Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
88
 

Terör, deprem, Cumhuriyet Bayramı ve hükümet

AKP hükümeti son günlerde iki belayla sarsıldı. Biri terör belası, diğeri ise Van depremiydi. Bu iki bela hangi hükümeti olsa zaafa düşürür. Hataların ve eksikliklerin olması doğaldır. Yalnız benim fark ettiğim bir şey var ki, AKP’ye ve Erdoğan’a olan müthiş destek her koşulda devam ediyor. Bunun sebebini de çözebilmiş değilim. Terörün ve depremin Türkiye’yi vurduğu bir dönemde CHP, MHP ya da başka bir parti iktidarda olsa, bu hoşgöründen nasiplenebilecekler miydi? AKP’den önceki koalisyonun gidiş sebepleri arasında ekonomik sıkıntılar ve deprem yok muydu? Şimdi ekonomik açıdan çok zengin ve refah içinde miyiz acaba? 

Van depremini CNN ve BBC gibi yabancı kanallardan takip eden bir arkadaşım yabancı kanallarla Türk kanallarını karşılaştırıyor ve bizim kanallara müthiş bir sansür uygulandığını söylüyor. Van’daki protestocu depremzedelere haksız bile olsalar biber gazı sıkmak, dertlerini dinlememek, 1 saniye gecikmenin bile önemli olduğu bir durumda arama kurtarma çalışmalarını aksatmak ne demek? Biz televizyonlarda çoğunlukla Erdoğan’ı alkışlayan halkı görüyoruz. Beşir Atalay’ı protesto sebebi ise, yeterince işlenmiyor Haberden bir şey anlamıyoruz. Hükümet de Kızılay’ı suçlayıp işin içinden çıkıyor. Kızılay da devlet kuruluşu değil mi?

Medyanın müthiş bir derecede sindirildiği bir dönemdeyiz. Bu kadar baskı ve korkutma ancak Menderes ve II. Abdülhamit döneminde olmuştu sanırım. Şöyle herhangi bir gazetede dişe dokunur bir eleştiri hatırlıyor musunuz? İdeolojik görüşleri AKP’ye tamamen zıt, dinden bihaber köşe yazarları bile, Erdoğan’ın müthiş başarılarından ve dindarlara / inançlılara (dikkat edin sadece makbul inancı olanlara) saygısından bahsediyor.

Örneğin Serdar Turgut, 29 Ekim 2011 tarihli, ‘Cumhuriyet’in En İnançlı Bayramı’ yazısında Cumhuriyet’in 80 küsur yıldır inançlılarla problemi olduğunu, onları sistemden dışladığını iddia ediyor. AKP iktidarının ve Erdoğan’ın sayesinde en inançlı Cumhuriyet Bayramı’nı yaşıyormuşuz. (Bayram yaşamadık ya, neyse!) İnançlılar artık dışlanmıyormuş. Bir kere inanç ne demek? İlle de belli bir kalıba mı sığdırılmalı inanç?

Atatürk ve arkadaşlarının gericilikle savaşı neden küçümseniyor? Osmanlı İmparatorluğu’nu sadece savaşı kaybetmek yıkmadı. Gerici, modern dünyanın gerisinde kalan görüşler de İmparatorluğu geri bıraktırdı, sonra yıkılmasına yol açtı. Padişah o kadar etkindi ki, Şeyhülislam’dan istediği yönde fetva çıkarabiliyordu. Dolayısıyla Atatürk ve arkadaşlarının yanında olmak dinden çıkmakla eş görülüyordu. Atatürk sadece İtilaf Devletleri’ne karşı savaşmadı. Yurtiçindeki bu gerici söylemlere karşı da savaştı. Bunları unutalım ve Cumhuriyet inançlıları dışladı diyelim.(???!!!) Zaten Cumhuriyet Bayramı törenlerine de gerek yok, onları kaldıralım (????!!!). Yeni bir Cumhuriyet kuralım (???!!!!) Allahaşkına bir ülkenin Cumhuriyet’in İlanı’nı anmasının depremle ne ilgisi var? Depremzedeler Cumhuriyet kutlanıyor diye incinecek mi?  

Ben “hükümeti hiç övmeyelim, iyi yönlerini görmeyelim” demiyorum. Ama kardeşim, iktidar hiç mi yanlış bir şey yapmadı veya yapmıyor?  Siyasi mizah neden yerlerde sürünüyor, hatta esamesi bile okunmuyor? Başbakanın taklidi ya da karikatürü korkmadan, çekinmeden neden yapılamıyor?

Medyadan esaslı bir eleştiri çıkmazsa, ben iktidardan ve medyadan korkarım, endişe ederim. Çünkü o zaman, bu hükümetin kavram olarak çok sevdiği demokrasinin köküne dinamit konulmuş demektir. Obama, Berlusconi, Sarkozy vesair Başkanlar ülkelerinde daha kolay ve ağır bir şekilde eleştiriliyorlar. Türkiye’de ise ya iktidarın istediği yönde dönüşüme uğramalısınız ya da Emin Çölaşan’ların, Bekir Coşkun’ların akıbetine uğrarsınız.

Bugünlerde yeni bir anayasa üzerinde çalışılıyor, o yüzden asaleten atamalar bekletiliyor. Umarım bu anayasayla iktidar, kafasındaki ılımlı İslam ideolojisine uygun devleti yaratma çabasına girmez. Umarım 1982 anayasasına rahmet okutmazlar. “Beterin beteri varmış” dedirtmezler. Pek umutlu değilim ama. Medya susmuş, üniversiteler susmuş, yargı susmuş, asker bile susmuş. Sadece sıradan, devletle direkt çıkarı olmayan vatandaş konuşuyor. Çünkü kaybedecek makamı, maaşı, avantajları yok.

Derseniz ki, “AKP döneminde kimse ideolojik sebeplerle işini kaybetmedi”, yakın çevremde bu yüzden işini kaybetmiş, kızağa alınmış ya da sınavları kazanamayıp işe girememiş en az 5-6 kişi örnek gösterebilirim. “Her iktidar döneminde böyle şeyler oluyor. Torpil, kadrolaşma etkili oluyor” demeyin Birincisi suimisal misal olmaz. İkincisi bu dönemde farklı bir kadrolaşma var. İnançlılar (!!!) onore ediliyor ama inançsızlar (!!!)  işini kaybediyor. Yani yaşam tarzı mevcut hükümete ters düşenler inançsızlar grubunda… Örneğin müzmin bekarlar, dul kadınlar, mini etek giyenler, şarap içenler, eşcinseller,  imam hatip mezunu olmayanlar, eşi ya da kendi örtülü olmayanlar vs. vs. Allah sonumuzu hayretsin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

toplum olarak lümpen bir tavırda bizleri savunduğunu idda edenleri ne hikmetse seviyoruz. işte one minuit olayı hiç bir dış politikada görmediğimiz abesliği bütün ülke alkışlıyoruz. işte libya liderine dost görünüp arkadan vuruşumuzun alkışı işte suriye sınır geçişlerini kaldırıp ardından abd nin sözü ile arkadan vuruşumuz biz böyle bir milletmiydik düşünüyorum.....

metin ebeperi 
 24.11.2011 11:20
 

Yazı tek kelimeyle güzel.Her şey gönlünüzce olsun.Selamlar.

Turbest 
 24.11.2011 1:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 635
Kayıt tarihi
: 01.02.11
 
 

ODTÜ Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. İlgi alanlarım edebiyat, sinema, tiyatro, TV..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster