Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR

http://blog.milliyet.com.tr/ayferaytac

12 Mayıs '18

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
246
 

Televizyonda Ramazan Erken Başladı

Televizyonda Ramazan Erken Başladı
 

Reklam sektörü boş durmuyor, her fırsatı iyi değerlendiriyor. Sanırsınız çok dindarlar, bir an önce ramazan gelse de oruç ibadetimize başlasak, derler gibi.

Medyatik hocalarda sıklıkla ekranlarda endamlarını gösterip, ramazan mesailerinin başlayacağını duyurmaktan geri durmuyorlar. Ben derim ki çok konuşanı, az dinlemek lazım.

Yiyicek, içecek kültürü için ramazan reklamlarının cezbediciliğine televizyonun var oluşundan bu yana alışığız da, medyatik hocaların reklamları ile ramazanda ne yenirse rahat gün geçirilir, diyen diyetisyenlerin sık ekrana çıkarılması, son bir kaç yıldır hayli moda oldu.

Öncesinden insanlar diyetisyene göre mi ramazan günlerini geçiriyorlardı? Ana babalarımız evde olanla sahura kalkar, akşama ne nasip edilmişse pişirirler, pişirilenler sofraya dizilir. Hane halkı hakkı kadarıyla orucunu açarlardı.

Meslekler türedikçe, onlara iş bulunması adına televizyon imdada yetişiyor. Kim öncesinden harcar, kendini topluma tanıtır ün edinirse, sonrasında sık yüzünü gösterip kazanan oluyor.

Bizler sahurda anamızın davulcudan önce kalkıp, hamur karıp ettiği börekleri, katmerleri yerdik. Yanında çayımızı içer, oruç vaktinin başladığını belirten top atışı yapılmadan öncede bir bardak suyumuzu içer, oruç tutacağımıza dair niyetimizi yapardık. Akşama kadar da rahatsızlık duymadan işimize gücümüze bakardık.

İftar vaktini de çorba ile başlatır, çoğunlukla cami önlerinde satılan, babamızın eve gelirken aldığı tereyağlı irmik helvasını yiyerek sofra zamanımızı noktalardık. Ara yemekler her gün değişik ve bol yağlı olurdu. Şu yaşımıza geldik, iftarda, sahurda yediklerimizle tuttuğumuz oruçlardan hiç zarar görmedik. Bizlere hiç bir diyetisyen bir öneride bulunmazdı. Zaten öyle bir iş kolu var mıydı, varsa ne işe yarar, bilen biri değildik.

Bizden önceki nesiller, yani dedelerimizin, ninelerimizin niceleri sirkeye, ekmek bandırarak oruçlarını açarlarmış. Sahurda içine şeker yerine kuru üzüm konulmuş çay içer, yufka, çökelek yiyerek oruç tutarlarmış. Çünkü geçmişimizde  fakirlik ülkemde çokca varmış. Tuza ekmak banarak öğün geçirenleri bile gördük biz. Onların pek çoğu 80 yaşını aşana kadar yaşamışlar. Demek ki diyetisyene göre değil, Allah'ın belirlediği vadeye göredir herkesin yaşam süreci...

Medyatik hocalara gelirsek, biz kendimiz Allah'ın “Oku” buyruğuna rağmen, okumazsak, kulağımızla dinlemeyi daha kolay bellersek, onlar da kravatlarını takınıp, kameralara bakınıp, televizyon kanalının reytingini artırma adına, hikayemsi anlatımlarını ballandırıp, nabzımıza göre şerbeti beynimize akıtırlar. Benden söylemesi...

 

Ayfer AYTAÇ – ayferaytac.com

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 213
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 168
Kayıt tarihi
: 08.12.14
 
 

Gazeteci-yazar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster