Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
709
 

Teröre nihayet çözüm bulundu

Teröre nihayet çözüm bulundu
 

Kalbinde azıcık acıma duygusu, merhamet taşıyan, evlât sevgisi, vatan sevgisi nedir bilen her vatandaşın yüreği, yıllardır terör belasıyla yanıp tutuşuyor.

Otuz yıldır hayatlarının baharında kaybettiğimiz 5000 küsur evladımızın acısı yanında, yaralanan, fizik olarak sakat kalan, yaşadığı travmalarla ruh dünyası bozulan evlatlarımızın sayısı ise çok daha fazla.

Terörden hiçbir çıkarı olmayan tam tersine bu acıyı her zaman bağrında hisseden bir vatandaş olarak, son baskında şehit olan yavrularımızın acısıyla kavrulurken internette gördüğüm bir haberle adeta yüreğimde bir ferahlık hissettim.

İşte Kılıçdaroğlu’nun terör çözümü” başlığını taşıyordu haber...

Otuz yıldır büyüklerimizin çare bulamadığı terör belasına, benim gibi kendi dertlerinin çaresini bulamayan garip vatandaş çözüm bulacak değildi ya... Elbette bunun en iyi reçetesi siyasetçilerimizin zihninde belirecekti.

Bu heyecan, ümit ve merakla hemen haberi okudum.

Sayın Kılıçdaroğlu terörü ancak CHP’nin bitirebileceğini belirterek diyor ki, “35 yıldır terörü silahla susturmaya çalıştılar. Akıl yok, mantık yok bunlarda. Kan, kanla yıkamakla temizlenmez, böyle bir anlayış olmaz. Huzuru ve barışı sağlamak için, toplumsal barışı sağlamak için önce aklımızı ve mantığımızı kullanacağız.”

Ne kadar güzel bir söylem değil mi?

Peki sonuç?

“Biz birilerinin reçetesine değil halkın reçetesine başvuracağız.”

Hoppalaaa! Halkın bir reçetesi var da bunu saklıyor mu acaba? Böyle bir çözüm önerisi, bir siyasetçi için belki seçim yatırımı olarak, oy avcılığı için söylenmiş olabilir ama, bunu sanki hemen gerçekleşecek ve dertlere deva olacak bir reçeteymiş gibi niye sunarsınız be kardeşim?

Siz milletle alay mı ediyorsunuz?

Haberi yanlış anlayabileceğimi düşünenler varsa onlar bu linkten bizzat kendileri okuyabilirler. www.cnnturk.com/2010/.../06/...kilicdaroglunun.teror.cozumu/.../index.html

Benim bildiğim halkın tek isteği bu adı konmamış savaşın bir an evvel sona ermesi, evlat acısıyla anaların babaların yüreğinin yanmasına bir son verilmesidir.

Sunulacak reçete de, teröre karşı elbirliği, gönül birliği, amaç birliği içinde olmak ve tek vücut olarak hareket edebilmektir.

Son acı haberin yansıtıldığı bütün gazetelerin ilk sayfalarında, bir anlamda çaresizliğin acısı her tarafa çökerken, bir gazetemizde sayın Kılıçdaroğlu’nun Gaziantep’te rekor kalabalığa yaptığı konuşmanın haberi şu başlıkla veriliyordu:

Açılım açılım dediler, toplumu böldüler...”

Sizce sayın Kılıçdaroğlu, böyle ciddi, önemli ve acılı bir konuyu iç siyaset malzemesi yapıp, iktidar partisine karşı bir tavır almak yerine, terörü milli bir mesele kabul edip, çözümü için halkla, milletle, hükümetle ve diğer partilerle elele verse daha çok oy almaz mı?

Ben mi çok safım, yoksa aksini düşünenler mi akıllı, bilemiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Akp üstelik de iktidarda iken Açılım projesi dediğiniz şeyi aylarca sakladı. Fazla ısınınca içinde her ne idiyse buharlaş-mış ki bi şey çıkmadı. E artık izin verin de muhalefette olanın da açıklamam hakkı olsun yani . .. sağlıcakla Oy avcısı nı yorum yanıtlarınızda kullanmıştınız.

Ezgi Umut 
 25.06.2010 2:13
Cevap :
Katkınıza teşekkürler Ezgi hanım, selam ve saygılarımla...  25.06.2010 11:12
 

ben şuanki siyasetçilerimize inanmıyorum oy için yapmıyacakları şey kalmamış baksanıza sayın kılıçdaroğluda çıkmış biz çözeriz diyor millet artık bunlara boş hükümeti desteklemiyorsun oda bir çözüm yolu getirdi samimiyetsiz davranışlar bunlar bence ayrıca yazınızda güzel olmuş.

Zeyd KABAK 
 24.06.2010 15:03
Cevap :
Evet yangını hep birlikte görüyorsak, söndürmek için müdahele etmeliyiz. Üstelik itfaiye de gelmiş, yalnız suyu biraz yetersiz. Diyor ki, herkes bir kova su getirsin, yardım edin. Şimdi bu durum karşısında ben yeni bir itfaiye teşkilatı kuracam, yeni arazözler alıcam, depoları büyük olacak, içi de su dolu olacak, o zaman yangını çok rahat söndürürüm. Kılıçdaroğlu'nun çözümü biraz buna benziyor. O zamana kadar ortada bina filan kalmayacak ki... Sen yine kuracağını kur, yapacağını yap. İlerde yangın çıkarsa söndürürsün ama, şu anda yanan bina bizim binamız, hepimizizn yurdu. Bunun yanmasına nasıl seyirci kalırsın, sonra da yangını söndüremiyorlar diye tenkit edersin. Öncebir söndürelim bakalım, sonra eğer bir ihmal varsa gereken yapılır. Bina yansın da herkes itfaiyeye düşman olsun diye beklemek... İşte bu anlaşılmaz bir zihniyet... Tipik bir örnek... Millet de bunları görüp anlamalı artık. Kim ne yapmak istiyor, kim ne yapmak istemiyor. Katkınıza teşekkürler, Selam ve saygıyla...  29.06.2010 0:58
 

Sorun size ait değil Ahmet Bey. Hangi sırayla yayınlarsanız yayınlayın yorumlar geliş sırasına göre çıkıyor. Aslında yazdıklarımı bir cevap bloğu şeklinde de yayınlayabilirdim. Ama gecenin o saatinde ve biraz da bir vurgunuza takıldığım için düşünemedim. Ahmet Bey, yorum yazmasam da sizi sıklıkla okurum. Genel olarak, AKP ile bir bağınız olmasa da yazdıklarınız AKP söylemleriyle birebir örtüşüyor. Bu da tamamen siyasal hakkınız. Ve her okuduğum yazınızda, "Sırf AKP karşıtı oldunduğu için yapılan işin doğruluğunu göremiyorsunuz" şeklinde bir vurgu oluyor. Bu görüşe de sahip olma hakkınız var. Ancak her sorun için tamam da, iş teröre gelince, Sırf AKP karşıtlığı yüzünden barışa karşı olduğumuz, dökülen kana sırf bu yüzden aldırmadımız vurgusu çok fazla kırıcı. Bunu nasıl düşünebilirsiniz? Üstelik aynısını CHP için sizin de yapacağınızı düşündüğümü sanmışsınız. Ahmet Bey ben ne sizden ne de herhangi bir yurtdaşımdan bu vicdabsızlığı ummam. Ve ben de o kadar vicdansız değilim. Selamlar

Yıldız... 
 24.06.2010 11:43
Cevap :
Yıldız hanım, sırayla olsaydı okuyanlar için çok daha güzel olurdu. Ben okuouğum yazıların yorumlarını da cevaplarını da hep okurum da, herkes de benim gibidir diye düşünüyorum. Uzun yorumunuz için gerçekten size teşekkür ederim. Bu kadar emek ve zaman harcamanız, verdiğiniz değeri gösterir. Aslında blog kalitesinde bir yorum yazmışsanız. Aynı nitelikte cevap yazabilmem için benim de o kadar uzun yazmam lazım. Mesele şudur. Olaylara farklı pencerelerden bakıyoruz. Bu şekilde yılarca yazışsak değişen pek fazla bir şey olmaz. En azından bazı şeylere aynı pencereden bakmamız yazım. Birimiz evin arka odasındaki pencereden bahçeye, diğerimiz ön odadaki pencereden sokağa bakıyorsak, yoldan geçen arabaların kaza yaptığını, arka pencereden bakan ömrü billah göremez. Ön pencereden bakanın da arka tarafta çıkan yangından haberi olmaz. Biri yangın var diye bağırır, diğeri ne yangını trafik kazası var der durur. Bizim durumumuz buna benziyor. Bu konuda belki bir Blog yazarım. Selam ve saygılarla..  24.06.2010 14:47
 

Tutun ki Kılıçdaroğlu sizin deyiminizle oy avcılığı için söylemiş olsun. 2003 yılınnda oy avcılığına çıkan AKP'nin nin Dokunulmazlıkların Kaldırılması ve % 10 luk seçim barajının düşürülmesi konusunda dağıttığı vaatler mi sizi bu denli kuşkucu yaptı. Nedense kuşkunuzun kaynağı AKP değil de, yansıtmanız Kılıçdaroğlu üzerinden CHP oluyor. AKP madem ki demokratikti, o zaman neden Meclis'te çeşitli partilerden üyelerle bir AÇILIM KOMİSYONU oluşturmadı. Hiç olmazsa AÇILIM sözcüğü günümüzdeki kadar anlamını kaybedip buharlaştırılmış olmazdı. Tam trajikomik bir olayı da Karadeniz kıyısındaki illerimizden birine giden bir AKP li yaptı, vekillerden biri de olabilir. Açılımı açıklama toplantısı. Saklanan giz açılımın ne olduğunu öğreneceğiz, sevinciyle toplantıyı beklemeye başladım. Toplantı yapılıyor, anlatacak kişi geliyor, kağıtlarını unuttuğu için açılım açılamıyor. İşte AKP 'nin açılımı ...sağlıcakla kalınız.

Ezgi Umut 
 24.06.2010 2:19
Cevap :
Kılıçdaroğlu bu sözü oy avcılığı için söylüyor demedim. Sadece söyleminin herhangi bir çözüm fikri ve ümidi taşımadığını anlatmaya çalıştım. Gerçi bu temenniyi bile hükümetin somut açılım projesinden daha değerli, daha kapsamlı, daha uygulanabilir ve hatta neredeyse sonucu sağlayabilir nitelikte bulanlar da var ama, doğrusu ben aynı kanaatte değilim. Şu da var ki, "bizim terörü sonlandıracak müthiş bir projemiz var. Oyunuzu bize verin, iktidara getirin, o çözümün ne olduğunu görürsünüz" şeklinde bir söyleme dönüşürse bu iş, o zaman oy avcılığından başka ne anlama gelir?. Nitekim Sayın Kılıçdaroğlu'nun "başbakan da oyunu bize versin, ne yapacağımızı görsün" gibi bir iki söylemine ben rastladım. Bunlar gerçekten ütopik şeyler. Varsa bir düşünceniz söylersiniz. Uygulanır da sonuç alınırsa o projenin size ait olduğunu herkes bilir. Aynı projeyi iktidara gelince ben uygularım diye saklamak çok saçma. Çünkü o zamanki ihtiyaçlar çok daha farklı olacak. Katkınıza teşekkürler, Selam ve saygıyla  24.06.2010 14:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 946
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster