Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '13

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
970
 

Terkedilmek

Ne kadar unutmak istesekte silemeyiz bazı izleri, anıları. Kalbinizde aklınızın tarafında olmak ister halbuki, kim bile bile acı çekmek istesin ki. Ama, daha sonra farkederiz ki acıyıda güzelliğide kendimiz yaşamak istediğimiz için yaşarız. Sevilmek istediğimiz için severiz, bitmesini istediğimiz için ayrılacak bahaneler buluruz. Beylik laflar etmesini herkes bilir hatta daha önce kimseyle uzun bir ilişki yaşamayan insanlar bile , ilişki konusunda mastır yapmışçasına tavsiyeler yağdırırlar üzerinize. Ayrıldıktan 4, 5 ay sonra ancak onların sözlerini dinlemeye başlarsınız, daha öncesinde kalbiniz buna izin vermez çünkü.

İnsan ayrıldığı kişiyi çoğu zaman unutamaz, ama acı çekme olayı genelde terkedilen kardeşlerimiz için geçerli olur. Öncesinde hiç bir ipucu verilmeksiniz ansızın karşı taraftan ayrılalım sözü gelir. En başta gururundan dolayı tamam bitsin der genellikle terkedilen kişi ancak bir kaç saat içinde aklı başına gelir. Uzun süre depresyona girer, karşısındaki insana hissettiği aşk değildir onu depresyona sürükleyen, terkedilmektir. İnsan terdildiğinde karşısındakine daha çok bağlanırmış ya işte tam da o hesap. Hatta biraz bekleseydi ben söylicektim zaten ayrılalım diye ama o söyleyince kötü oldum be abi ben nasıl terkedilirim diyenleri bile gördüm.  

Ama asıl kötü ayrılık hangisidir bilir misiniz sayın okuyucular?

Bir kız ve bir erkek... Birbirlerini çok seviyorlar en azından dışarıdan öyle gözüküyor. Aynı okulda okuyor bu gençler ve okul zamanı sürekli görüşüyorlar. Sonra yaz tatili giriyor araya ve 4 ay boyunca hiç mesajlaşmıyor bu iki genç. Sonra erkek olan memleketinden dönüyor İstanbula okul başlıyor. Kızı görmek için okula gelmiyor. Sürekli farklı sebepler söylüyor, ailem, dersler, kendimi iyi hissetmiyorum, ben kötüyüm sen de kötü olma bla bla bla. Sonra bir gün tamda ayın 10 unda çocuk der ki, ben geleceğimde seni görmüyorum haberin olsun birşey demek istersen buyur söyle. 2 senenin sonunda aklı başına gelmişçesine...

İşte en berbat ayrılık budur kardeşlerim, karşısındakine bütün ilgisi bittiği halde ayrılalım diyememektir asıl şerefsizlik. Ortalıkta ben onun iyiliğini düşündüm demektir, kendini aklamaya çalışırcasına. Ayrılalım diyemiyecek kadar acizdir bu insan. Yüz yüze doğru düzgün bir vedayı bile çok görmektir asıl kötü olan. Geride kalan ne yapmış ne etmiş haberi olmadan merak etmeden yaşayandır asıl terkeden kişi. İnsan kafasındaki sorulara cevap arar ama... Asıl kötü olan ayrılık sebebinizi bilmemenizdir. Onu sevdiğiniz ve geleceğinizde onunla plan yaptığınız halde, onun hayal ettiği evleniceği kişinin siz olmadığını anlamasıdır. Sizi sorular içinde bırakıp arkasına bile bakmayan, normal hayatına devam edendir asıl .... kişi.

O benimleyken mutlu değildi demektir kolay olan. Ben onu mutsuz ediyordum ve bensiz mutlu olucak şimdi olmasa bile ileride anlayacak bunu, ben şimdi acı çekiyorum ama onun için işte demektir asıl acizlik. Fedakarlık yaptığını sanarlar böyle insanlar, o mutlu olsun diye ben mutsuz olurum bak zoru seçiyorum onsuz olarak derler. Ama bu en kolay yoldur, vazgeçmek. Sevmek cesaret gerektirir çünkü, yapabileceğinin en fazlasını yapmaya çalışmaktır. Sevmek, güvenmektir ve karşısındakine de güven vermektir. Sevmek vazgeçmek değildir. En komik olanda sizi sizin mutluluğunuz için terkeden kişinin asıl kendi mutluluğu için terkettiğini öğrendiğiniz zamandır.

 

En kötüsüde insan bir kere güvenir bir daha da kimseye güvenmek için uğraşamaz.

hercaideniz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 292
Kayıt tarihi
: 05.01.13
 
 

  Öğrenci, hayatın inceliklerini anlamaya çalışan, genç görünümlü yaşlı insan. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster