Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
299
 

Terörün son bulması için, tehcir ve tecrit

Terörün son bulması için, tehcir ve tecrit
 

Terörle mücadele


Otuz iki yıldır Türkiye’nin başının belası, bir numaralı gündem maddesi olarak tüm gücümüzle mücadele ettiğimiz PKK terörü, başladığı günden bu güne geçen zamanda sürekli büyüyerek, terör dozajını artırarak tehdidindi devam ettirmektedir.  

Otuz iki yırdır terörle mücadele kapsamında yurt içinde ve K.Irak’ta operasyonlar yapılmış ve hala yapılmakta, binlerce şehit verilmiş hala verilmekte olup, terörün bitirilmesi, terör örgütünün çökertilmesi için gereken sonuç elde edilememiştir.

PKK terör örgütünün, Kürt halkının haklarını savunduğu iddiaları ile Kürt halkının desteğini arkasına alma oyunlarını, sözde Kürt sorunu ile ilişkilendirilmesi ile terör siyasi boyuta çekilmeye çalışılmıştır. Terör ile Kürt halkının ayrı tutulması gerektiği sözde Kürt siyasetinin terörü meşrulaştırma hareketi oluğu alenen ortada olmasına rağmen.  Hükümet siyasal çözüm için kolları sıvamış, Kürt siyaseti adı altında PKK terör örgütünün siyasal alanda faaliyet gösteren siyasi uzantısını muhatap alarak toplumsal uzlaşma ve sözde “Çözüm Süreci” başlatması da, terörün bitirilmesi hususunda bir netice vermemiştir. Aksine, sözde “Çözüm Süreci”nde terör örgütünün silahlanarak toparlanması ve yeniden güçlü olarak saldırıya geçmesine yaramıştır.

Görüldüğü üzere PKK terör örgütü ile yapılan silahlı mücadele, terörist başı ve terör örgütünün siyasi uzantısı ile yapılan müzakereler, terörün sonlandırılması için ne yeterli olmuş, nede çözüm olmuştur.

Artık terörün sonlandırılması için daha radikal tedbirlerin alınması ve uygulanması gerekmektedir.

Terör örgütü asker, güvenlik kuvvetleri ve bebek, çocuk, kadın ayırt etmeden sivil halkın canına kastetmenin yanı sıra. Terör örgütü, siyasi uzantısı ve yandaşları çeyrek asırdan fazla bir süredir bu ülkenin kaynaklarını dolaylı olarak kemirmekte, sanayici, esnaf ve sanatkârlarının, namuslu ve vatansever vatandaşların alın teri vergileri ile oluşan Türkiye hazinesinin büyük bölümünün zayi olmasına neden olmaktadırlar. 

Bu ülkenin namuslu vatandaşları;

Terör örgütü yandaşlarının yıllardır çaldığı elektriğin bedelini ödemeye,

Terör örgütünün yakıp yıktıkları yerlerin cebinden onarılmasına,

Terör örgütü ve yandaşlarının kamu bina ve araçlarına verdiği zararların faturasını ödemeye mecbur değildir.

Bu ülkenin namuslu ve vatansever vatandaşlarının alın teri vergilerinden;

Terör örgütünün siyasi yapılanmasına hazineden yardım verilmesine,

Terör örgütünün TBMM’deki temsilcilerine, maaş ve sair verilen ödeneklere,

Terör örgütünün TBMM’deki temsilcilerinin, her türlü sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanmasına,

Terör örgütünün TBMM’deki temsilcilerinin, Devletin her türlü imkânlarını kullanmalarına,

Terör örgütü TBMM’deki temsilcilerinin, vekillikten sonra kıyak emekliliklerine,

Terör örgütü TBMM’deki temsilcilerinin, dokunulmazlık zırhı altında terör faaliyetinde bulunmasına, teröristlere yardım ve yataklık etmelerine, vb.

Kısaca Terör örgütünün TBMM’deki temsilcilerini, TBMM’de görmeye razı değildir.

Terör örgütü TBMM’deki temsilcilerinin dokunulmazlıkları kaldırılmalı, vekillikleri düşürülmeli, devletten aldıkları ücretler iptal edilerek aldıkları tüm sosyal hizmetleri durdurulmalı, vatandaşlıktan çıkarılarak sınır dışı edilmelidirler.

Terör örgütü elebaşları, terör örgütünün siyasi uzantıları, aynı şekilde, varsa devletle maddi ve sosyal bağı sonlandırılarak vatandaşlıktan çıkarılıp, sınır dışı edilmelidir.

Terör gösterilerine, sokak çatışmalarına vb. katılanlar, Teröre yardım ve yataklık edenler suçlarının ağırlık derecesi yüksek olanlar örgüt mensupları ile aynı muameleye tabi tutulmalı, diğerleri ve terör örgütü propagandası yapanlar, en az beş yıl hapis cezası ile tecrit edilmelidir.

Atmış yıldır anarşi ve terörle mücadele veren Türkiye, bir daha terör belası ile uğraşmamak için bu radikal kararı almalı ve bu uygulamaları sadece PKK terör örgütü ile sınırlı olmamak kaydı ile IŞID, DHKP-C, El Kaide, PYD, Hizbullah vb. terör örgütleri içinde uygulamalıdır.

Türkiye dış terör tehdidine karşı ayrıca sınır önlemi almalı, sınırlarımızın yasadışı geçişe ve sızmaya uygun hatları boyunca duvar, testere tel, termal kamera ve mayın döşemeli, Hudut’ta gözetleme kuleleri, İHA’lar ve Rusya’nın sınır korumasında uyguladığı “doror devriyesi”  köpekli devriye düzenini ivedilikle uygulamaya koymalıdır.

Hükümet madem terörü bitirmeye kararlı on aydır içte ve dışta durmadan operasyonlara devam ediyor. O zaman her türlü radikal kararları almalıdır. Devletin bekası için bu kararlar mubahtır. Milletimiz de siyasi görüş farklılıklarını bir tarafa bırakarak terörün sonlandırılması için alınan bu kararlara topyekûn destek olacaktır.

İbrahim Halil SİPAHİ

09.06.2016/adana

twitter.com/ihalilsipahi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 12.08.14
 
 

Adana'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana'da Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster