Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
475
 

Tesettür mü sığınmak mı ?

Tesettür mü sığınmak mı ?
 

..... sitesinde elveda değim gün bu konuyu başlattım, dün bir bakayım dedim, şaşırtıcıydı, gittiğim günden bu yana beş sayfadır benim açtığım sayfa tartışılıyor.

...... BEY, Sitenin mimarı,

HRANK DİNK DAVASINDA, HEPİMİZ ERMENİYİZ yerine hepimiz İNSANIZ İNSAN!
denmeliydi başlıklı yazımdan beri bana kafayı taktı ve en sonunda baskılara dayanamayarak çıkmak zorunda kaldım.
Peki ya şimdi neden benim sayfamdalar?

Demek ki bazı konularda haklıyım.

İŞTE O SAYFA, BİZ DE TEKRAR DÖNEREK KONUŞALIM MI BUNLARI?

Neden tesettüre sığındım Nilgün teyzeciğim?
*************************************

Bursalı bir kızımızın kurduğu samimi cümleler son derece DÜŞÜNDÜRÜCÜYDÜ...

Bu yazımda yaşanmış bir öyküyü kaleme alıyorum.

Bu genç kızımızın, bir hafta önce ile ilgili olarak bana kurduğu içten cümlelerin, can yakıcı ifadelerini, bir röpörtaj niteliğindeki dialoglarını buraya taşımakta fayda umuyorum.

İstedim ki bunlar bilinsin, bir de şu yanı varmış meğer, diyebilelim istedim.
Bu kızımız geçen yıla kadar, son derece özgün, ünüversite düşleri, hayata dair tertemiz ve çağdaş umutları olan, bisiklete binen, denizde yüzen, valeybolda okul dereceleri olan, folklör oynayan, gitar çalan, bermuda pantolanlar ile dolaşan, fönsüz caddeye çıkmayan, zarif güzel bir genç kızımızdı.

Ta ki babası iflas ederek, binbir borç bırakarak kalp krizinden vefat edene kadar.
Babasının vefatından sonra; kalan borçlarla yapayanlız kalıveren ana kız, Setbaşı'ndaki güzelim dubleks daireyi, Kapalıçarşı'daki dükkanlarını satarak, alacaklıların baskılarından kurtularak, alışkın olmadıkları mahallelerden birinde, tek katlı bir kira evine taşındılar.

Liseyi yeni bitiren kızımız ünüversite umutlarını yok sayarak, baba dostu bir kuyumcunun yanında kasiyer olarak çalışma hayatına başlamıştı.

Eeee ne var bunda herkes çalışabilir! diyeceksiniz ama dinleyin lütfen devamını yazıyorum.

İlk ay herşey normal gibiydi dedi kızımız, sonra ne olduysa fiziki güzelliğim gerçek benin üzerine çıkmaya başladığını hissetmeye başladım, başlangıçta çalıştığım mağazanın erkek elemanları olmak üzere diğer esnaf camiasının, gözlü sözlü tacizleri ile rahatsızlık duymaya başladım.

Yeşil gözlü zarif alımlı bu genç kızımız,

-Gel çıkalım! -Beraber olalım, tüm malım mülküm sana feda olsun!

-Evde karım ile kardeş gibiyiz bak onu boşayıp seni alacağım!

-Bana evet de, elini sıcak sudan soğuk suya sokmayacağım, sen yeter ki olur de! gibi, dozu, şiddeti artan tacizler ile çok sık karşılaşmaya başlamıştı.
Yan dükkandaki tezgahtar arkadaşının başındaki abartılı örtü ve giyim tarzını önceleri ciddiye almamıştı ama onunla konuştukça o formatın içinde son derece modern bir insanın varlığını hissederek, tesettür olayına sıcak bakmaya başladı.
Tesettürü bir koruyucu kalkan ve ZIRH olarak düşünerek, ani bir karar ile başına siyah bir kasnak takarak üzerine büyük bir türban taktı. Üzerine, yerlere uzanan bir etek, yaz sıcağında cendere gibi uzun kollu boğazının son düğmesine kadar ilikli bir ceket.

Bir kaçışın acıklı bir öyküsüydü bu! KENDİSNDEN KAÇAN BİR KIZIN ÖYKÜSÜ

Din adına mıydı, yoksa kişilik haklarını koruyucu bir norm muydu bunu tartışmamız gerekir.

Kurduğu son cümle, oturma odamızda bir hidrojen bombası etkisi ile infilak etti.

-NİLGÜN TEYZECİĞİM, TÜRBANA SAKLANDIKTAN SONRA, KARŞI CİNSİN TÜM TACİZKAR BAKIŞ VE SATAŞMALARINDAN A R I N D I M!

Ne acı bir tanımlamaydı bu ARINMAK!
BIÇAK GİBİ KESİLDİ, BENİ ANLIYOR MUSUN, BIÇAK GİBİ KESİLDİ, ÇİRKİN TEKLİF VE BAKIŞLAR, SÖZLÜ SATAŞMALAR, YOLUMA ÇIKMALAR, İLLEGAL TEKLİF VE SARKINTILAR!

Sanki yepyeni bir insan olmaya başlamıştım.Patronun oğlu bile, bana rahatsız edici bakışlarını keserek, ALBENİ! diyerek bakmıyor artık...

Bir tel örgü çekmişti sanki, genç kız; karşı cins ile arasına, kendi tanımı ile, kötü yola düşmemek, İYİ kız OLDUĞUNU KANITLAYABİLMEK ADINA, tesettür limanına sığınmıştı.
-Kimse ona asılmasın. -Kimse ona dokunmasın. -Kimse canını yakamasın. -Kimse aç gözler ile bakmasın. -Kimse ard niyetleri ile yaklaşamasın! diye, AYIP dan, Günah dan, Yanlışdan- A R I N M A K-için bir kozdu elinde sımsıkı tuttuğu.

Arınmak & tesettür.

Ne dersiniz?Bu şekilde kendisini himaye içine aldığı sığındığı limanda, iş kendi eşine, kızına kız kardeşine, anasına, bacısına geldiğinde aslan kesilen NAMUS BEKÇİLERİ, bir genç kızın paçavralara sarınarak kaçışında, salyalarını silerek, egolarını gömerek, nasıl korku ile geri adım atabiliyorlar?

Şimdi bu tesettür ve türban olayında topu drekt erkek cinsine atmaktayım ben.

Özellikle ona bu dayatmayı yaptıran hayvani güdüleri olan, vahşi, az gelişmiş, sığı ve bencil erkeklere.
Acaba türbanlı kıza daha çok mu saygılıyız?

Başta türban olunca yolu kesen nedir? Islık çalmak üzeresinizdir, aa o da ne, bu hatun tesettürlü, ALDIĞINIZ MESAJ BU MUDUR?

Bana dokunma ben cennet ehliyim, bana değersen eğer cehennemi boylarsın.

Sakın ha sakın! Ha buradan şu çıkıyor ister istemez, saçı açık olanlara rahatça dokunacaksın, ama başında örtü varsa DANGER!

Uzak dur benden, sakın ha sakın! Araya cennet-cehennem mevzuatları giriverir.

Bu şekilde kapanarak saç tellerini kamufle eden dine sığınarak kendisini karşı cinsten tecrit eden, kaç tane türbanlı genç kızımız ya da KADIN var acaba?

Sayılarını şimdi çok merak ettim. Bu bizim toplumsal ayıbımızdır.

Demek ki temelde doğru olmayan eksik, yarım kalan değerler ve çok açık çarpıklıklar, ilkel dolgular vardır. Ben bu gün başlarını bu sebep ile kapatan kızlarımızın durumunun otopsisini yapmak istedim.

Onları bu şekilde çaresizce köşeye sıkıştırarak, paçavralara muhtac eden hasta beyinleri keserek, içini açarak, bakılması ve bu çirkin dolguların boşaltılmasının zamanın geldiğini anımsatmak istedim.

Biopsi demek isterdim, maalesef hayata bu kadar zavallı bakan bir beyin ölmüştür, bu nedenle kurtarılması imkansızdır,

ÖLÜ BEYİNLERİ top yekün açarak temizlememiz gerekir.

Yani OTOPSİ ŞART BU ÖRÜMCEKLEŞMİŞ ERKEK ZİHNİYETLERE!

Şu yazımı, mecliste memleket meselelerini askıya alarak türban türban diye yaygara çıkaran milletvekillerinin de okumasını ne kadar arzu ederdim anlatamam. Umuyorum ki birilerine dokunur bu satırlarım.

Çünkü eşinin üzerine imam nikahı ile üç eş daha almayı düşünen hasta adamlar oralarda da bol miktarda mevcuttur.Kadını ikincil statüye saklayarak haremine saklayan hasta dokular. Kişinin zikri neyse fikri de o değil midir?

Sizce?

Hadi Milliyet blogçular bu kez çok daha aktif bir TARTIŞMA ve içtenlikle KATILIM BEKLİYORUM.

Bana ait bir konu haftalarca tartışılıyor, biz de konuşalım istiyorum.

Pamuk eller klavyelere hadi dostlarım...

Güzellikler size...

Nilgün.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

erkekler nikahlı eşleri evde otursun çocukbaksın ev işi yapsın beylerde genç kızların peşinde. ya bir sevgili yada bir dost kılığında, dolaşsın gerçekten yazık bu zamanda hala gelişmemiş zihniyetlere sahip olmak çok acı ne zaman eğitim düzeyimiz yükselecek hoş eğitim düzeyi yüksek olanlarıda görüyoruz ya.

nurten san 
 22.06.2007 11:03
Cevap :
DEVLET NİKAHI ne gerek var...İLİŞKİ=MUTAH NİKAH+ TESETTÜR BU denklemi bir kursalar sorunlarının kökü kazınacak.  22.06.2007 14:53
 

bugün çok güzel bir konuya değinmişsiniz sevgili nilgün benim bulunduğum yerde gözlüyorumda özellikle genç kızlar değil laf duymamak erkek arkadaşlarıyla daha rahat gezmek adına ve başka durumlar adına kapanıyorlar kızlarımızın giyim tarzlarını görseniz baş sıkı sıkı kapalı ama diğer tarafta vücudu saran giysiler bol makyaj, hele bir ara bu tesettürlü kızlarımızın erkek arkadaşları ile rahat dolaşmaları ve aynı evde birlikte kalmaları için aralarında mutat nikah adını taktıklar bir nikah şekli gündemdeydi ki bu durum ne kadar tezat değilmi bir tarafta erkeklerin tacizlerinden kurtulmak için kapanmak. bir tarafta erkeklerle rahat gezebilmek için kapanmak, peki kapanmayanlar, onlar kapanmadığı için namussuzmu. ahlaksızmı, inançsızmı. yada gavurmu öyle derler ya. bu genç kızımız acaba bu şekilde davranmakla ne kadar iyi yaptı daha farklı şekilde kişiliğinden ödün vermeden halledemezmiydi ,,, ne yani eğitimsiz. örümcek kafalı. insanların tacizinden kurtulmak için hepimiz kapanalım öyleyse

nurten san 
 22.06.2007 10:58
Cevap :
Taciz heryerdedir Nurten, UZUVLU SİYASET POLİTİKALARININ güdümündeki her yerde taciz vardır olmuştur olmaya da devem edecektir. Mutat nikah da TCK da ZİNA başlığında yer alan yasal suç için bir savunma mekanizması olarak burnumuza dayatılmaya çalışılan bir diğer İRAN modelidir. Saygılar.  22.06.2007 14:14
 

Bir ŞERİAT DÜZENİ düşünün, kadının yüzü peçelidir üzerinde kara çarşaf. Salt vahşi erkek egosunu tatmin için, seks uşaklığı yapmak için tasarlanmış bir KADIN MODELİ tasarlanmış. Her erkeğin hareminde dört kadın. Bedeni olan ama ruhu söz söyleme hakları idealleri kariyerleri çarmaha gerilmiş bir REJİM MODELİ. Çok iğrenç bağnaz ve de ilkellll. BU YAZIM BU ŞERİAT MODUNDA asılı kalan örümcek beyinlere ithafımdır. DEVLET POLİTİKALARINI bu sistem üzerine oturtmaya kalkışan, bedenlerindeki uzuvlar ile ön planda kalmaya çalışan bir siyasi rejime asla teslim olamaz CUMHURİYET. BU BÖYLE BİLİNE... NİLGÜN ÇAKICI/BURSA.

NİLGÜN BURSA 
 22.06.2007 10:10
 

Sayın Nilgün ÇAKICI... Gerçekten konuyu çok sevdim. Çünkü; Türkiye'de "Türban" tartışılmaya başladığı günden beri bu konu üzerine çok yazı yazdım ben. Tartışmaya "Ucundan" girmek için kısa bir not geçeyim. Değilse bu konu başlı başına "Yazı" konusu olur. "Neden tesettüre sığındım" sorusunu sorana değil de, sığınmadan evvel kendisine olan davranışları ile tesettüre girdikten sonraki kendisine olan davranışları gözlediğimizde, insan görünümündeki yaratıkların en tepelerinde bulunan ve adına "Kafatası" denilen kemiklerin içindeki organı iyi tahlil etmek gerekir. Çünkü hem eğitimsiz, hem inançsız hem de yeteri kadar "Beyin" fonksiyonlarından yoksun olan yaratıkların davranış biçimidir kadını "Taciz" etmek. Bu tacizkarlar "İnsan" suretinde de olur, başka bir surette de. Şimdilik bu kadar yeter. Yine ta takip ediyorum. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY Not: Bu işin Kayseri'si, Bursa'sı, İstanbul'u olmaz. İnsan sıfatındaki Kadın ve erkeğin bulunduğu her ortamda söz konusdur.

İBRAHİM PEKBAY 
 21.06.2007 22:55
Cevap :
O kemiklerden eline geçerse otopsiye beni de çağır, koşa koşa geleceğim.(((. İNSAN EVRİMLERİ dolayısı ile ilk yaratıldığı an olan yasak meyveye uzanarak midesine indirdiği o ilk günlerinde asılı kalındığını şaşırarak göreceğiz. O meyve ağacının etrafına çit çekmeyi, sınırlarını belirleyebilmeyi, kendine ait olanın haricindekilere göz ucu ile dahi değmemeyi, SANA AİT MİDİR DEĞİL MİDİRİ öğrenecek gelişimi tamamlayamamış bir çürümüş et parçası çıkacaktır karşımıza. Çünkü evrimlerini tamamlayamamış bir ADEM modeli durur kadavrada. Meallerle iç içe bir sufi yorumdur bu. Saygılar. Nilgün.  22.06.2007 9:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 238
Toplam yorum
: 966
Toplam mesaj
: 227
Ort. okunma sayısı
: 1464
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster