Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
27
 

Terör Sorunu ve çözümlere ilişkin Masabaşı Fotoğrafı -1

Terör Sorunu ve çözümlere ilişkin Masabaşı Fotoğrafı -1
 

Şehitlerimize rahmet, yakınlarına ve milletimize sabır diliyorum.

Doğu ve Güneydoğu'nun bizim olarak kalması için verilen mücadelede, bedel giderek ağırlaşmaya başlamıştır.

Artan sayıda şehitler....PKK'nın maalesef büyük bir cesaret ivmesi kazanması, bizim devletimizin uluslararası ilişkilerde büyük sıkıntılar  yaşadığı döneme denk geldi. Daha doğrusu aslında, biz komşumuz ya da değil  birçok ülkeyle, çoğunda da  sorunlara kendimiz dalarak husumete bulaştıktan sonra. tabii ki karşımızdaki ülkeler de,  aniden yumuşak karnımız, başımızın belası teröre desteklerini süper boyutta artırdılar. Silahsa silah, lojistikse lojistik, politikse politik. Kazan kaynatılmaya başladı. konjonktür de uygun. Büyük Kürdistan hayallerini gerçekleştirmek için iyice şiddeti artırdılar.

Geçmişe çare yok. "Keşke" demenin manası yok ancak, görünen köyü, pek çok sağduyu sahibi vatandaşla  biz gördük. Oysa klavuz istemiyordu.

-Bir ülke aynı anda birden çok ülkeyle ilişkilerini bozmamalıdır. (Irak, İran,Suriye, İsrail, vs.)

-Evi sırçadan olanlar başkasının (ya da komşusunun)  camına taş atmamalıdır.

-Köşeye sıkışan bir ülke liderinin,  en son anlarında, kendisine düşmanlıkta öne geçen, muhalif gruplara silah ve eğitim sağlayan bir  ülkeye en büyük zararı vermeye çalışacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yoktur.

- Yıllardır zaten PKK yı varetmiş desteklemiş ülkelerin, eskiden hiç değilse bize de göstermelik bilgi ve destek verirken, biz -konu doğrudan ülkemizle ilgili olmasa da-  doğrudan ve sürekli  düşmanca tavır aldığımızda, artık sadece terör örgütüne hem de süper boyutta destek vereceği çok bellidir.

-Ülkemiz gerek komşularımızdaki savaşlar gerekse, PKK terörü altında büyük sıkıntı yaşarken,  şu ana kadar boyutları çok ta netleşmemiş meseleler yüzünden, Türk silahlı kuvvetlerinin üst kısmının budanması sonucu, yerlerine sürpriz şekilde dolduran komutanların,  her halukarda deneyim olarak gidenlerin seviyesine ulaşmak için zamana ihtiyaçları olması, ordunun moralinin yıpranması da bizim elimizi çok zayıflatmıştır.

- İşin garip ve acı tarafı,  askerler bu süreçte büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmışken, orada burada demokratik kisveler altında ya da doğrudan PKK  ile ilgili konularda devlet aleyhtarı gösterilere katılanlar, polisimize saldıranlar, yolları kesip kimlik kontrolü yapanlar hukuk ve devlet karşıtı eylemlerini maalesef  aynı hızda rahatça sürdürmektedir..

-Bütün bunlara karşın, Başbakan ERDOĞAN ve hükümetin olaylar karşısında bir "B" planlarının olduğuna dair hiçbir ipucu görünmemektedir. Hükümet adeta çaresiz  ve şaşkın bir tablo çizmektedir.  Maalesef gündem,  dışı ülkeler, PKK, BDP, onların destekçileri tarafından belirlenmektedir.

- Türk halkı, şehitler nedeniyle, büyük bir elem ve maalesef karamsarlık içindedir. Ülkemiz kocaman bir yas toprağına dönüşmüştür artık.

- Şu anda bulunduğumuz noktaya gelirsek, terör örgütünün eylemlerinde yeni bir aşamaya geçtiğini görüyoruz. Amaçları artık, Suriye'nin kuzeyinde özerk devlet kurulma hay huyu arasında maalesef ülkemizden de bir toprak parçası hakimiyet altına almaktır.Bu saatten sonra önlerine dünyayı sersek te demokratik önlem paketleri açsak ta kürt meselesi açısından, vakit artık bu tür çözümlere tahammül edemeyecek kadar daralmıştır.

- Teröristler artık çok geniş gruplar halinde saldırmakta, saklanmak gereği duymamakta, çatışmayı uzun süre sürdürebilmektedir.. Bu Şemdinli ve Hakkari saldırılarında anlaşılmıştır.

- Ülkemiz,  Suriye iç savaşında, kamuoyunun hiçbir bilgisi ve somut rızası olmadan muhalif gruplara  en kahramanca!!! ve ülkemizin sorunlarını bir tarafa atarak, destek verirken, bulunduğumuz coğrafyada, diğer müslüman  ülkeler Esat karşıtı gruba destek verirken dahi, gayet planlı ve soğukkanlı davranmaya devam etmektedir. Bu -en önde, en fazla yardım veren, açıkça-  tavrımız yüzünden en son İran'da kayıp 48 İranlı için önce bizi suçlamaktadır. New York Times'ın yabancı tv kanallarının haberlerine ve Hatay bölgesinden medyaya yansıyanlara  bakılırsa, ülkemiz, bizim ruhumuz bile duymuyorken, Suriye iç savaşının içine derinlemesine  dalmış görünmektedir. Başta masumane, mültecilere yardım niyeti nerelere varmıştır.

Yıllardır, Dış ülkeler bunca destek vermez iken, halkın PKK ya desteği bu kadar değilken, Suriye son 4-5 yılda PKK ya desteğini asgariye indirmişken, şimdi tutuklu olan deneyimli komutanlar görev başında iken, BDP bu kadar etkin değilken, halkımız şehitlerini toprağa verirken sorgusuz sualsiz vatan sağolsun hissiyatı içindeyken, terörle mücadele ve kürt sorununun çözümünde eski hükümetin gösterdiği başarılar elde edilememiş,  şartlar çok olumsuza dönmüştür.

Çoktandır yazmadığım ancak hep farkettiğim durum; Doğu ve Güneydoğu' da bazı bölgeler,  o bölge  insanıyla kan bağı olmayan, oralı olmayan insanlar için, sadece görev ve zorunluluk hallerinde gidilen, aksi takdirde, turistik amaçlarla vs.  hemen hemen hiç tercih edilmeyen bir coğrafya olmuştur.

Bu, şu an gelinen durumun tesbitidir. Kendimce -masa başından da olsa- fotoğrafıdır.

Ülkemiz  şu anda, oradan geçmemek için yönünü  sağa sola çevirdiği,  hatta yolu uzatmak pahasına çevresinden  dolanmaya çalıştığı bir bataklığa  hiç ummadığı anda, hızla ilerliyor gibidir.

Çok acı ama gerçek; ülkemiz yönetim kademesinde üst düzeyde görev yapan kişilerin hayallerinin bedelini ödemeye başlamıştır. Bu kişilerin de tavırlarından dönmek gibi bir niyetleri olmadığı anlaşılmaktadır. Bu yöneticiler, gerçekleri değil görmek istediklerini görmeye devam etmektedirler.

Ülkemizi büyük çaplı bir savaşa doğru ilerleyen bir gemiye, vatandaşlar istemediği halde bindiren bu zihniyet...İnsanları ve lkelerin vatandaşlarını sadece müslüman olan ya da olmayan diye ya da mezhebine göre  ayırarak politika yapmanın bedeli ne olacak kimbilir.

Pasif ülke olmayacağız, masaya yumruğumuzu vuracağız, bölgede söz sahibi ağabey devlet olacağız diyerek huzur içinde soğan ekmek yemenin mutluluğunu aramayız İnşallah.

Yurtta Sulh cihanda Sulh ne kadar doğru, ne kadar ülke ve Dünya hayrına bir politikaymış şimdi anladım. Şu anda eskiden beğenmediğim liderlere gidip, bizi yıllarca, deneyimli hariciyecilerin elinde, sulh içinde idare etmeyi başardıkları için teşekkür etmek isterdim.Onlara yaptığım eleştirileri geri alıyor, kalbimden de özür diliyorum.

Hiçbir maddi kazanç can ın önüne geçemez.Hiçbir ihracat rakamı, ağlayan bir şehit evladının gözyaşının bedeli olamaz.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 423
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster