Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1024
 

Tersten yaşamaya başlasaydık!

Tersten yaşamaya başlasaydık!
 

Yasamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir.Şüphesiz ki yasamı tersten
yasamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu.Nasıl mı ?
Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içersinde, herkes karsınızda saf
durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette.
Tabuttan doğruluyorsunuz, yaslı, olgun ve ağırbaşlı olarak. torunlar hepsi
hazır.Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz. Doğar doğmaz devlet size
maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz.Ne güzel, hazır
maaş, hazır ev....
Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.
Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir
gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün, size hoş geldin
hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz..
ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan
olarak ise başlıyorsunuz.Herkes karşınızda el pençe divan...
Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.Gittikçe zayıflıyor, forma
giriyorsunuz. Diğer hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade.....
Aman ne güzel günler başlıyor...
Derken bir gün patron size artık
Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada babanız ortaya çıkmış,
"fazla çalıştın" diyor artık eve dön, işi bırak, okumaya başla, harçlığın
benden olsun...
"Keyfe bakar misiniz ? Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor.Ekmek elden, su gölden bir dönem başlıyor.Partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor. Derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok artık....
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur, keyfine
bak, oyuncaklarınla oyna" diyorlar...
Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli
dönem başlıyor.Mama artık her yerde, her an ve en taze seklinde hazır. Bir
gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için
ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sıcacık,
yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz. Küçülüyor,
küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz. Ve günün birinde müthiş
bir orgazmla hayatınız bitiyor...
Melda bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Keşke yazınız başında ya da sonunda, bu satırların ilk ve tek sahibi, Can Yücel'i de ansaydınız! Eminim o zaman Usta, yattığı yerden gülümserdi. Hoşçakalın

Feyhan 
 23.04.2008 16:56
Cevap :
Çok haklısınız yazdım bile.Teşekkürler.  23.04.2008 17:00
 

Süper olurdu ama maalesef siz rüyanızı yazmışsınız bende okurken rüya gördüm.Geldik gidiyoruz keşke dediğinz gibi gidipte gelseydik.Kaybettiklerimde gelirdi ne güzell.Gerçekten güzel bir paylaşım olmuş ellerinize sağlık.

binnaz delen atılkan 
 01.12.2007 19:33
Cevap :
Güzel yorumunuz için teekkürler efendim.Sağolun.  03.12.2007 11:01
 

sonra bir daha basliyoruz film i sarmaya .keske hayat hep boyle gecse degilmi her is garantili ama yasan guzel anilari bir daha yasamak keyif verirmi insana o ayri :) sevgiler selamlar

sekerpinari 
 30.11.2007 16:07
Cevap :
Şok haklısınız sayın şekerpınarı ,güzel yorumunuz için teşekkürler.  01.12.2007 10:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 372
Toplam mesaj
: 71
Ort. okunma sayısı
: 2627
Kayıt tarihi
: 17.07.07
 
 

17 yıldır uluslararası firmalarda yöneticilik yaptım. Bunun yanında şirketlere satış, yöneticilik, k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster