Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
686
 

Terör değil savaş

Terör değil savaş
 

Tutuklu Apo


Ülkemizde yıllardır devam eden Kürt sorunu özellikle bu iktidar döneminde almış başını gidiyor ve artık bu bir terörist eylem olmaktan çıkmış; Türkiye ile başta dost görünen asıl düşman, ABD olmak üzere, gizli bir, AB, İran, Irak ve Suriye savaşı haline gelmiştir..

Bu günkü iktidar da bu savaşın, Amerika yanlısı ortaklarındandır.

Osmanlı döneminde mutasarrıflarla ağaların iş birliği yapmalarıyla sesini çıkaramayan Kürt tebaa; Cumhuriyet döneminde bu iş birliği ortadan kalkınca; ağaların menfaatleri kısıtlanmış ve onların kışkırtmalarıyla isyanlar başlamıştır. Dersim isyanı bunlardan biridir.

Atatürk zamanında bu isyanlar; işin sıkı tutulup, ağaların Anadolu’nun muhtelif yerlerine sürülmesiyle sükûnete kavuşmuş ve uzun süre ülkemize kaşı Ermeni teröründen başka bir terörist hareket görülmemiştir.

Çok partili sisteme geçildikten sonra, demokratik kurallar gelişmeye başlamış, bu kuralların getirdiği ferahlıkla tüm halkımızda ve dolayısıyla Kürt Vatandaşlarımızda da bir uyanış başlamıştır.

Özellikle Köy Enstitülerinin kurulup faaliyete geçmesiyle, köylü ve çiftçi sınıfın uyanışından korkan ve o tarihlerde mecliste ağırlıkta olan ağa sınıfı; bu uyanışı önlemek için Köy Enstitülerinin kapanması yolunda hükümete baskı yapmışlar ve oy tavizciliği sayesinde, bu baskılarında başarılı olup, Köy Enstitülerini kapattırmışlardır.

Demokrat parti iktidara geldikten sonra oy tavizciliği daha fazla ağırlık kazanmış ve ilk olarak İsmet İnönü zamanında tohumları atılmaya başlamış olan irticai faaliyetler; Celal Bayar ve Adnan Menderes tarafından, Türkçe ezanın kaldırılıp, Arapça ezanın geri getirilmesiyle; Atatürk ilkelerinden ödün vermek suretiyle hız kazanmıştır.

Kanaatimce bir tek bu ödün bile; Onların idam hükmü almalarına yeterlidir.

Bana göre değil ama siyaset bilimcilerince demokrasinin vazgeçilmezi olan çok partili sistem; henüz ülkemizde tam olarak oturaklaşmamış olduğu için, mevcut seçim sistemine göre, siyasi baskılar çoğalmış ve halkımızın kültürel gelişmesi önlenerek irticai faaliyetlerin artmasına yol açılmıştır.

Ancak Atatürk inkılâpları sayesinde önüne geçilemeyen halklardaki uyanış; tebaalıktan kurtulup vatandaş olmanın getirdiği imkânlarla Kürt kökenli vatandaşlar arasında bazı kıpırdanmalara yol açmıştır.

Bu cümleden olmak üzere Abdullah Öcalan adında biri; sözde Kürt kökenli vatandaşlarımızın haklarını savunmak için gizli bir örgüt kurmuştur.

Bu örgüt kurulana kadar ülkemizdeki tarımsal gelişmeden sanayileşmeye dönüşen ilerlemenin hızından ürken Amerika ve Avrupa ülkeleri; ülkemizi karıştırmak ve kendi çıkarlarını korumak için; Abdullah Öcalan’a destek vermişlerdir.

Böylece dış destekli PKK denilen bir örgüt kurulmuş ve bu örgütün kurucuları; kendilerine sağlanan imkânlarla zevk ve sefa içinde yaşarlarken, etraflarına topladıkları ve kısmen menfaatlendirip kandırdıkları işsiz güçsüz militanlarıyla ülkemize karşı terörist faaliyetlere başlamışlardır.

Böylece ülkemizi karıştırarak yabancıların maşası haline gelmişlerdir.

Bunlar benim tarihi kaynaklardan değil, bizzat yaşadığım günlerden edindiğim izlenimlerdir.

Bu gün artık bu savaşın gizli saklı bir tarafı kalmamıştır.

ABD Büyük Ortadoğu Projesini gerçekleştirmek için bu günkü iktidarla gizli bir işbirliği yapmış, sözde dost görünüp kendi emellerini gerçekleştirmektedir.

Başımızdakiler de onun dediklerinden kesinlikle çıkamamaktadır.

Başta Amerika olmak üzere, dış mihraklar tarafından desteklenen ve adına terör dediğimiz, aslında bu mihraklara karşı adı konulamamış olan bu savaş için her gün onlarca şehit veriyoruz. Özellikle büyük şehirlerimizde, bombalı saldırılara uğruyor, yaşlı, genç, kadın, kız ve çocuk onlarca masum insanlarımızı kaybediyoruz. İçimize girmiş ve yerleşmiş bulunan, Abdullah Öcalan yanlısı vatandaşların protestolarına maruz kalıyoruz. Milyarlarca lira askeri harcamalar yapıyor ve ülkemizin kalkınması için girişimlerde bulunamıyoruz.

PKK denilen örgütün içinde, her ne kadar yabancı uyruklu insanlar varsa da, bunların çoğunluğunun Türk vatandaşı ve ideolojileri olduğu bir gerçektir.

İçimize girmiş ve yerleşmiş bulunan, sayıları azımsanamayacak kadar çok olup Abdullah Öcalan yanlısı gösteriler yapan ve Güneydoğu Anadolu’da hala Türkçe bilmeyen Kürt vatandaşlarımız olduğuna göre; ülkemizde bir Kürt sorunu olduğunu kabul etmek zorundayız.

Bu sorunun topla, tüfekle çözülebileceği kanısında değilim.

PKK yı yasa dışı bir örgüt olduğu için muhatap alamıyoruz.

Onların temsilcileri olduğunu iddia eden ve onlara terörist diyemeyen TBMM deki DTP üyelerinin seslerine kulak verilip ne istedikleri sorulsa ve onların makul olan istekleri karşılansa ve böylece içimizde yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımız kazanılsa terörün önü alınır düşüncesindeyim.

Böylece çoğunluğu kendi vatandaşlarımız olan can kayıpları ve şehit vermeler önlenir, boşu boşuna yapılan askeri harcamalar, Güneydoğu Anadolu’nun kalkınmasına harcanır ve terörden kaçan vatandaşlarımız memleketlerine dönerler.

Bunun için de sağduyulu bir hükümete ihtiyaç vardır kanısındayım.

19 Ekim 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hocam, çok önemli konulara değindiniz..pkk terörü, terör ötesi savaş'a dönüştüğü ifade ettiniz..çok doğru..sanki savaş ötesine taşınıp, nemalanma durumuna girildi gibime geliyor..dış güçler, dış devletler, yeraltı dünyası gibi..savaş 3..bilemediniz 5 gün sürer..bu farklı bir duruma girdi..yazık gencecik fidanlarımıza..saygılar

Mehmet Önkibar 
 20.10.2008 0:12
Cevap :
Evet gerçekten gizli ve sinsi bir savaş içindeyiz ve bu savaşın topla tüfekle biteceğine kani değilim. Yorumunuz için teşekkürler.  20.10.2008 16:16
 

Hilmi Bey savaş bence kurtuluş savaşımızdır. Bu topraklar üzerinde yapılan en son savaş da budur. Ülkemiz bağımsızlığa kavuşmuştur. Bahsettiğin savaşı anlayamadım. Savaş değil Terör deseydin anlardım. Başlığın bizim ağzımız değil. Beni üzdün.

Ahmet Balcı 
 19.10.2008 23:21
Cevap :
Savaş denilince; geniş topluluklar arasında meydana gelen ve ileri derecede şiddet içeren çarpışma ve çatışmalar anlaşılır. Kurtuluş savaşımız da bunlardan biridir. Burada kastedilen Türk toplumuna karşı dış güçlerin açmış olduğu gizli ve sinsi savaştır. Terör bu savaşın bir halkasıdır. Asıl mücadele başta ABD olmak üzere AB ve bütün emperyalist güçlere karşı yapılmaktadır. Yoksa Türk ordusu üç beş teröristin hakkından gelemeyecek kadar aciz değildir. Başlığın bizim ağzımız değil sözüne çok üzüldüm.  20.10.2008 16:36
 

Çözümleriniz doğru. Katılıyorum. 30 yıldır silahla çözülmüyor bu belli oldu. Yada çözmüyorlar. Fakat her işi ABD ve AB ye havale etmenizi sadece son istihbarat ortaklaşmasında bile doğru görülmüyor. Üstelik Rusya ve Alman istihbaratlarından hiç sözedilmiyor. SAygılar sunarım.

DurmuşGüler 
 19.10.2008 23:14
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Kanaatimce ülkemizdeki terörü körükleyenler başta ABD olmak üzere AB ve bütün emperyalist ülkelerdir. O nedenle Kürt kökenli vatandaşlarımızın bölücülük dışındaki isteklerini karşılayıp onları yanımıza almakta fayda görüyorum.  20.10.2008 17:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 334
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 700
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster