Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
545
 

Tesadüf (son)

Tesadüf (son)
 

Yoğun iş temposu o heyecan dolu akşamı unutmasına yeterli gelmedi. Hem üzgün hem de umutluydu zira yeniden sevebileceğini artık anlamıştı. Kalbi sevgiye açıktı...

Mesai arkadaşlarından Murat yakında evlenecekti ve düğün öncesi haydi biraz kafa çekelim diye kararlaştırdıklarında onu aynı bara götürdü... Sadece o heyecan dolu atmosferi yeniden solumak istiyordu. Hiç ümidi olmamakla beraber oradan ayrılana kadar hep kapıya baktı , olur ya belki yine gelebilir diye bekledi ama gelmeyeceğini biliyordu. O artık sadece hayallerinde kalması gereken hoş bir anıydı, bunu bir kere daha anlamıştı.

Murat nikah davetiyesini verdiğinde "sen nikaha gelmeyebilirsin, akşama düğün yemeği var ona katılırsın " dedi. O gün geldiğinde eve gidip hazırlandı , içinde anlam veremediği garip bir kıpırtı vardı. Annesi " ee bakarsın sen de birini beğenirsin yemekte, belli mi olur bu işler " diyerek takıldı. O da " aman anne bu gönül işleri o kadar kolay mı?" diyerek güldü ve devam etti " ama belli de olmaz hani..."

Yemeğin olduğu yere vardığında neredeyse herkes gelmişti . Tek tek merhaba demedi çifti kutladı ve " arkadaşlar merhaba" diyerek yerine oturdu. Bir kaç kişi dışında kimseyi tanımıyordu. Murat'ın yakınında oturmuştu, karısı Lale ile daha önce birkaç kere karşılaşıp konuşmuşlardı. Çok güler yüzlü tatlı bir kadındı.

Murat birden ayağa kalktı "hadi bakalım dansa arkadaşlar, ne o bu düğün yemeği değil mi? Uğur hadi arkadaş sen de? Nazan gel canım yanıma, bu çok sevdiğim arkadaşım Uğur...Uğur bu da benim baldan tatlı baldızım...

Birden başı döner gibi oldu...Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyordu...

Bu oydu...

Hayallerinin aşkı...

Ama onun parmağındaki yüzük diye düşünürken sadece normal bir yüzük olduğunu farketti. Boşuna üzülmüştü meğerse. Hem bu kadar da raslantı olabilir miydi ? Dans ederken bir yandan kıza gülümsüyor bir yandan da düşünceler yıldırım hızıyla beyninde akıp gidiyordu. Bardaki karşılaşmadan bahsetsem mi diye düşünürken kız :

Sanki sizi daha önce görmüş gibiyim

İş yerine geldiniz mi?

Hayır gelmedim, benim çalıştığım yer size uzak

Belki aynı semtte oturuyoruz, ben Esentepe’de...

Oo biz Üsküdar'dayız iş yerim de Sultanahmet'de

....

Uğur, "acaba yanılıyor muyum? Belki de aynı kız değildir" diye düşünmeye başladı. Dans bittiğinde…

Ben yalnız kaldım keşke beraber oturup sohbet edebilseydik

Nazan, tamam ben ayarlarım diyerek gülümsedi.

Ve beklenen an geldi aniden, Murat mikrofonu almış baldızını sahneye davet ediyordu...

Sonrasında konuştuklarında Nazan da hatırlamıştı onu. Hatta halaydaki acemiliğinden bahsedip gülüştüler.

Birgün Murat’a açıldı ve duygularından bahsetti… Murat da,

Yaşasın akraba mı olacağız yakında yoksa? Tamam ben ağzını arar sana haber veririm… Valla Lale de seni seviyor zaten, Allah be ne güzel olacak :)

O konuşmanın ardından tam bir sene geçti , o gün Nazan'ın söylediği "Bir dua gibi" şarkısı eşliğinde düğün danslarını yapıyorlar şimdi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 30.07.09
 
 

İlkokulu bitirdikten sonra maalesef okuyamadım. Küçük bir bakkal dükkanım var. Arkadaşlarım arasında..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster