Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
464
 

Terör ve korku havası!

Terör ve korku havası!
 

1992 yılı yazıydı. Terör Doğu Anadolu’ ya da sıçramış; yayılıyor ve yoğunlaşıyordu. Hizan Kaymakamıydım. Terörün çirkin yüzünü zaman içinde yazacağım yazılarda anlatacağım. Burada yalnızca terör eylemlerinin masum insanlar, halk üzerindeki etkisine ilişkin bir gözlemimi aktarmak istiyorum.

O küçücük ilçede terör örgütünün haince eylemlerinin nasıl bir korku ve umutsuzluk havası yarattığını gözlerimle görüyordum. Hain örgüt bir yerde bir eylem yapıyor, masum insanları kurşunluyor yada bombalıyordu. O gün ilçeye bir korku havası egemen oluveriyordu hemen. İnsanların bakışları kararıyor, dükkanlar erken kapanıyor ve sinsi bir korku yürekleri kaplıyor. Terör örgütünün ilçedeki ağızları bu fırsatı propagandayla korkuları katlamak için kullanıyorlardı.

Sonra güvenlik güçlerimiz bir operasyon yapıp, üstünlüğünü gösterdiğinde, ilçede hava hafifleyiveriyordu. İnsanlara yeniden güven geliyor ve yaşam normale dönüveriyordu.

Bu kadar açık ve görünür haldeydi korku havası…

Akşama doğru bir haber yayılırdı böyle korkunun havayı kirlettiği günlerde. “Bu akşam roketatarlarla ilçeye saldıracaklarmış”; “bilmem ne köyüne yüz kişi birden gelmişler, kaymakamı öldüreceğiz demişler”; “yol kesip tüm resmi araçları yakıp, memurları öldüreceklermiş”; miş… miş…. Miş…

Sonrasında ortaya çıkmıştı bu haberleri masum ve saygılı bir görüntü altında yayan adliye odacısının, örgütün ilçe komitesi üyesi olduğu ve kasıtlı olarak, memurları korkutmak için bu haberleri yaydığı.

Ama insanlara uykusuz ve kabus dolu geceler yaşatmayı başarmışlardı.


Dün akşam o dehşet görüntülerini izlerken bunları anımsadım, öfke ve üzüntü içinde.

Televizyonların çoğu sanki maç veriyormuş gibi verdiler o dehşet görüntülerini. Reyting kaygılarının, haber sorumluluğuna bulanmış haliyle, saatlerce sürdü bu görüntüler. Sonunda Allah’tan bir mahkeme kararıyla yasaklandı.

Siz 11 Eylül saldırılarında hiç ceset resmi, parçalanmış insan resmi gördünüz mü?

Göremezdiniz. Çünkü bir otokontrol sistemi, bir sağduyu, terörün amacını gerçekleştirmesine katkıda bulunmaktan uzak durmalarını sağlıyordu.

Neden bizde bu otokontrol sistemini kuramıyoruz? Neden terörün topluma kaygı, umutsuzluk ve korku aşılamasına alet oluyoruz?

Bu örgüte toplum olarak verilecek en güzel karşılık onu yok saymak.

Elbette devletimiz, güvenlik güçlerimiz var gücüyle mücadelesini sürdürecek kökünü kazıyana kadar. Ama önemli olan toplum olarak, medya olarak, örgütün bu taktiklerine alet olmaktan uzak durmak.

Sayın Genel Kurmay Başkanımızın bu tür saldırıların devamının beklenmesi gerektiği yolundaki açıklamalarına da üzüldüm. Ben inanıyorum ki tüm güvenlik güçlerimiz elbirliği yaparak üzerine giderse hem bu olayın failleri bulunur hem de benzer olayların önü kesilir. Bu ülkenin istihbaratı ve güvenlik güçleri bu hain örgütün kökünü kurutacak güce sahip. Biz de bunların bizi yıldıramayacağını bu günlerde bayrağımıza, birliğimize, ülkemize her zamankinden fazla sahip çıkarak gösterelim.

Tüm ölenlere rahmet, yaralılara sağlık ve hepimize başsağlığı diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allah Milletimize, Devletimize zarar ziyan vermesin kötü emellerden cani kişilerden bizleri korusun.

emre ünsal 
 23.05.2007 15:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 2702
Kayıt tarihi
: 15.07.06
 
 

1961 yılında Çorum’un Osmancık ilçesinde dünyaya geldim. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster