Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
160
 

Terörizmin finansmanını önleme kanun tasarısı muhalifleri susturmak için mi?

Terörizmin finansmanını önleme kanun tasarısı muhalifleri susturmak için mi?
 

Ülkemizde iktidara gelen partiler, ömür boyu iktidarda kalacaklarını düşünerek, hep kendi çıkarları doğrultusunda yasalar çıkartıyorlar…

Yasa çıkarma tekniği gittikçe değişiyor…

Önce her türlü teknik kurala uyuluyor. Biraz “Usta”laşınca, öncelikle kararnamelerle ülkeyi yönetmeye başlıyorlar…

Kararnameler fazla tepki çekmeye başlayınca, hiç alakası olmayan maddeleri bir kanun tasarısının içine koyuveriyorlar…

Örneğin milletvekillerine zam yapmak gibi…

Bildiğiniz gibi en sonunda bir torba icat ettiler! Torbanın içine her konudan birer demet kanun maddesi yerleştiriyorlar. Sonra toplu olarak, bir gece yarısı görüşmeye başlıyorlar… Kanun yasallaştı mı, torbanın ağzını açıp, içerideki maddeleri kışkışlayarak, kendilerine uygun adrese gitmelerini istiyorlar(!)

Milletvekilleri ne de olsa insan. Belli bir saatten sonra uykuları geliyor. Gözlerinden uyku akan milletvekillerimizin elleri havadan hiç inmiyor. Her söylenene elleri havada, gözleri kapalı cevap vererek, tasdik ediyorlar.

En son böylesi bir görüntü 3. Yargı paketinin görüşülmesi sırasında yaşanmıştı.

Bildiğiniz gibi 3. Yargı paketi yarım günde meclisten geçti ve iki günde Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Sözde tutuklu milletvekillerini kurtarma yasası olarak adlandırılan bu paket, maalesef içerideki milletvekillerinden çok, eski Bahçelievler Katliamı sanıklarına yaradı. Onlar bir bir tahliye edildiler.

Hizbullahçılar çıkmamış olsalardı bir de onlara yarardı!

Yargı paketinin birkaç nedeni olduğu şimdiden anlaşıldı. Bunlardan birincisi, eski ülkücü katilleri salıverme, ikincisi, gelecek yeni önemli tutuklulara yol açmak için haddinden fazla içeride kalan, önemsiz suçlardan sanık kişilerin salıverilmesine yaradı. Bu arada tutuklu milletvekillerinin salıverilme, tutuksuz yargılanma gibi ümide kapılmasına da neden oldu.

Tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılıp, bırakılmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Şu anda göründüğü kadarıyla, bu salıverme işinin zor olduğu görülüyor. Mahkemeler ne kadar içeride tutarsak kardır mantığı ile hareket ediyorlar.

Tutuklu milletvekillerini ve onca yurtseveri içeride tutanlar, maalesef Deniz Feneri davası gündeme gelince, yargılamayı birbirlerinin üzerine atıyorlar.

Kanun çıkartma tekniğinden girip, tutuklu milletvekillerine, oradan da Deniz Feneri davasına kadar geldik. Sahi Deniz Feneri sanıklarını yargılayacak bir mahkeme hala bulunamadı mı?

Biz gelelim yeni bir kanun tasarısına: Bu tasarı, yukarıdaki savımızı doğruluyor. Yani iktidara gelenler, bir daha gitmeyeceklermiş gibi kanunlar çıkartıyorlar.

En son hazırlanan tasarı tam da böylesine bir tasarı!

Önce tasarıya kısaca bir göz atalım.

Kanun tasarısının ismi “Terörizmin Finansmanını Önleme Kanun Tasarısı.

Eğer bu kanun yasalaşırsa hükümetçe kurulacak özel görevli kurul, herhangi bir somut delile ya da yargı kararına dayanmaksızın sadece bir istihbarat raporuyla, belediyelerin, demokratik kitle örgütlerinin, işadamlarının mal varlıklarını dondurup, el koyabilecek.

Somut delile de ihtiyaç yok!

Sadece istihbari bir rapor yeterli oluyor!

Bir firmanın elemanı terör suçlusu olarak yakalanınca firmanın hesaplarına el konabilecek!
Yani iktidar partisi, kendine muhalif herkesin mal varlığına el koyup, istediği gibi at oynatabilecek.

Mal elden giderken, itibarsızlaştırma da, bu firma veya kişinin’ bonusu’ olacak!

Kanun tasarısının detayını görmek isteyenler, www2.tbmm.gov.tr. adresine girerlerse, her türlü detayı orada görebilirler.

Benim anlamadığım, böyle kanun tasarılarını hazırlayanlar, yarın iktidardan inerlerse ve gelecek iktidar bu kanunu kullanıp, eski iktidar mensuplarının tüm malvarlıklarını dondurup, el koyarsa ne olacak?

Bence o zaman ‘kendim ettim, kendim buldum’ türküsünü söylerler!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önceden ANAP vardı şimdi Anavatan partisi diye bir parti yok yani diyeceğin şudur bunlar rüzgar nereye eserse oraya gidecekler.Kaleminize kuvvet hocam.

Olcay Kıykaç 
 14.07.2012 22:17
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Öyle de ülkeyi tarumar ediyorlar. Herkes cebe çalışıyor. Selamlar, saygılar...  15.07.2012 11:59
 

Korkunç bir süreç. Son derece Hakk'tan uzak, halktan uzak ve adaletsiz bir süreç! Kendim ettim kendim buldum demeyecekler, demeyeceklerini varsayıyorlar(Allah katını ve ilahi takdiri unutuyorlar,hesaba dahi katmıyorlar), diyebileceklerine ihtimal vermiyorlar, çünkü kendilerinin dışında bir alternatif, başka bir iktidar filan düşünülmüyor. Zira bir diğer taraftan da zaten hep ve sadece kendilerinin iktidar gücünü ellerinde bulunduracakları şekilde düzenlemeler yapılıyor. Ola ki gelecek 10 yıllık süreçte artık seçim diye bir şey de kalmayabilir bu ülkede. Hedef olarak belirledikleri bir tarih var biliyorsunuz: 2023! Neden?! Sadece hilafetle yetinmeyecekler belki sultanlık da isteniyordur kimbilir. Osmanlı dönemine geri dönmek. Bir hayal.. hırs.. intikam.. kin, nefret. Herşey bunun için değil mi zaten? Peki ya İSLAM bu duygularla, bu idealle, yapılanlarla örtüşüyor mu? Nasıl bir halife? Kendileri de dahil tüm halkın, herkesin bunları düşünmesi lazım işte. Selam ve esenlik dileklerimle...

Filiz Alev 
 11.07.2012 4:03
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Tam oraya gelince kendime de biraz dursunlar orada diyorum. Bu o kadar basit olabilir mi? Selamlar, saygılar...  12.07.2012 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3034
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster