Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
814
 

Tembellik üzerine

Tembellik üzerine
 

Yaşasın hafta sonu geldi. Artık biraz korunaklı sığınağımıza yani evimize demek istiyorum, çekilebilirim. Hafta içindeki onca koşturma ve stres yoruyor insanı, biraz olsun soluklanmak ve tembellik yapmak için ev ortamı hele hava da yağmurlu ve soğuksa ilaç gibi geliyor. Küçük çaplı tembellikler harika. Hem de zararsız.

Tembellik de tıpkı pek çok şey gibi modern zamanlarda bir değişim içinde. Bilgisayarların tuşlarına basa basa yazmaktan dolayı neredeyse kağıt kalemi unutur olduk. Hatta bazen kalem kullanmak yorucu bile oluyor. Bilgisayar tam tembel işi...yazarken hata mı yaptınız? Hemen düzeltin! Yeni bir kağıt alıp baştan yazmaya gerek yok. Hatta kopyala yapıştır gibi harika bir araç var. Tembellik diz boyu.

İnternet ise ayrı bir tembellik merkezi...köşedeki gazeteciye gidemem şimdi , açarım webten okurum gazetemi. Hem de dünyanın neresinde olursa olayım okurum.

Başka bir modern zaman tembelliği ise yemek tarzımız...Fast food gibi tam tembel işi yemekler.

Yok onlar hızlı hayatın gerekliliği...yemek için bile zamanım yok. Kim demiş?

Bazen metroda görüyorum...sabah kahvaltısını, öğle yemeğini öylece orada trenin içinde yiyenler var mesela.
Şimdi kim sabah kahvaltısı hazırlayacak...al hemen fast food bir şeyler ye ayakta...hem de trende ve hatta halk otobüsünde.

Poşet çay! Ne çay kırıntıları dökülür etrafa, ne de demlemekle filan zaman kaybedersin...(Aaa! demli çayı bir şeye değişmem...tamam siz değişmeyin...ama dünya değişti çoktan).

“Tembellik” diyorum ama bütün bu saydıklarım da sanki hayatı daha hızlıya alma durumu gibi. Az zamanda çok şey yapalım...Nasıl bir tembellikse artık.

Ha mesela başka bir tembellik daha; arabaya alışan insanların, toplu taşıma aracına binememe tembelliği. Yok bekleyemem durakta...çok ta sıkışık! ayakta mı gidilirmiş?

Hafta sonu geldi ya tembellik üzerine yazayım istedim.
Dışarıda yağmur da yağıyor. Blogumu da yazdım...okyanusun ardından göndereyim...kim uğraşır şimdi...yazıyı yaz...zarfa koy, postaneye git, at.

Efendim?...

Bir tıklama mesafesinde mi?

Tam tembel işi yani...anladım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Asıl tembellik insanların birbirine zaman ayırmaması... Bireyleştikçe daralıyor dünyalar... Bir adım atılmıyor, aileden evden öteye... Matrixteki gibi sanal bir dünya vaat etseler, enerjisi karşılığı çoğu insan kabul eder eminim... Belki ben de kimbilir??

Serdar Özdemir 
 09.04.2008 17:49
Cevap :
Evet hem tembellik hem de kabuguna cekilme durumlari. Bir arkadasim evlilik icin "iki kisilik yalnizlik" aslinda demisti de...dusunuyorum da dogru demisti. Tembellige donustugu icin oyle galiba. Bu arada insanlarin online olarak katildiklari/yasadiklari bir yer var. "Second Life" ismi altinda...bir bak oraya kucuk kucuk matrix adimlari baslamis bile sanki. Meshur Nature dergisi bile orada yer aldi...Sevgi ve selamlarimla.  09.04.2008 18:57
 

:) tembelliğin tanımı değişmek üzereymiş gibi hissettim bak şimdi. acaba yıllardır tembellik diye yavaşlık olarak algılatılan şey aslında, hızın bir üst kademesi mi acaba! :) hani, bir dairesel kulvarda yarış yapan iki kişi düşünelim, biri arkasına her bakışında diğerini geride olarak görürmüş ya, belkide o geride zannettiği kişi, ona tur bindirmiştir de haberi yoktur.:) tebessümle kalın sayın biraz, varlığınız hakikaten keyif veriyor, sağolun.

Yücel! 
 05.04.2008 21:17
Cevap :
Acikcasi ben de ornek verirken dusunmeye basladim...sanki teknolojiyi tembelligimizi daha da arttirmak yonunde kullaniyoruz...hani kolaylik olsun derken bu durum, tembellige mi donusuyor sonrasinda acaba dedim?...Degerli katkin ve yorumun icin ise ayrica tesekkur ederim sevgili Yucel (bu arada etrafimdakilere sordum vuslatin kelime anlamini herkes te bildi:)...bir benmisim bilmeyen:) ). Sevgi ve selamlarimla.  05.04.2008 21:57
 

Haftasonu yazınızı keyifle okudum. Sonrada diğer bloglarınıza baktım, Mantık Evliliği çok hoşuma gitti. Selamlar

Hülya Oktay 
 05.04.2008 8:38
Cevap :
Begeni ve desteginiz icin cok tesekkurler. Sevgi ve selamlarimla.  05.04.2008 16:20
 

Burada sabahın beş buçuğu dikkatini çekerim. Herkes mışıl mışıl uyurken(çoğu horluyordur!) ben ayaktayım. Ayaklı tembel. Neyse ,iyi hafta sonları diliyorum sana.

Ahmet Balcı 
 05.04.2008 5:39
Cevap :
Hafta sonu icin hatta hafta ici zamani icin bile cok erken yahu. Belki de uykunuz bitti. :) Sizlere de keyifli ve iyi bir hafta sonu dilerim. Sevgi ve selamlarimla.  05.04.2008 16:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1298
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster