Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
63
 

Ters düşünceler...

Ters düşünceler...
 

sozcu.com.tr


 
Sanki Sayın Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız arasında bir “belagat” yarışı var. Sen mi iyi konuşursun, ben mi daha iyi… yarışı. 
 
Cumhurbaşkanı , bir demeç patlatıyor; arkasından Davudoğlu hiç fırsatını kaçırmıyor hadi o da falan yerde konuşmasını yapıyor. Gerçi genellikle birbirlerinin konularına değinmiyorlar ama bir belagat yarışının olduğu belli. 
 
Sen mi iyi konuşursun, ben mi… sen mi çok misafir toplarsın, ben mi… Yarış bakalım giderek hızlanıyor. Ve Davudoğlu aşağıda kalmamak için en ufak fırsatı bulup, demeç üzerine demec patlatıyor.
 
Tabii bu kadar demeç, bu kadar laf olunca  bazı şeyler de ağızdan kaçıveriyor. Çünkü ne kadar gevezelik o kadar hata…
 
Aslında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da onlardan aşağı kalmamak için  günümüzden değil ama bazen de tarihten bazı şeyleri bulup buluşturuyor; söylüyor ama çamlar devriliyor mu, devrilmiyor mu , onu da pek merak etmiyor.
 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Çerkez Ethem'in itibarının iade edilmesi için meclis araştırma komisyonu kurulması gerektiğini dile getirdi. (Akşam.9.11.14)
 
Ahmet Davudoğlu :
 
Nevşehir'deki Hacı Bektaş Aşure Günü etkinliğinde konuştu. Ettiği bazı sözler , daha sonra epeyce tartışıldı. Sözgelimi :
 
“II. Mahmut döneminde Bektaşi ocaklarının kapatılması gerekmiyordu. Bu tek tipçi uygulamalar yanlıştı. Tek tipçi yanlış uygulamalar, yaklaşımlar bazen etnik, bazen mezhebi temelde vatandaşlarımızı ayırmaya başladı.”
 
Davudoğlu’nun : “Dersim modern Kerbela’ydı…” sözleri de boş geçilmedi...
 
Devlet Bahçeli “Dersim Kerbela’ydı” Açıklamasına” yönelik sert tepkiler gösterdi.  Dersim’deki hıyaneti, devlet ve millet aleyhine kurulan tuzakları, sahnelenen emperyalist oyunları Kerbela’ya benzetmek eğer cehalet değilse tam anlamıyla şuursuzluk örneğidir. "dedi. (gazeteler)
 
Devlet adamlarının ve bazı sağcı  politikacıların , tarihteki kendilerine hoş görünmeyen davranışları  “Resmi Tarih” diye yaftalamaları bazen hiç de hoş düşmüyor.
 
Elbette Çerkez Ethem Kurtuluş Savaşı’nın başında bir çok yararlıklar göstermiştir. Her cepheye koşmuş, savaşmıştır. Ama bir süre sonra İnönü ile fikir uyuşmazlığına düşmüş; dolayısıyla Atatürk’ün fikriyatını paylaşmaz olmuş, onunla da çelişmiş ve hatta Ankara’ya gelerek Atatürk ve arkadaşlarını ortadan kaldırmak yoluna gitmiştir. Bunu hangi tarih kitabını açarsanız , okursunuz. Peki, devletin ,yöneticileriyle  ters düşen ve silah çeken insana ne denir? Neyse, mesele hala tartışılıyor ama bazı açık seçik yönleri de yok değil.
 
Tarihle bilmeden ne uğraşıp duruyoruz ki? Yok II.Mahmut şunu yapmış … Yok İnönü bunu yapmış… Çerkez Ethem kahramanmış…
 
Sen bunca yıl, bunca asır sonra , II.Mahmut’un aldığı kararı eleştir. Olabilir ama gerçekçi midir? O tarihte alınması gereken kararlar vardı. Alınmıştır. II.Mahmut’un yerine kendini koyamazsın. Bugün onun gibi düşünmene imkan yoktur.
 
Aynı şekilde düşünülecek olursa,  tarihte bir “Dersim İsyanı”  olayı olmuştur. Bazıları orada da devlete kafa tutmuşlardır (tıpkı bugün olduğu gibi.) Peki,  Atatürk ve arkadaşları bu olayı görmemezlikten mi gelselerdi (tıpkı bugünkü gibi…) 
 
İnsanlar silahlanmış, sağı solu basmaya başlamışlar: Açık açık , ayrılıkçı düşüncelerini ortaya koyuyorlar ve bunu silahlı olarak savunuyorlar. Ne yapsaydı Devlet… Devlet yanlış yapmış ve kafa kaldıranları yok etmekle , Dersim’i Kerbela’ya çevirmiştir, öyle mi? Bu değerlendime de Atatürk ve arkadaşlarının  durumu ne oluyor; onlar ne derekesine konuyorlar?
 
Görüyor musunuz, bilerek, yada bilmeyerek yapılan gafları. Geçmişi haksız yere nasıl suçluyoruz. Tarihi böylece değerlendirmek bir yerde gaflet değil midir?
 
Sen tarihle, büyük devrim irsanları olan II. Mahmut’la , Atatürk’le uğraşmayı bırak; bugüne bak. Sen ne yapıyorsun, laftan başka… Yapılacak en önemli şey… Taksim’i paralı hale getirmekmiş. Güzel de uygulaması çok zor değil mi?
 
Onu geçmişte denediler. . Deli Dumrul’un öyküsünü her okumuş yazmış olan adam bilir… Neyse. Türkiye’nin daha iyi projelere ihtiyacı var. Kafanızı İstanbul’a takmışsınız.. Peki, şu Anadolu’yu kim kurtaracak? Nasıl kurtarılacak?
 
Aksaray’lar yapılarak mı? Bakalım , görürüz…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence Sayın B.Arınç daha güzel konuşuyor. O Gerçekten iyi bir hatiptir...Sayın Davutluoğlu bir İlim adamıdır, lakin konuşmada zorlanıyor...Her neyse...

Abdülkadir Güler 
 13.11.2014 11:29
Cevap :
Konuşsunlar bakalım..Abdulkadir Usta ..Konuşsunlar..  13.11.2014 12:06
 

Haklısınız Sayın Hocam, selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 12.11.2014 13:10
Cevap :
Yani, bu tip uydurmasyon ve yersiz konuşmalar bana uygun gelmiyor. Geçmişi durmadan eleştireceklerine; bugüne baksınlar. Saygılar, selamlar.  12.11.2014 16:14
 

Bunlar diliyorum bir sürü kelime doluyor dilimin ucuna konuyor tövbe tövbe deyip susuyorumm ...selam ve saygımla hocam.

Tülay EKER 
 12.11.2014 9:34
Cevap :
Evet, gereksiz, yersiz sözler ve konuşmalar... Bir konuşmaya başlayınca durmadan gaf yapıyorlar. Aklı başında adam bunlara güler geçer ama... Teşekkürler, iyi günler.  12.11.2014 16:15
 

Ülke yakılıyor, ülkeyi yönetenler toplumu uyutmak için tarihin derinliklerine çekiyorlar. Bunu yapmaya çalışırlarken de tarihi gerçekleri çarpıtıyorlar. Böylece "Yeni Türkiye" de her şey tersinden okur oldu Erdal Kardeş. Selam ve sevgilerimle

Hüseyin Başdoğan 
 11.11.2014 21:41
Cevap :
Doğru söze ne denir? Bugünün hatalarını milletin dikkatini tarihe çekerek unutturmaya çalış.. Yani cambaz havada.. Asıl meseleleri kim konuşacak. Ermenek bile unutuldu! İşe bakın yahu! Saygılar, selamlar kardeşim.  12.11.2014 16:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 780
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster