Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '10

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
827
 

Templeton Fonu ve Vodafone...

Templeton Fonu Başkanı Mark Mobius Türkiye'ye ayırdıkları 1 milyar dolarlık portföy yatırımlarına ek olarak 250 milyon $ yatırım yapacaklarını söylüyor. Akbank ile kurdukları BRIC fonuna 4 yeni fon daha eklemeyi düşünen küresel yatırımcı her ülkede siyasi sıkıntıların yaşandığını tüm bunların zamanla aşılacağını belirtmiş. Yukarıdaki örnek milyar dolarlık şirketlerin küresel kriz yüzünden uğradıkları zararları gelişmekte olan pazarlardan çıkarmak istemelerinin doğal sonucu bana kalırsa. Para sağlam yerlere demir atar ta ki fırtına gelip kapıya dayanıncaya kadar.

Aynı tarihlerde ülkemizde bulunan Vodafone yöneticileri de Türk ekonomisine duydukları güveni haberlere kadar yansıtarak buralardan ayrılmayacaklarını söylemişler. 10 milyar TL yatırım yaptıklarını anlatan Başkan Sir Bond(!) 8 milyarlık vergi geliri yarattıklarını hatırlatmış.

Bizden haberlerle yazımıza devam edersek Rixos otellerinin sahibi Fettah Tamince'nin Bodrum çevresindeki üç koyda yapılacak yatırımdaki yeni ortağı Burak Başlılar adındaki Türk müteahhit. En az 3 oteli içerecek yatırım devasa büyüklükte bir alana inşa edilecek. Bu arada kamudaki tek yatırımcı müteahhit TOKİ; Emlak GYO'yu halka arz etmeye hazırlanıyor. Buradan gelecek kaynakla konut arzını arttırmayı planlıyorlar.

Art arda paylaştığım haberlerden çıkan ana fikir bence şöyle: Yurtiçi ve yurtdışında büyük sermaye sahipleri doğal olarak karlarını en fazla arttıracakları -Türkiye gibi- ülkelerle verimli sektörlere açılıyorlar. Burada yeni olan konu ise şu:2008-2009 yıllarındaki küçülmeden sonra gelecek yıllarda burada sürekli ekonomik büyüme yaşanacağını hesabındalar. Oysa Citigroup Baş Ekonomisti Willem Buiter Türk ekonomisinin deposunu harcadığını gelişmenin kesintiye uğrayabileceğini belirtiyor. Bu kadar yatırım yanında küçülmeden bahsetmek biraz işgüzarlık ama elin adamının ağzı torba değil ki büzesin.

İlk iki çeyrekte yaşanan %11 oranındaki büyüme 2009 yılındaki küçülmeden dolayı baz etkisinden güç aldı.Mevsimsel etkilerden arındırılmış büyümenin Nisan-Haziran döneminde %3, 7 olması herkesi bu temponun devam edeceğine şartlandırmış olabilir. Sıcak parayla dönen sistemin sabit yatırımlara duyduğu ihtiyaç herkesin malumu. Cari açığın 40 milyar doları aşması ve buna ek olarak bütçede büyüyen açık tehlikesine karşı hızlanan özelleştirmeler elde kullanacak fazla silahın kalmayacağı bir çatışmaya gireceğimizi bizlere hatırlatıyor. Dolar 1.45 TL iken yukarıdaki cümleleri karalamam kriz meraklısı kafalarla aynı düşündüğüm anlamına geliyor. Eğer ekonomi çok iyiyse Başbakan dahil herkes yarınından neden şüphe duyuyor? Kriz edebiyatının yavan kalacağı bir döneme adım atıyoruz aslında.

Makro ekonomik gelişmeler hakkındaki tartışmasız gerçek ise şu: Sermaye bir kaç bin kişinin elinde toplandıkça artan gelir adaletsizliği sosyal huzursuzluklara neden oluyor. Büyüyen pastayı paylaşma kavgası etnik ya da dini kimliklerden büyüyen çatışmalara zemin hazırlamakta. Kardeşlik laflarının iriliğine bakarsanız halkın gündemini kimsenin umursadığı yok. Anadil tartışması, demokratik özerklik, ülke genelinde yaygınlaşan cemaatleşme hep bu kavganın toplumsal alana düşen izdüşümleri.

Mobius zarar ederse çeker gider, Vodafone zamanı gelince cep telefonu şirketini satar çekilir. Fettah Tamince halkın birbirine diş bilemesini özel yatından film izler gibi seyreder. Burada medyanın makyajladığı gündem maddeleri pejmürdelikten dökülse de halkımızın umursamaması önemli değil. Birileri yozlaşmanın farkında ve gelişmeler onların umurunda.

Fethullah Gülen Cemaat'ine ya da diğer tarikatlara engel teşkil eden isimlerin teker teker hapse atılması siyasi linç kampanyalarının yargı eliyle sürdürüldüğünün işareti. Aynı zamanda Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yanında 150 kişilik koruma ordusuyla gezmesini de açıklıyor. Hükümet başının kendisi bile geleceğinden emin değilken halkın yarınlar hakkında umut beslemesi saflığa yakın bir iyimserlik değil mi? Bizim ısrarla anlamak istemediğimiz husus sürekli kriz içinde yaşamaktan normal şartları unutmuş olmamız bana kalırsa.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 463
Kayıt tarihi
: 09.06.09
 
 

21-07-1973 tarihinde İstanbul'da doğdum. M.Ü. İletişim Fakültesi Radyo-T.V. Bölümü'nden 1995 yılı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster