Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
397
 

Teselli ararken

Tuncay: Gel Deniz’im gel hoş geldin. Ne iş? yüklenmişsin yine şişeleri dongidi dungidi efektleriyle giriyorsun kapıdan hacı.

Deniz: Teselli diye bir şarap çıkmış iki milyona satıyorlar, aldım geldim beş şişe anasını satayım.

Okan: Yuh be hafız, beş şişe şarap mı alınır?

Deniz: Büyüyünce sen de alırsın oğlum, uzatma da bardak getir.

(1. teselli)

Okan: Güzel bir hafta sonu akşamı yaşayacağız gibi bir his var içimde.

Bütün paramızı hatunların gazına gelip harcadık, buzdolabında limon ve mayonezden başka bir şey yok, on gündür elektriği kaçak kullanıyoruz, Aybüke İzmir’de, Ümit Çarşamba’da, Toşir kredi kartı faizlerini hesaplamakla meşgul, sen de karınla kavga edip elinde iki torba huyunu suyunu bilmediğimiz bir şarapla içeri girip negatif elektrik yayıyorsun. Hadi bakalım, hakkımızda hayırlısı ne ise o olsun.

Deniz: Oğlum şarap kadehi yok mu sizde, plastik bardakla mı içeceğiz şarabı?

Tuncay: Yahu oğlum iki milyonluk köpeköldüreni kadehle içsen ne olur, terlikle içsen ne olur.

Toşir: Okan be bir şey soracağım hacı.

Okan: Sor babacan, bildiğim yerden sor.

Toşir: Bu bileşik faiz dedikleri halt var ya; şimdi anaparaya faiz ekleniyor gelecek ay zaten artmış olan paraya daha kallavi bir faiz biniyor sonra katlanan para hepsinin üstüne biniyor, sonra binen faizin...

Okan: Binen binene diyorsun.

Toşir: Aynen... Ben şimdi ilk anaparayı ödesem o anaparaya eklenen faiz yüzde otuzdan seksen milyon ama bu para beni gecikme faizinden kurtarmıyor yine de, ikincisini ödesem yine yüzde otuzdan ama bu defa yüz on milyon ediyor.

Tuncay: Oğlum bırak bu hesapları be, senin şu Almanya’daki Avrupa Birliği vatandaşı kuzenlerinden birisine yaz bir mektup, “Benden sual edecek olunursa; b.ku yemiş durumdayım” diye, yollasınlar biraz ecnebi parası öde borcunu. Sonra geniş zamanda düşünürüz borcu nasıl ödeyeceğimizi.

Toşir: Laf etti balkabağı. Oğlum mektupla para mı istenir? Yahu bittim ben be. Deniz; ver abi şu Teselli şarabından bari, biraz kafam açılsın anasını satayım. Ulan oğlum bende kredi kartı var diye bütün süper market alışverişlerini bana yaptırdınız, şimdi de sap gibi kaldım ortada işte, bencil herifler.

Deniz: Şşşş. Ağır konuşma oğlum... Tamam abi, borç hepimizin borcu değil mi Okan?

Okan: Herhalde oğlum, avukatların vicdanına mı bırakacağız Toşir’i be. Bayramdaki ekstralarla falan öderiz borcu.

Tuncay: Bırakın şimdi hesabı kitabı, sabah sakin kafayla oturur hesaplarız Okan’ın dediği gibi bayram sonu yatırırız parayı.

Toşir: Bu Teselli şarabı şimdiden teselli etmeye başladı galiba beni. O zaman ben üzülmüyorum abi o kadar. Yatırırız diyorsanız.

Deniz: Oğlum tamam dedik ya.

(2. Teselli)

Okan: Şşş. Susun oğlum Aybüke arıyor. Alocuğum...(Deniz: alocuğum neymiş lan) İyiyim sağ olasın sen nasılsın? Oturuyoruz işte, muhabbet pozisyonu aldık Tuncay, Deniz, Toşir ben... hı hı... Tabii canım, ben oraları bilmem tabii o kadar uzun anlatmana gerek yok. Kafana göre takıl işte. Telefon açık istediğin zaman ararsın. Onların da selamı var görüşürüz. Sağol...

Tuncay: Ne diyor abi, sakat bir durum mu var?

Okan: Yok be oğlum, eğlenmeye gidiyorlarmış arkadaşlarıyla onu haber veriyor, yani bir çeşit nezaket telefonu açiyür işte.

Deniz: Sen de ‘kafana göre takıl’ diyorsun ha. Aferin oğlum çağdaş olacağım ayağına böyle kılıbık durumlara düşüyorsun ya bravo. Otursun abi evinde. Ne gerek var bara pavyona gitmeye sanki.

Toşir: Valla Okan karışmayayım diyordum ama ben de yakıştıramadım sana bu ‘kafana göre takıl’ durumlarını, ne yani, senin şimdi için rahat mı edecek; hatun taa İzmir’lerde barda eğlenecek sen burada kös kös oturacaksın ha. Allah sabır versin.

Okan: Oğlum ne alakası var. Kız beni başına gardiyan diye mi atadı? hem eşek kadar hatun neyin doğru, neyin yanlış olduğunu benden mi öğrenecek?

Deniz: Bırak bu entel ayaklarını da şuna “Manita daha yeni, gözünü şimdiden korkutmayayım diye seslenmiyorum” de olsun bitsin oğlum.

Tuncay: Oğlum Aybüke zor bir hatundur zaten öyle barda falan sapları yanaştırmaz yanına, sen keyfine bak Okan’ım aldırma bunlara.

Okan: Tabii keyfime bakacağım oğlum. Tanrı ailemize, sevdiklerimize sağlık versin yoksa elin kızı dediğin nedir? En yaman ayrılık acısı bir şişe şaraba fit olur bizde.

Toşir: Heyt be. Ehe eh. Şekilcan aç oradan bir şişe daha züğürt tesellisi. Ulan yürü be.

3) Teselli

Deniz: Kayın peder üç saat karşımızda oturdu oğlum yemekte, sigarasızlıktan başım çatladı, adam sağ olsun biraz da geveze, başarının sırlarını anlattı durdu.

Tuncay: Neymiş başarının sırları abi, söyle biz de bilelim bari.

Deniz: Şimdi söylemeyeyim oğlum moraliniz bozulur.

Tuncay: Aman söyleme o zaman. Hem sen yak oğlum sigaranı niye çekiniyorsun ki adamdan. Önce izin istersin “Babacığım böyle bir ayıbımız var, müsaadenizle” diyerek yakarsın sigaranı. Bu kadar abartma bu saygı durumlarını. Sigarayla saygı mı olurmuş!

Deniz: Kokusuna alerjisi var oğlum adamın birisi sigara içti mi kıpkırmızı oluyor suratı, yoksa ben bilmez miyim karşılıklı tüttürmeyi... Okan oğlum senin sesin soluğun çıkmaz oldu hayrola? Ayrılık acısı şaraba fit olmadı mı yoksa?

Okan: ... Kendimi gazetelerde çıkan ‘Bu arabadan sağ çıktı’ ya da ‘Bilmemne mahallesindeki dev çukur vatandaşları korkutuyor’ haberlerindeki objeyi parmağınla gösteren adam gibi hissediyorum abi.

Tuncay: Ne demek abi şimdi bu?

Okan: Yani bu hayattaki hiçbir boşluğu doldurmak benim haddime değil abi... ben olsa boşluk yaratmamak için uğraşabilirim. ‘Sev dedi gözlerin... Narananam...’

Deniz: Piuuv... eleman kafayı buldu.

Toşir: Dört yüz milyonun yüzde otuzu artı dört yüz elli milyonun yüzde otuzu eşittir...

Deniz: Bırak oğlum sayıklamayı halledeceğiz dedik ya.

4) Teselli

Okan: Evet abi, öncelikle geniş, yayvan bir tabağa bolca mayonez dökülür, ardından çekirdekleri daha öncesinden büsbütün ayıklanmış Kemer limonu mayonezin üzerinde itinayla gezdirilir, iyice kıvama geldiğinde ise ekmeğe banılmak üzere Teselli şarabıyla birlikte bir güzel servis yapılır.

Tuncay: Aşçı bey bir şey sorabilir miyim?

Okan: Büyrün...

Tuncay: Kemer limonu yerine Mersin yatak limonu kullanabilir miyiz?

Okan: İstersen bahçeden turunç yol gel, hiç fark etmez Tuncay’ım bunun tadı tabakta zaten, bak halis Paşabahçe.

Toşir: Bir de isim bulmak lazım bu yemeğe. ‘Paşabahçe’nin üzerindeki limonlu mayonez’ biraz uzun kaçar, yemek kitaplarına sığmaz sonra.

Deniz: İsmi şey olsun. Haaa. Tamam, buldum “Eyüp Sabri”.

Tuncay: Eyüp Sabri’mi? Güzel, iştah açıcı bir isimmiş gerçekten. Ulan ne adamsınız ya. Eyüp Sabri ha.. ehe ehe..

5) Teselli

Okan: Kapı mı? hah. Tamam kesin ev sahibidir sayaçla oynadığımızı anladı anında geldi kapıya. Ne diyeceğiz abi şimdi bu adama.

Toşir: Gelsin oğlum. Onu da teselli ederiz. Ehe eh.

Okan: ‘Ehe eh’. Tabii. Okan çıksın kapıya gönlünü alsın İsmet amcanın siz yattığınız yerden ‘ehe ehe’ diye sırıtın. Ulan dur ben İsmet amcayı içeriye davet edeyim, “beni bunlar yoldan çıkardı, ne diyeceksen onlara söyle” diyeyim de o zaman görürsünüz sırıtmayı.

Deniz: Çağır tabi ya. Yaşlıları dinlemeyi severim ben.

Okan: ... İsmet amca hoş geldiniz. Biz de ders çalışıyorduk. İşte bilirsiniz İktisat miktisat yani. Ehe ehü...

İsmet amca: ... Ulan keraneciler, hadi akşamdan beri kafayı çekip gürültü patırtı yapıp duruyorsunuz, elektrik sayacı desen bizim köydeki topal eşeğin bilmemnesine dönmüş, iki aydır kira da vermiyorsunuz. Bari bir akşam da İsmet amcanızı arayıp “Gel amcacım sana iki çalgı çalalım, bir bardak çayımızı iç, biraz neşelen” diye gönlünü alın şu ihtiyarın be. Siz ne halden anlamaz gençlermişsiniz yavrum...

Okan: ...

Tuncay: ...

Deniz ...

Toşir: ...

İsmet amca: Oğlum Tuncay bizim kata çık Saliha teyzen börek falan yaptı size, al gel de sıcak sıcak yiyin bari.

Okan: Büyüksün be İsmet amca, gerçi biz de Eyüp Sabri yaptıydık ama madem börek soğumasın diyorsunuz bir koşu alsın gelsin Deniz.

İsmet amca: Eyüp Sabri neymiş evladım. Bu mu Eyüp Sabri? Hah Allah iyiliğinizi versin sizin. Tabağı da .ok etmişsiniz.


OKAN ÜNVER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan halden anlar dimi..İki tıngırdatır köpek öldüren şarabın yanına..Yok içiyom içiyom olmuyo bişey .. Allah dan klıplerın var..Dınlıyoz dınlıyoz ıcıyoz..içiyoz içiyoz dinliyoz .. :) Üstüne yazılar da tatlı tam kafayı buluyoruz..:)

son tual 
 25.11.2008 9:48
Cevap :
bizimki saygının getirdiği zorunlu bi mesafe aslında. yoksa İsmet Amcayı davet etmekde bi sorun yok... ama ya başlarsa yine 'başarının sırları şudur budur' diye... kendinize dikkat edin aman, benim şarkıları azaltın biraz gerekirse... sevgiler...  25.11.2008 13:26
 

Seni okumaya başlamadan önce ihtiyacım olsun olmasın mutlaka wc ye uğruyorum. Bütün contalarımda kaçaklar oluşuyor seni okurken. Bazen aklıma gelince de gülüyorum. Bu çocuk tıp dünyasında isim yapacak biliyorum. Kabızlığı tek yazıda, homoroidi çif yazıda çözecek... Bozuk morallerin sevgili Dostusun sen... Sevgiler diliyorum sana...

yeşilsoğan 
 23.11.2008 18:41
Cevap :
teşekkür ederim abicim:) güldürebilmek mutluluk veriyor inceden... sevgiler, saygılar...  24.11.2008 12:26
 

Mayoneze limon sıktınız ve bunu öyle süslü anlattınız ki inanın "olsa da tadına baksam" diyesim geldi. Bu arada da aklıma bizim tesisatçı geldi. Oturup yazayım bari :)) Yine keyifli bir sohbete ortak olduk sayenizde, teşekkürler.

Nilgün Akad 
 22.11.2008 21:42
Cevap :
gönül şen olsun yeter ki yenir ot çöp... (yakında bi yerde olsanız Tuncay ve ben ev mekaniğinden anlarız ama böylesi zor olur demek ki... sevgiler...  23.11.2008 2:10
 

bende mi denesem? Beyazı varsa gozazla olabilir. Eğlendim akşam vakti iyi oldu. Aklıma geldikçe gülerim artık kendi kendime. Deliyimde :))

hemera 
 22.11.2008 17:29
Cevap :
aklımın erdiğinden beri bizim kaleiçinde 'kazı yapar' hocalar. güzel insanlardır çoğunlukla... neler neler yaşandı aramızda koskoca insanlarla bi bilsen:) neyse ayrıntıya girmeyeyim bu kafayla sahneden ineli yarım saat oldu olmadı, sabah balıkta ayılırım inceden, o zaman yazarım uzun mektubumu:)... sevgiler....  23.11.2008 2:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 564
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 471
Kayıt tarihi
: 06.03.08
 
 

1978 doğumlu Antalyalı bir müzisyenim, devamını ben de bilmiyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster