Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '15

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
338
 

Teşbihte Hata

Teşbihte Hata
 

Eskilerin meşhur sözüdür: "Teşbihte hata olmaz" derler. Neden acaba? "Teşbih" dedikleri bizim benzetme. Bir kişi hakkında, bir konu hakkında konuşurken, yazarken meramımızı teşbih olmasa nasıl ifade ederiz? Her kişi, her vasıf, her manzara, her olay için kelimeler bulup cümleler kurmak kolay mı?

''Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden

Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?"

Yukarıdaki mısralarda görüldüğü gibi şiirin en mühim unsuru benzetmelerdir. Teşbih(benzetme) olmadan şiir de olmaz desek mübalağa olmaz. Şair sevgilinin ruhunu ateşe, gözlerindeki parlaklığı aleve, kendini de yanardağa benzetiyor. Benzeyen, benzetme edatı ve benzetme yönü kullanılmadan teşbihler peş peşe sıralanıyor.

Bazen anlatımı kuvvetlendirmek için oğlumuzu bir hayvana benzetiriz. "Aslan oğlum" dediğimizde çocuğun koltukları kabarır. İnsana karşı aslan dediğin ne ki? Yabani bir hayvan. Bizim cılız çoban, av tüfeğini doğrulttu mu işi tamam. Ama "çoban oğlum" deseniz çocuğun tepkisi farklı. Benzetme tamam oldu mu sır ortaya çıkar: "Benim Aslan gibi güçlü oğlum" dediğinizde elbette iltifat olur. Elinden tüfeği alınan çoban, aslanın karşısında aciz kalır.

Teşbihi, hiciv ve mizah için de çok kullanırız. Bazen çok çelimsiz birine "dağ gibi adamsın" deriz de acı acı gülümser. Belki kızar da. Çünkü benzetmede abartılı ifade iltifat olmaktan çıkar, alay etmek yerine geçer. Siz ufak tefek bir adama "dağ gibi", elini kaldırmaktan aciz olana "aslan", kırk yıl kimsenin dönüp bakmadığına "ceylanım" derseniz iltifat etmiş olmazsınız. Olsa olsa "teşbihte hata" yapmış olursunuz.

"Benzeyen" ve "kendisine benzetilen"in açık seçik olması halinde bile "benzetilen"in kim olduğuna yahut yüzlerce yıldır kabul gören "kanaatlere" bakarak itirazların yükseldiği çokça görülmüştür. O sebepledir ki "benzetme" açık seçik yapılıyor ise iyi şeyler ifade etmeli; aksi halde mümkün olduğu kadar kapalı yapılmalıdır. Yani "kendisine benzetilen" menfi ise teşbih yapılırken "benzeyen"in açıkça bilinmemesi gerekir. İnsana hakaret edip her seferinde "teşbihte hata olmaz" deyip kurtulamazsınız.

Sözün başında "Teşbihte hata olmaz, maşallah ayı gibi olmuşsunuz." diye kilo aldığınızı ifade etmeye kalkan dostlarınız hala yaşıyorlarsa bu sizin iyi insan olmanızdandır.

Kendini bilmezler hata etmeye devam edeceklerdir. Sakın siz o hatalara düşmeyin. "Teşbihte hata olmaz" demişler. Madem ki olmaz demişler, biz de yapmayalım...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3177
Kayıt tarihi
: 12.07.14
 
 

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster