Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '18

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
202
 

Terliğin Gücü

Yeni nesil anne babaların şu özgüvenli çocuk yetiştirme arzularına hastayım. Gözümde bir resim beliriyor: tahtında oturan kendilerini bu dünyanın efendisi sanan minikler ve etraflarında hizmetkar rolündeki anne babalar. Eğilerek soruyorlar “hünkarımız başka bir şey ister mi?”
 
Bu hünkarlar o kadar alışmış ki yanlarına gidip eğilip sormadan sorduğun soruyu da cevaplamıyorlar yüzüne de bakmıyorlar. Neymiş efendim öZgüvenli oluyorlarmış kendi tercihleri oluyormuş...mış mış da mış mış...sonra ben de paparacı teyze oluyorum
 
Size soruyorum hangimize yaşamda birisi bize bir şey sorduğunda suratına bakmama özgürlüğü veriliyor, böyle bir özgürlük yok, bu bir saygısızlık ama annelere bir şey söyleyince “aman özgüveni kırılmasın” diyorlar. Kardeşim bu özgüven değil bildiğin şımarıklık diyesin geliyor da sonra neyse “herkesin kendi çocuğu kendisi bilir” deyip susuyorsun.
 
Onu bunu bilmem çocuk eğitiminde terliğin gücünü bilirim. Bizim zamanımızda bir uçan terlik vardı, her an üstümüze yapışmasından korktuğumuz, bir duran terlik vardı, babamıza geldiğinde götürmemiz gereken...bu çocuklarda ikisi de yok bence...
 
Uçan terlikten kastım tabii ki de çocukların sırtında biz de olduğu gibi bir terlik şaklaması değil ama uçan terliğin de bir durdurma gücü vardı, biz de yarattığı bir “annem babam kızar” korkusu vardı. Biz çocukken bizim hayatımızda bir “hayır” kelimesi vardı. Hatta annelerimizin bir hayır bakışı da vardı....ve hayır cimciği...
 
Biz çocukken “Baban geldi terliğini getir!” Cümlesi vardı. Yani bir de duran terliğin bile bize sorumluluk veren bir etkisi vardı.
 
Şimdiki çocuklarda ne “hayır” var ne sorumluluk var... sadece istediği olmayınca anırmalarını duyuyorum.
 
Ne oldu özgüvenli çocuk yetiştirecektik, ne oldu mutlu çocuk yetiştirecektik...
 
Ben size söyleyeyim hayır olmadan evetin-, sorumluluk olmadan dinlenmenin önemi kalmaz. İster istemez tahtlarında hep evet duyan, hep hiç bir şey yapmadan yaşayan bu çocukların hayatında hiç bir şeyin de önemi kalmıyor.
 

 

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merak etmeyin, o öz güvenli çocuk yetiştiren anneler şimdi çoktan pişman oldular ama iş işten geçti artık. Çevremde o kadar çok misal var ki, zamanında şımartılan, el bebek gül bebek yetiştirilen prenslerin, prenseslerin hepsi de asalak oldular ve hala anne, babalarından medet umuyorlar. Selamlar

Matilla 
 26.12.2018 10:28
Cevap :
Biz kendi geçmişimizdeki ezikliklerimizi çocuklarımızı şişirerek kapatmaya çalıştık ama ikisi de çok uc, ortak bir nokta bulmak gerekiyor, çok baskıcı olmak ve aşırı özgür olmak arasında  26.12.2018 18:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 471
Kayıt tarihi
: 13.12.18
 
 

Psikoloji mezunuyum. Yazmayı ve okumayı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster