Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '19

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
313
 

Teşekkürler Feghouli

Yazımızın başlığını bulmakta güçlük çektim açıkçası. Çaykur Rizespor maçının zor geçeceğini futboldan biraz anlayan herkes zaten biliyordu. Ama maç tam da bizim istediğimiz gibi Donk-Onyekuru-Feghouli üçlüsünün paslaşmaları sonrası mükemmel bir vuruşla geldi. Erken gelen gol sonrası klasik bir Onyekuru maçı olacağını düşündük. Rahat bir maç bizi bekliyor gibiydi aslında. Pozisyonlar da bulduk bu esnada. Donk yerde yatarken büyük golcümüz Diagne! kaleciyle karşı karşıya pozisyonda golü kaçırdı. Bu da yetmezmiş gibi bir de üzerine penaltı kaçırınca kolay olacak maç zor, stresli ve akıllardan çıkmayacak bir 90 dakikaya sahne oldu. Penaltı mevzusu kitap yazsan olacak bir haldeydi. Hakemlerin bu kadar eyyam ile maç yönetmesi herhalde tesadüf olamaz. Penaltı kaçtı tamam ama dönen topu Nagatomo gol yaptı. Ama hakem iptal etti, Oysa ceza sahasında Muslera hariç herkes vardı. Tekrar edilmesi gereken penaltı sonrası maç hiç birşey olmamış gibi devam etti. Bu olay sonrası birden kendine gelen ve saldırmaya başlayan Çaykur Rize’nin golü geldi. İlk yarı da böyle bitti.

İkinci yarıya Fatih Terim çok önemli bir hamle ile başladı. İlk yarı sonunda hakemin uyardığı Donk’u sahadan alıp, Emre Akbaba’yı oyuna sürdü. Bu hamle hem 10 kişi kalma riskini bertaraf etti hem de bir oyun kurucuyu oyuna dahil ederek maçı alma isteğini ortaya koydu. Gelin görün ki bu hamlenin sonucunda Emre Akbaba çok kötü bir şekilde ayağı 3 yerinden kırılarak oyun dışında kaldı. Futbolda bunlar da var ve bu olay yıllar önceki Okan Buruk’un ayağının kırılmasını aklıma getirdi. Emin olun ki o pozisyonda kaderin cilvesi olarak rakip takımın teknik direktörü olan Okan Buruk o anı yeniden yaşamıştır. İlk anda nasıl olduğunu anlamasak da sonradan ters açıdan ve yakın çekimden gördüğümüz üzere, çok sert bir müdahaleye maruz kalmış. Rakip 10 kişi kalınca bu maçı artık alırız derken, yine 10 kişilik rakipten gol yiyerek 2-1 yenik duruma düştük. Sonrasında Onyekuru’ya yapılan penaltıyı Sinan Gümüş ile kavga ederek topu alıp gol yapan Diagne, maçın da skorunu belirleyen 3. Golü kafa ile atarak 3 puan ile haftayı kapamamızda etken oldu. Eğer 2. Penaltıyı da kaçırsa İstanbul’a bile gelemeyecek olan sorumsuz ve beceriksiz Diagne, bunun yerine Gomis’i de geçerek en çok gol atan yabancı oyuncu ünvanı ile İstanbul’a döndü! Bu da kaderin bir başka cilvesi işte.

Onyekuru son maçlarda daha iyi bir durumda bu da maçlara ve skorlara yansıyor. Belhanda da aynı şekilde ona uyum sağlarsa Başakşehir maçı çok kolay geçer. Ama Mariano Başakşehir maçının kilit adamıdır şimdiden buraya yazıyorum. Muslera her zamanki gibi takımı ipten aldı. Maçın yıldızı Feghouli zorlaya zorlaya en sonunda Diagne’ye golü attırarak ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispat etti. Diagne’yi yazmaktan zaten yoruldum, gerçekten teklif var ise hemen satılmalı. Fatih hocam çok zorlu bir virajı tecrübesi ile geçti ama Emre Akbaba’yı kaybetmek herkes gibi en çok eminim ki onu üzmüştür. Emre’ye geçmiş olsun diyor bir an önce aynı Okan Buruk gibi daha iyi bir halde geri dönmesini Allah’tan dua ediyorum. Şimdi sıra şampiyonluk maçında.

Herkese sarı kırmızılı günler dilerim
Serdar Şimşek

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 287
Kayıt tarihi
: 18.08.10
 
 

Herkese selamlar, Ben Serdar Şimşek. İzmir Ödemiş doğumlu olup, Elektronik mühendisi, işletme Lis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster