Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
602
 

Temiz çamur !

Temiz çamur !
 

Sessizce gitmek istiyorum. Bir deli yele tutunup uzak diyarlara kürek çekmek... Bu bir tuzak en koyu kıvamlısından! Safça biliyorum. Gitmek çok uzaklara… Sana yamanan bu hayatı hiçe sayıp, tepelemek sözüm ona goncaları. Oysa yaprakları zaten kuru, bunlar gül değil zakkum tomurcukları. Sana kimler gül aldı? Deli çiçeklere tahammülüm yok artık!Ben kimseye almadım, kimse de bana ısırgan otu almadı.

Sessizce gitmek istiyorum. Deli yelle sohbete dalmak ve koluma ağır gelen saati fırlatıp atmak istiyorum. Beynimi delen alarmları… Tükenmiş ruhlar bahçesinden kaçmalıyım artık! Tadı tuzu olmayan çorbalarda aklım. Aklımı saatimin kadranına tutturup fırlatmalıyım. Çok geç kaldığım hiçbir yere en geç ben varmalıyım! Kimsesiz saadetler içinde kıvranarak kalabalıklaşmalıyım inatla. “Hadi, hadi… !” ünlem tümcelerine sağır olmalıyım ve acele etmeden koşmalıyım! Savurduğum saçlarım o deli yeldeyken temiz çamurlara bulanmalıyım.

Sadece sessizce gitmek istiyorum. Gelsin, yerimi alsın; o temiz çamurlara bulanmak isteyenler varsa...

Semih Mustafa KURU bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mükemmel olmuş. Sessizce gitmek istiyorum bende.O temiz çamurlara bulanmak. İnatla dediğimi yapmak...Yüreğine sağlık.. Bu arada çizimlerin gerçekten büyüleyici. Sevgiler

Hoşsada 
 25.12.2006 21:44
Cevap :
Hepimizin aklında var sessizce gitmek değil mi? Yazımı ve çizimlerimi beğendiğinize sevindim. Yorumunuz için çok teşekkür ederim.  26.12.2006 1:25
 

Yoklukla bürünüp, benliğe inkar etmek. Kaçmak, özü, sözü bilinmeyene inanmak, duymamak, gitmemek, kalmak, hapsolmak, pencereden içeri sızan ışık kırıntılarında erimek... Yine benliğe tekrar kavuşma yolculuğu :)... Çok güzel anlatmışsın. ve Pirmete'yi dinleme sen, cebine koyarsan, kalbin delinir, parçalanır, korkarım... Hafifliğine güvenip yele arkadaş olurum sanma, aslında o kadar güzel ve ağırsın ki, aynana söyle o güzellikleri de yansıtsın olur mu? ...

Ebru GÜL 
 25.12.2006 19:29
Cevap :
Sizin cevabınız da benim yazıma ek olacak tarzda olmuş:)Üzerine bir yazı yazmalısınız ve ben de okumalıyım değil mi? Yorumunuz için çok teşekkürler. Bu arada aynam kırık!  26.12.2006 1:43
 

büyülendim...(bol çizim...çok iyi.)

Hakan Karaduman (Akdenizli) 
 25.12.2006 6:30
Cevap :
Yazımı ve çizimlerimi beğenmenize çok sevindim. Yorumunuz için çok teşekkür ederim.  26.12.2006 1:44
 

Sevgili Tervedus: Siir gibi okudum. Baskalari da tadini alsin istedim. Izin verirsen... Saygilar.. *** Sessizce gitmek istiyorum/ Bir deli yele tutunup/ uzak diyarlara kürek çekmek.../ Bu bir tuzak/ en koyu kıvamlısından/ Safça biliyorum/ *** Gitmek çok uzaklara/ Sana yamanan bu hayatı hiçe sayıp/ tepelemek sözüm ona goncaları/ Oysa yaprakları zaten kuru/ bunlar gül değil/ zakkum tomurcukları/ Sana kimler gül aldı/ Deli çiçeklere tahammülüm yok artık/ Ben kimseye almadım/ kimse de bana ısırgan otu almadı/ *** Sessizce gitmek istiyorum/ Deli yelle sohbete dalmak/ ve koluma ağır gelen saati/ fırlatıp atmak istiyorum/ Beynimi delen alarmları/ Tükenmiş ruhlar bahçesinden/ kaçmalıyım artık/ *** Tadı tuzu olmayan çorbalarda aklım/ Aklımı saatimin kadranına tutturup/ fırlatmalıyım/ Çok geç kaldığım hiçbir yere/ en geç ben varmalıyım/

E. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk 
 25.12.2006 3:30
Cevap :
Yazımı beğenmenize çok sevindim. Açıkçası yazarken sessizce bir şarkı gibi mırıldanmıştım... Beğenip tekrar yazmanız çok hoşuma gitti. Yorumunuz için çok teşekkür ederim.  26.12.2006 1:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2399
Kayıt tarihi
: 28.06.06
 
 

İçimde devamlı yanıp tutuşan bir yazma aşığı taşıyorum. O yazar olduğunu bilmiyor henüz. Hangi di..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster