Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '20

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
13
 

TERLİK Mİ?

 

Ortaokulun sekizinci sınıfında çocuğu bulunanlar olarak bir kafede toplanmıştık. Okulun müdür yardımcısıyla, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmeni de bizimleydi.  Oğlum okulun yanı sıra sınava hazırlık için dershaneye de gidiyordu. Ancak bunun yeterli olmadığı hususunda eşimle fikir birliği içinde değildik.Çünkü eşim çoğu ailenin dersanenin yanı sıra etüt merkezine giderek okul ödevlerini yaptırdıkları,eksik dersler için özel ders aldıkları,motivasyon için de eğitim koçu tuttuklarını söylüyor,beni oğlumla yeteri kadar ilgilenmediğimi söylüyordu.

Diğer anne baların gelmesini beklerken müdür yardımcısı konuşmaya başladı,

-Geçen yerel TV bir program için gitmiştim. Program sırasını beklerken başarılı olmuş çocuklarla ilgili program yapıldığını, dışarıda bekleyenlerin bu çocukların anneleri olduğunu öğrendim. Hemen merakla sordum,

-Bu başarıyı nasıl sağladınız?

-Terlikle dedi. Hikaye masada gülümsemeyle karşılandı. Demek bilinen bir metottu. Bir kadın,

-Kızım gece ikilere, üçlere kadar ders çalışıyor dedi.O günkü dersini bitirmeden yatmıyor dedi.Bir diğeri atıldı,

-Benimkine sınav süreci bitince ne yapacaksın dedim.Ne dese beğenirsiniz,odama çekilip doyasıya ağlayacağım dedi.Kulaklarım konuşmalara ev sahipliği yaparken beynim konuşmaları değerlendiriyordu.Çok sevdiğimizi iddia ettiğimiz çocuklarımıza kendi ellerimizle ne kötülükler yapıyorduk?Okulla ev halkı arasına sıkışmış çocuklarımızı terlikle mi terbiye edecektik?Sınav kazanmak uğruna böyle bir bedel ödeyecektik? Sınıf öğretmeni konuşmaya başlamıştı,

-Günde en az yirmi sayfa kitap okumalarını şart koştuk.Eğer okumazlarsa bize şikayet edebilirsiniz.

Ne,oğlumu size mi şikayet edeceğim?Bir dakika ben onun hayattaki babasıyım.Lütfen çocuğumu cezalandırın diye sizden mi yardım isteyeceğim?Daha neler,dur bakalım.

Rehber öğretmen söz almış olmalıydı,

-Her gün en az iki yüz soru çözmeleri gerekiyor. Yetiştiremeyenler okula getirsin kitapları, bana gelsinler. Ben ders öğretmenleriyle konuşurum.

Karar verdim, bulduğum her boşlukta oğlumu rahatlatacağım. Gerçekten de elimden geldiğince bu girdaptan korumak için her fırsatta arabamla gezdireceğim. Bu kısa gezilerde düştüğü ortamdan korumaya çalışacağım, sık sık ona sarılacağım. Bu küçük yüreklere bu kadar yüklenmek bana normal gelmiyor.

Masadakilerin ortak görüşü bütün günü ders çalışarak, soru çözerek geçirmeleri ama ben öğretmenim. Yeterli uykusunu alamayan insanların vücut direncinin düşeceğini biliyorum. Bu küçük yürekleri hayata bağlayan tek şey anne babalarıdır. Onlara güvenini kaybetmiş bir çocuk sağlıklı sayılmaz. Peki, anne babasından uzaklaştırdığımız kıymetlilerimiz kime yaklaşacak?

Çocuklarımızın gelecekleri için güzel bir okul kazanmaları elbette önemli ancak bu konuda çalışma yapılırken evdeki biri dengeyi sağlamak için görevinin başında olmalı diye düşünüyorum. Çocuğun günlük hayatıyla ders çalışması arasında bir denge kurulmalı,bu dengenin bozulmaması sürekli gözlenmelidir.Yoğun çalışma ortamında ihtiyaç duyduğu sevgi ve güven duyguları yeteri kadar sunulduğundan emin olmalıyız.

Şimdi gelelim gerçeklere,   araştırmalar okul dışı aktörlerin çocuğumuzun başarısında %8 civarında bir başarı sağladığını gösteriyor. Yani her şeyin ölçüsünce kullanılması en güzeli olacaktır. Gelin küçük şeyler için çocuklarımıza yazık etmeyelim. 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 25
Kayıt tarihi
: 25.07.20
 
 

herkese iyi günler dilerim,Isparta doğumluyum,  teknik öğretmenim.TDF Dağcılık eğitimi aldım.Doğayı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster