Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
674
 

Televizyona hareket gerek "Çok Güzel Hareketler Bunlar"

Televizyona hareket gerek "Çok Güzel Hareketler Bunlar"
 

Yılmaz Erdoğan sıfırdan yarattığı tiyatrosunda yıllar sonra bir tiyatro okulu kurarak bu okulun haftalık sınavını bizlerle paylaştığı “Çok Güzel Hareketler Bunlar” isimli televizyon programını yapmıştı. Şimdileri sadece sahne gösterileriyle çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye’deki televizyon izleyicisinin tiyatroya yönelik ilgisini arttırmak için televizyonu “Bir Demet Tiyatro” döneminden beri çok iyi değerlendirmiş olan Yılmaz Erdoğan, BKM Mutfak ekibiyle oluşturduğu “Çok Güzel Hareketler Bunlar” sahne projesiyle tiyatroyu televizyona taşıdı. Elbette ki sahne gösterileri de ihmal edilmedi. Turnelerle belki de pek çok kişiyi ilk defa bir tiyatro havasıyla tanıştırdı.

Televizyonda göremediğimiz için şu aralar özlediğimiz “Çok Güzel Hareketler Bunlar” İstanbul’da ve pek çok ilde gerçekleştirdiği gösterilerle sevenleriyle buluşuyor. Özlem giderilebilir. Zaten televizyon gibi hızla tüketim yapılan bir alanda, bazı şeyleri tadında ve zirvede bırakmak daha iyi oluyor. Özlenen ve tadı damakta hatırlanan bu proje, bir gün tekrar televizyona döner mi? Bunu bilemeyiz. Ama madem tiyatroya ilgiyi arttırdı,  bir tiyatro izleme alışkanlığı edindirmiş olmalı.

BKM Mutfak bu televizyon projesiyle pek çok komik karakter yarattı. Hıyarlı Baba, Havuçlu Anne, Tabutçu Recep, Boğaç ve pek çok devamlı hale gelmiş tiplemeler ortaya çıktı. Bu karakterler elbette kendini zaman zaman tekrar etti. Ama yaratıcılığa mani olmadı. Kısa sürede çok sayıda skeç yazıp sahneye kondu. Bu çok önemli bir başarıydı.

Bunun televizyonda yapılması, tiyatronun televizyonda tüketime sunulması noktasında çok eleştirildi. Ama başka bir açıdan baktığınızda tiyatro izlemenin bir televizyon dizisi izlemekten daha eğlenceli olabileceğini göstermiş olması adına da tiyatro sanatına iyi bir katkısı olduğunu düşünüyorum.

Yılmaz Erdoğan’ın çarpıcı mizah anlayışı, doğduğu toprağın acılarıyla harmanladığı bir gülümseyiş gibi… Onun mizah anlayışının ürünü öğrencileri gülümseyişimize kimi zaman hüzün de kattı işte bu yüzden. Çünkü Yılmaz Erdoğan’a göre adam gibi ağlamasını bilmeyenin kahkahasından da hayır gelmezdi. İyi mizahın içinde hep bir hüzün unsuru olmalıydı.

Çehov’un oyunlarında da sık sık, aslında komik olmayan ve hüzünlenilmesini gerektiren bazı olayların mizah malzemesi olduğunu görürsünüz. İyi bir dramın içinde komedi unsurunun, iyi bir komedinin içinde de bir parça hüzün olması, bu sahne gösterilerini unutulmaz kılıyor.

Yılmaz Erdoğan sinemasında da gördüğümüz bu…  O, hüzünlü bir karakteri mizahın içine ustaca yerleştirebiliyor. Hüzünlü bir olayı bir komedi filmi içine çok güzel bir şekilde yerleştirebiliyor.

Televizyon izleyicisinin artık daha hareketli ve hızlı ilerleyen yapımlara ihtiyacı var. Saatlerce birbirine bakan dizi film karakterlerini izlemekten artık sıkılmış olan izleyicinin, “Çok Güzel Hareketler Bunlar” gibi, kısa bir dönem yayında kalmış “İnsanlar Alemi” gibi ve elbette tiyatro eğitiminde kullanılan çalışmaları bir televizyon ve sahne şovu haline getirmiş Mahşer-i Cümbüş ekibinin “Anında Görüntü” programı gibi yeni programlara ihtiyacı var.

Hoş… İzleyicinin ihtiyacına uygun karşılık, televizyonda yoksa internette zaten var. Ama televizyon programı yapımcılarını içinde bulunduğu küçük krizden kurtaracak yol da işte o zengin içeriği televizyona kazandırmak…

 

www.twitter.com/dgnozcn

doganozcanbando@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1106
Kayıt tarihi
: 28.11.12
 
 

Uludağ Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Ancak dört yıldır müzikle uğraşmaktayım. Trompet ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster