Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
50453
 

Temel hak ve özgürlükler ve kullanımı

İnsanın en temel hak ve özgürlüğü, kuşkusuz düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Temel hak ve özgürlüklerin kullanımı, yasalarca “ Suç ” sayılan “ Fiil ” aşamasına ulaşmadığı sürece de, bu özgürlüğün kullanımı sınırlandırılamaz.

Ancak; bu özgürlükler kullanılırken, özgürlüğün sınırlandırılması önceliği, devletin birliği ve bütünlüğünün korunmasına yönelik olabilir. Bu sınırlandırma da, Anayasa ile belirlenir. Çünkü Anayasa, özgürlüklerin özgürce kullanılmasının temel taşını oluşturur.

Anayasamızın da “ Başlangıç ” bölümünde ifadesini şöyle bulur: “ Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu; “

Temel hak ve özgürlüğümüz, yine Anayasamızın teminatı altındadır. Anayasamızın “ İkinci Kısım ” ve “ Birinci Bölüm ” ünde:

“ I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği

Madde 12.- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.

II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması

Madde 13.-(3.10.2001-4709) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

Demek oluyor ki, Devletin bireylerini oluşturan “Kişi”, hak ve öğürlüklerini kullanırken de, Anayasa’da ifadesini bulan bu kuralları göz ardı edemez. Bu kurallar, hak ve özgürlüklerin kısıtlanması olarak da kabul edilemez. Özgürlüklerin kullanılması için, Devletin varlığı esas alınmalıdır.

Klasik bir cümle vardır; “Kişinin özgürlüğü, diğer kişinin özgürlük sınırında biter” denilir. Bu tanımlama, bir başka şekilde da açıklanabilir. Denilebilir ki; “Kişilerin özgürlüğü, saygı sınırını geçemez.” Yani, özgür davranış, insanlara saygısızlık boyutuna vardırılamaz. O boyut “Suç” teşkil eder.

Kişi, temel hak ve özgürlüklerini kullanmada hassasiyet gösterirken, aynı hassasiyeti, Devletin varlığının ve bütünlüğünün korunmasında da göstermelidir.

Kişinin, bir tarafta hak ve özgürlükleri varken, diğer tarafta da kendisine, ailesine, çevresine ve Devletine karşı da yok sayamayacağı veya özgürlüklerinin önünde göremeyeceği ödevleri bulunmaktadır. Anayasa’nın 12. maddesinin ikinci paragrafı da bunun açıkça ifadesidir.

Sonuç olarak, kişi bu çerçeve ve sınırlandırmalar içinde, davranışları, fikirleri ve bunları sergilemede kendi iradesini kullanmakta özgürdür.

Ancak, özgürlüklerin de bir sınırı olduğunu unutmamak gerekir. Sınırlar da, ancak yasalarla belirlenir ki, o yasalara uymak de, kişinin görevleri arasındadır. Özgürlüklerin “Sınırsız” olduğunu savunmak, bu anlamda mümkün değildir.

Konuya, bir de “Hukuk Devleti” açısından bakalım. Anayasa’mızın 2. maddesi, devletin temel niteliklerini belirtirken “...hukuk devletidir.” Diye tanımlamakta ve 11. maddede de “... Kanunlar, Anayasa’ya aykırı olamaz.” Hükmünü içermektedir. Dolayısıyla, kişi temel hak ve özgürlüklerini kullanırken, Anayasa’ya uygun olarak yürüklüğe konulan diğer yasalara da uymak zorundadır. Bu yasaları, adil bir şekilde uygulamak da, yine Anayasa hükümleri çerçevesinde “Yargı” gücüne aittir.

Anayasa’ mızın ilgili maddesi de aynen şöyle:

“IX. Yargı yetkisi

Madde 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. “

Özetle söylemek gerekirse; Kişi, yine Anayasamızın “ İKİNCİ BÖLÜM, Kişinin Hakları ve Ödevleri” bölümünde 17. maddeden başlayan ve 40. maddeye kadar devam eden temel hak ve özgürlüklerini, Devletin varlığı ve bölünmez bütünlüğü çerçevesinde, hukukun üstünlüğü ilkesiyle uyumlu şekilde kullanacaktır. Onun için, öncelikle kişinin tem hak ve özgürlüklerinin neler olduğunu, nerelerde ve nasıl sınırlı olduğunu ve bunları da nasıl kullanacağını bilmesi gerekir.

Denilebilir ki; bunların hepsini nasıl bileceğiz?...

Ülkemizdeki temel sorun da zaten bu. Bu sorunun çözümü için ise tek yol var, o da “Temel Hak ve Özgürlükler” küçük yaşta “Temel eğitim” sırasında öğrenilmeye başlanır. Bir başka deyişle, doğru eğitim ile en doğru biçimde hakların kullanılması öğrenilir.

Temenni ediyorum ki “Hak ve özgürlük” kavramlarının arkasına sığınarak, bu devleti bölmek isteyenlere, hep birlikte karşı çıkalım, ödün vermeyelim.

06 MART 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okulumuz Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinde bulunmaktadır. İlçemizin nüfusu yüz bini geçmiştir. İilçemizin tek lisesi var. Bu lisede dört bin öğrenci öğrenim görmektedir. Sınıflarımız 60 ile 70 öğrenci mevcutludur. Okulumuzda eğitim zor şartlarda yapılmakta, yeni bir lisenin açılması için girişimde bulunduk ama bir sonuç alamadık. Okulumuzda ideal bir eğitim veremiyoruz. Bu sene ÖSS'deki başarımız bu eksikliklerden ötürü düştü. Bunun yanında üç farklı okulun binasını kullanıyoruz. Öğretmenler ve öğrenciler bu konuda çok sıkıntı yaşıyor.Bu konuda duyarlı tüm vatandaşlarımızı ve yetkilileri göreve çağırıyoruz.

firaz dag 
 26.08.2007 12:13
Cevap :
Sayın Firaz DAĞ... Okulunuzla ilgili daha önce Öğretmen Mehmet CAN imzası ile gelen duyuru üzerinne bir yazım olmuştu. Saygılarımla... İBAHİM PEKBAY  26.08.2007 13:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1142
Toplam yorum
: 2645
Toplam mesaj
: 210
Ort. okunma sayısı
: 696
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. Kayseri'de yayımlanan “Kayseri Maç” isimli günlük gazetede köşe y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster