Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '18

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
41
 

Terkedilmenin Verdiği Duygular

Terkedilmenin Verdiği Duygular
 

Hayatta bir çok şeyi terk ederiz. Evimizi, dostlarımızı, sevgilimizi ve hatta şehrimizi bile… Peki bu duyguların bize yaptırdığı ya da hissettirdikleri nelerdir? Terk edilince ne yapmak isteriz ?

Dört Duvarı Terketmek
Bazen yaşadığımız yer üzerimize gelir ve sıkıldığımızı hissederiz. Kaçıp kurtulmak isterken daha çok batıyormuşuz gibi bir duyguya kapılır ve çırpındıkça daha büyük bir korku kaplar içimizi. Aslında korkmadan sadece düşünerek hareket edebilsek, hem duvarlardan hem içimizdeki sıkıntıdan kurtulacağız ama ne yazık ki bu tarz durumlarda mantıklı düşünemiyor oluyoruz.

Duvarları terk etmek gerektiği fikri gelir ve o an her şeyi toparlayıp, bütün geçmişi geride bırakıp oradan uzaklaşırız. Yer değiştirmek, başka duvarlara bakmak istemek bize iyi gelecek diye düşünürüz ve geride bıraktıklarımızı düşünmeden sadece yeni duvarlarımıza konsantre oluruz.

Toprağı Terketmek
İnsan yaşadığı toprakları terk edebilir mi? Başka insanların topraklarına alışabilir mi? Hiç tanımadığı insanlara alışıp, onlarla anlaşabilir mi? Evet, insanoğlu bunların hepsini yapabilir. Ama bunları yapabilmek için alacağınız kararları düşünmelisiniz. Yeniden bir hayat kurmaya, her şeye en temelden başlamaya alışabilecek misiniz?

Yeniden yerleşeceğiniz toprakta orayı doğduğunuz yer değil, doyduğunuz yer olarak bilecek ve her şeyi unutarak temiz bir sayfa da hayatınıza başlayacaksınız. Eğer denemek istiyorsanız, denemeye değer…

Yalnızlık
Etrafınız ne kadar kalabalık olursa olsun aslında yalnız olduğunuzu unutmayın. Çevrenizdeki o kalabalığın kuru gürültüden başka bir şey olmadığını, sizi sadece bir kaç saat oyalayabileceklerini ve aslında asla gerçekten kulak vererek sizi dinlemediklerini fark ettiğinizde birer birer onları da terk edeceksiniz.

Dostlarını terk eder mi insan diye soruyorsanız asıl terk ettiğiniz dostlarınız değildir. Aklınıza geldiğinde bir araya geldiğiniz, bazen sizin boşluklarınızı dolduran ve aslında sadece zaman geçirdiğiniz bir kaç insandır terk ettiğiniz…

Yalnızlık, sahip olabileceğiniz en güzel huzurdur bazen.

Tek Başınıza…
Düşündüğünüz zaman ürkütücü ve sıkıcı gelebilir ama yalnız başınıza yapabileceğiniz çok fazla şey vardır. En önemlisi uyuyabilirsiniz, rüya görebilirsiniz. Bilinç altınız sakin olacağı için güzel şeyler göreceksiniz. Kitap okuyabilir, yeni yerler keşfedebilir ve kendinize zaman ayırabilirsiniz.

Tek başınıza dünya daha güzel dönecektir. Kimsenin sırtınızda yük olmadığı ve insanlardan kaçarak sakinlik aramak zorunda olmadığınız zamanlar daha mutlu olduğunuzu hissedeceksiniz.

Kulağınızı Kendinize Verin
Daha önce hiç sadece kendi sesinizi duydunuz mu? Ses tonunuzun nasıl olduğunu ya da size ne hissettirdiğini biliyor musunuz mesela? Belki de aradığınız huzur ve dinlendiricilik kendiniz de saklıdır.

Öylece uzandığınız yatağınızda kendinize bir hikaye anlatın. Duymak istediğiniz kadar güzel ve sürükleyici olsun. Onu dinlerken size neler hissettirdiğine bakın ve duygularını tartın. Eğer gerçekten sizi mutlu ediyorsa ki edecektir mutlaka kendinize, size bir şeyler anlatmak isteyen yüreğinize ve aklınıza kulak verin.

Uzak Diyarlarda…
Havasını suyunu bilmediğiniz bir yere gidip, herkesi unuttuğunuzu düşünün. Ne kadar güzel bir hafıza kaybı değil mi? Yaşadığınız hiç bir şeyi hatırlamadığınız, kimseyi tanımadığınız uzak bir diyarda yaşamak… Herkesin bazen kafasında ki tabelayı yenilemek istediği gerçeği vardır.

Uzak diyarlara gidip sadece rüzgarın fısıltısını dinleyin, uykunuzun tadını çıkarın ve sonsuz bir nefes alın. Nefesinizi verdiğiniz de sadece içinizdeki mutluluğu hissedin.

Sakin Bir Hayatın Meyveleri
Hayatınızın bir bölümünde mutlaka yalnız kalmalı ve kendinize sakin yaşayabileceğiniz ortamlar yaratmalısınız. Huzuru bulmalı, hayatınızı gözden geçirmeli, yaşadıklarınızı değerlendirmeli ve kaldığınız yerden devam ederken kendinizi yenilenmiş hissetmelisiniz.

Yeniden doğmak için yeniden düşünmek gerekir. Düşündükçe görmek, gördükçe bilmek gerekir.

Kendini Bul
Daha önce hiç kendinizin kim olduğunu düşündünüz mü? Neler yapabildiğinizi, neleri sevdiğinizi ya da ne kadar iyi olduğunuzu tarttınız mı? Kendinizi buldunuz mu daha önce hiç?

Kim olduğunuzu öğrenmek için vücudunuzu tanımakla başlamalısınız hikayeye. Sonra aklınızdaki soruları yanıtlamalı, kendinize dürüst olmalısınız. Kalbinizdeki ritmik atışların hikayesini dinlemeli ve size ne anlatmak istediğine özen göstermelisiniz.

Hayata dair çözeceğiniz ilk bulmaca kendiniz siniz.

Yaşadığınız Alanı Tanıyın
Kendinizi bulduktan sonra sıra yaşadığınız alana ve kişilere gelir. Hayatınızı ne kadar tanıdığınızı düşünün ve fazla olan kısımlarını kesip atın. Üzerinizden kalkan yükü görün ve tazelendiğinizi hissedin.

Peki hayatınızda fazladan yer kaplayan insanlar ne olacak? Kendinizi sakin hissettiğiniz bir gün oturun ve onları düşünün, size ne kattıklarını ya da ne katamadıklarını. Sonra gerçekten hayatınızda olması gerekmeyen kişileri o an, tereddüt etmeden hayatınızdan çıkarın.

Sadece siz iyi gelecek bir hayat ile dostlarınız kalsın.

Terk Edin, Yalnız Kalın, Bulun ve Yeniden Doğun
Hayatınıza değişiklik getirmek istiyorsanız önce kendinizi bulmalısınız. Yaşadığınız yeri ve insanları tanımalı, sizi ne kadar ifade ettiklerini hissetmelisiniz. Ayırt etmeye başladıktan sonra size iyi gelmeyen her şeyi terk etmelisiniz.

Yeniden doğmayı öğrenmelisiniz.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 55
Kayıt tarihi
: 30.03.18
 
 

Merhaba sebneminkalemi.com olarak buradayım :)  Herkesin yazmaya olan isteği ve hayranlığı ile bu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster