Aman siz erken evlenmeyin, çok çocuk yapmayın!" diye vatandaşlarına Lerzan Bacı'nın isteği üzerine ağlayarak sesleniyor.

İnsanın "Olur bacım, erken evlenmeyiz, çok çocuk da yapmayız. Emrin olur. Türban da takalım mı? Erzak yardımı, jeep mip hediye vercen mi?" diyesi geliyor ama diyemiyoruz. Tayyip bey alınır ve bize hakaret eder sonra. Hatta "Bu ülkeyi beğenmiyorsan beğendiğin ülkeye git!" der de, bu saatten sonra bizi kabul edecek, vize istemeyen ülke ararız. Papua Yeni Gine'ye filan gideriz.

Geçin Seda Sayan'a!
O da önce kendini göklere çıkaran bir giriş VTR'sinden sonra geliyor sahneye. "R"lerin üzerine basa basa, o herkesin beğendiği benimse nefret ettiğim tarzında bir şarkı söylüyor. Tabii bu arada sahnede dönerek, sırt dekoltesini filan göstermeyi, bel kıvırıp göbek atmayı ihmal etmiyor.

Türkiye'nin en yakışıklı adamı olduğunu söylediğiği ANGARALI TURGUT'u çağırıyor sahneye. 62 yaşındayım, şu halimle bu ANGARALI TURGUT'u sollamazsam, gaz pedalım kırılsın! Ya bu kadın hayatında yakışıklı erkek görmemiş, ya da samimiyetin "S"sini Samiye'nin "S"si ile karıştırıyor.

Seda Hanım'dan da bıktığımızı, artık onu ve aşk maceralarını televizyonlarda seyretmek istemediğimizi kime anlatacağız? Milliyet Blog'un bağlı olduğu holdingin tapulu elemanı kendileri. Onu havalara çıkaranlar bunlar. Belki bu yazım yayına da girmez.

Geçelim Petek Dinçöz'ün programına. O da şu anda Çingenelere ağırlık vermiş. Güllü müllü var programında. Çingenelerin ne kadar namuslarına sadık ve güzel insanlar olduklarını anlatıyor. CİNGEN SABİŞ ABLAMIZ darılmasın ama ben Çingenelerin arasında oturuyorum ve en az Petek Dinçöz kadar tanıyorum bu vatandaşlarımızı. Ne kültürleri, ne eğlenceleri, ne dostlukları, ne de namus anlayışları benim methedebileceğim düzeyde değil.

Türkiye'yi Romanlaştıracağımıza, Doğululaştıracağımıza, o insanlarımıza daha iyi yaşam şartları temin etmekle ilgili reformlar yapmalı hükümet. Onları Batılılaştırmalı, çağdaş yaşama kavuşturmalı. Onlara ucuz, zehir saçan kömür, erzak yardımı yaparak, çeşitli vaatlerde bulunarak oylarını kapmak yeterli değil.

Öğleden sonra "İTİRAZIM VAR" ve "SU GİBİ" programları da başlayacak. Daha sonra "İnci ERTUĞRUL Sizin Sesiniz" ve "Serap EZGÜ" akşamüstü de "Şebnem KISAPARMAK" vs, böyle gidiyor.

Sizlerden rica ediyorum, bu programların hangisi seviyeli ve Türk toplumuna faydalı? Bu programlara katılan stüdyo seyircileri genellikle Türk insanının en aşağı tabakalarından seçilmiş. Ya kasıtlı, ya da diğerleri böyle programlara değer vermedikleri için katılmıyorlar.

Şimdi Medya patronlarına ve yapımcılara şunu sormak istiyorum:

* SİZLER TÜRK TOPLUMUNU AŞAĞILADIĞINIZIN FARKINDA MISINIZ? Farkında iseniz, niye aşağılıyorsunuz bu programlarla? Elinize ne geçiyor? Türk insanını yozlaştırmak için, bir yerlerden maddi ve manevi destek mi alıyorsunuz?

* Farkında değilseniz, ARTIK FARK EDİN! Zamanı geldi de geçiyor. Bizleri üzüyorsunuz. Reyting meyting hikayeleri anlatmayın! Şu gündüz programlarının seviyesizliğini düzeltin, bizi bıktıran, programları babalarından kendilerine miras kalmış gibi gören ve kullanan, sahte iyilik meleklerinden, sultanlardan, padişahlardan kurtarın bizleri!

Mustafa Mumcu, 15. 02. 2008 Saat 12:00

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bozulduğum husus şu; yazdıklarını isim yapmış bir köşe yazarımız yazsa, ses getirir de, aynı yazıyı sen yazdığında, benzer etkiyi bırakmıyor.(aslında bırakıyor da, bilip de bilmemezlikten, duyup da duymamazlıktan geliniyor) Diyeceğim o ki; bu yazı ve eleştirel bakış açısıyla yazdığın daha bir çok yazın, emin ol ki birilerini rahatsız ediyor hem de çok. Belli noktalarda deprem etkisi de yaratıyor. Hatta yazılarında ismi sıklıkla geçen hanımefendiler, günlük olarak senin yazılarını bile takip ediyorlar. (biliyorsun, taglara yazdığın isimlerden, google den. Çünkü hepsi medya takip servislerine üyeler ve kendileri hakkında çıkan tüm yazılardan da haberdarlar) Seni programa çağırırlarsa şaşma bu arada:)**Ayrıca içlerinden şunu da geçiriyorlardır : 'Allah bu adama fırsat vermesin, kalemi kuvvetli ve tespitleri can yakıcı. Belli ki bunu gönderdiğimiz onuncu köyden bile kovmak zorunda kalabiliriz.' *Tebrikler abi.

Baver Ergun 
 17.02.2008 0:57
Cevap :
Sevgili Baver, senin her yorumunu zevkle okuduğumu bilmeni istiyorum. O kadar bilinçli ve güzel bir yorum yazmışsın ki, şapkam olsa çıkarırım. Güzel tespitlerin var. Beni bunlardan birisi programına çağırsa hiç çekinmeden çıkarım. Onlara hakaret de etmem. Olayı sakin bir şekilde anlatırım, düşüncelerimi söylerim. Ama cesaret edemezler. Çünkü ben, 10 dakika hakarete uğrasam da dinlerim, sözlerini kesmem. Ama 1 dakikalık cümlelerimle rezil ederim onları. Belki Başbakan'a şikayet ederler, Sibirya'ya filan sürülürüm. Farketmez ben sürünmeye de alışığım. Zamanla sürülmeye de alışabilirim. Tüm samimiyetimle söylüyorum, sırf ülkem gündemini takip etmek için seyrediyorum bunları. Funda ARAR'ın BENİM İÇİN ÜZÜLME şarkısını 10 kere arka arkaya dinlesem bunların saçma programlarından 10 kat fazla zevk alırım. Güzel yorumun için tekrar teşekkür ederim sevgili DOST BAVER!  17.02.2008 11:31
 

ustam. Ancak bu gidişe kim dur diyecek bizler. Diyor muyuz? Senin gibiler öyle az ki... Sevgilerimle

Ozlem Ozkulak 
 16.02.2008 18:34
Cevap :
Sevgili Özlem, Aslında benim gibilere de gerek yok, devletin yetkili organları DURRRRR! diyecekler. Benim gibiler sadece çorbaya tuz katıyoruz. Medyayı medyanın organlarında eleştirmemize izin verilmiyor ki. İşte bu blog yayında. Sağolsun editörler yayına almışlar. Aslında editörlere çok kızgınım ya neyse. Ama daha fazlasını yapamazlar. Niye bu yazıyı sık sık tanıtım bannerlerine alsınlar? Kendi yarattıkları, trişkadan sultanı eleştirmeme fazla göz yumamazlar. Yetkililer bilmiyorlar mı bu programların Türk toplumunu yozlaştırdığını, yabancı ülkelerde kötü bir millet olarak tanıttığını? Ben Alman olsam ve Türk dostlarımla bu programlara baksam, stüdyo seyircilerini ve davranışlarını gördüğümde "Aaaa... mein Gott! Die Türken sind auch in der Türkei genauso schlecht wie hier" derim. Mealini de yazayım bari: "Aaaa... Aman Allah'ım! Türkiye'deki Türkler de buradakiler gibi kötü." Türklerin evleri niye yakılıyor? Niye yabancı düşmanlığı Türklere yönelik? Selam ve sevgiler.  17.02.2008 11:54
 

Sayın Mumcu,hatırlarsanız bir yorumumda sokaktan geçen bir patatesçi tarafından tecavüze uğrayan özürlü bir genç kızın annesi ile birlikte apaçık yüzleriyle teşhir edildiğini yazmıştım.Lerzan programında gerçekleşen bu iğrenç olayı aynen RTÜK yetkililerine bildirmeme rağmen hiç bir işlem yapılmadı.Başka bir örnek vermeye gerek varmı?Saygılarımla....

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 16.02.2008 15:02
Cevap :
Sevgili Arif, ben yazsam, sen yazsan zaten sadece biz okuyoruz galiba. RTÜK gülüp geçiyordur. Bırakalım RTÜK'ü, devletin daha üst kademelerde yetkilileri yok mu? Türbanın her tarafta serbest olması, din devleti olmamız için elinden geleni ardına koymayan en tepedekiler, bu gidişe bir dur diyemezler mi? Derler ama demiyorlar. Biz yazalım biz okuyalım. Oku oku yaz, yaz yaz oku! Ali topu tut bana at! Öteki TOP'u da Arif'e yolla! Al sana TOP! Top'la oyna Arif oyna! İstersen TOP'u oynat! Hayda bre aslanlar! Er meydanına!  17.02.2008 11:18
 

Mustafa bey, hemcinslerim adına öyle üzülüyorum ki. Bu tür programları izleyen onlar çünkü. İnanın bana, izlediğim kaliteli programlardan sözetmeye utanır oldum. Sanki ' Bakın ben ne kadar entel takılıyorum ' der gibi olacağım diye. Örnekse, Genç Bakış, Ceviz Kabuğu, Siyaset Meydanı, 32. Gün, diğer haber programları ve ille de belgeseller. Tabii klasik müzik konserlerini de es geçemem. Sevgiyle kalın.

Tülin Aksoy 
 16.02.2008 11:06
Cevap :
Sevgili Tülin Hanım, Aslında hemcinslerinizde pek kabahat yok. Hemcinslerinizin cins olanları var, zor taşıdıkları koca vücutları, boya küpüne soktukları tipsiz yüzleri ile o kanal senin bu kanal benim dolaşıyorlar. İşleri güçleri programlara katılmak, olmayan düşüncelerini, varmış gibi bağıra çağıra, hatta çoğu kez hakaret ederek dile getirmek... İşte beni çileden çıkaran bu sevimsiz kadınlar. Ekranda görünüp de ne olacak? Mahallede hava atacaklar. "Gördün mü dün Seda'da nasıl güzel bağırdım?" diyecekler. "Yarın da Lerzan'a gideceğim, orada daha fazla bağıracağım." diye de havalarına hava katacaklar. Tabii ki televizyonlarımızda Ceviz Kabuğu, Siyaset Meydanı, 32. Gün, Objektif, Genç Bakış gibi güzel programlar, "ELVEDA RUMELİ" gibi çooooook güzel diziler var. Bu arada bazı yarışmalar da çok güzel. Mesela, barınaklardan alınan köpeklerin eğitilmeleri insanlara hayvan sevgisi aşılıyor. İiçimizdeki hayvanları insanlaştırması için de gündüz programlarına çeki düzen gerek. Saygılarımla.  17.02.2008 11:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3044
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster