Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
297
 

Tepeyi çıkarken

Recep Tayyib Erdoğan tepeye çıkmaya çalışıyordu. O çıkış koşu şeklindeydi. Hiç durmadı yola devam etti. Dursaydı artık tepeye çıkamayacaktı. Ama durdu.

Öyle hızlı tırmanmıştı ki nefes nefese kalmış biraz soluklanması gerekmişti. O tepede her bir nefesin adı vardı. İlk nefes şiir şeklindeydi. Ne güzel bir nefes. Camiler kubbemiz, minareler süngümüz, sarıklar miğferimiz. O rüzgar sesten geliyordu. Sesin adı nefes. Ama biçim almış şiire dönüşmüş.

Yola devam edelim. Erdoğan ayaklarındaki spor ayakkabıları ile tepeyi çıkıyordu. Önüne bir kaya geldi. Tehlikeli bir yer. Tırmanması gerekiyor. O kayanın adı hapishane. Aklıma Elvis’in jaill hause rock parçası geldi. Dört duvar arası methedilmez. Ama Erdoğan’nın gözünde güneş var. Oradan çıkacağını biliyor. Başbakan olacağına inanıyor. Erdoğan kayayı bir dağcı maharetiyle aştı.

Sonra tepenin en ucuna baktı. Orada bir koltuk var. Kırmızı bir koltuk. Boş duruyor. Tepe ucuna dikkat kesildi. Orada bir levha görüp okumaya çalıştı. Okudu. "Bu tepeye çıkmak zor. Ama çıkarsan Allah sana bu kırmızı ve güzel olan saltanat koltuğunu verecek." İşte o an Recep Tayyib Erdoğan heyecandan heyecana girdi.

Ama yazının devamını okuyunca şaşırdı. Yazının sonuna TSK diye not düşmüşler. Tam bu esnada batıdan bir rüzgar esti. Rüzgar başbakanın ciğerlerine işledi. Erdoğan öksürdü. Tepeye baktı. Sanki çık çık bitmeyecek gibi. Erdoğan tekrar çıkan rüzgara dikkat kesildi. Yasa dışı işaretler gördü. Bunu ergenekon soruşturmasına yordu. Tepeye şimdi daha hızlı çıkmaya başladı. Çünkü rüzgar geriden esiyordu.

O da ne. Adamın biri durmuş başbakana "bu tepeye çıkmanız yasak." diyor. Erdoğan bildiği bir şeyi uygun buldu. Nasıl olsa bu karşısına aniden çıkan adam geldiği gibi aniden kaybolacak. Ve öylede oldu. Erdoğan o adamı savcı olabileceğini düşündü.

Tepeye az kaldı. Ama Erdoğan çok yorulmuştu. Onun için üzerindeki ağırlıkları atması gerek. Yanında taşıdığı şort ve atleti giydi. Tekrar tırmanışa geçti. Tepeye nihayet vardı. Başbakan zaferini kutlamak istedi. Ama kimse yok. Kiminle nasıl kutlasın. Erdoğan atlet ve şortu ile kırmızı, güzel koltuğa oturdu. Ama içini tarif edemediği bir korku kapladı. Koltuktan Avrupa’yı, Asya’yı ve Afrika’yı yönettiğini gördü. Amerika’nın ise iktidarına itaat ettiğine şahit oldu. Ama Erdoğan’ın korkusu daha da arttı.

Tepeden inmek istedi. Tam koltuğundan kalktığında biri ona "sakın kalkma" dedi. Geriye dönüp baktığında onu gördü. Hepimizin bildiği o kişi sağduyumuzdur. Erdoğan’ın bundan sonra ilhamlara açık olması gerek. Çünkü başarı önce ilhamlarla gelir. Dileğim herkes garerince iktidar olsun.

führer

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 472
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

İlköğretim mezunuyum. Müzik dinlemeyi severim. Çalışmıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster