Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
332
 

Teslim alınıyoruz!

Teslim alınıyoruz!
 

Türk Askeri pusuya düşürülüyor ve 12 şehit veriyor. 8 askeri de rehin alınıyor.

Olaydan sonra halk galeyana geliyor, tepkiler çığ gibi büyüyor. Birbiri ardına protestolar, farklı eylemler geliyor.

8 askerden haber yok. Bu askerler kayıp, rehin falan değiller deniliyor, ya da pek birşey denmiyor ama demeye getiriliyor.

12 şehit toprağa veriliyor, feryat figan, cenaze törenlerinde. Terör örgütüne lanet okunuyor. 8 askerden haber yok.

Derken bir TV kanalında ama terör örgütünün kanalında askerlerimiz boy gösteriyor. Askerlerin durumları iyi, korkmayın birşey olmayacak deniliyor.

Halk, büyüklerinden açıklama bekliyor, ama açıklama gelmiyor.

5 Kasım bekleniyor.

Derken 5 Kasıma bir gün kala, aniden rehin askerlerimiz teslim ediliyor.

Adalet bakanı açıklama yapıyor: "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hiçbir mensubu böyle bir duruma düşmemeliydi. Kurtulmuş olmalarından fazla sevinç duyamadım" diyor.

İlk bakışta nasıl memnun olmazsın demek geçiyor insanın içinden, rehin edilmeselerdi de şehit mi olsalardı? 8 yuvaya daha mı ateş düşseydi diye düşünmekten kendini alamıyor.

Ama öyle olmuyor.

Teslim edilme "törenini" izliyorum. Tam anlamı ile bir tören.

Arkasında PKK'li 3 yöneticinin olduğu masadan aşağıya, üzerinde bebek katilinin resmi olan bir bez parçası sarkıyor.

Masanın karşısında katilin gözlerinin içine bakan bir dizi insan daha dikiliyor.

8 asker tüm bu şatafat içinde teslim alınıyor. Yurda getiriliyor.

Tüm bunlar nasıl oluyor? Yerlerini bulmak imkansız debilen teröristlerle bu denli nasıl yakınlaşılabiliyor? Nasıl oluyor da sanki karşında bir devlet varmış gibi bir masa etrafında toplanılıp, görüşülüyor, hasbıhal ediliyor.

Yoksa karşımızdaki gerçekten bir devlet de biz mi bilmiyoruz. Ya da devletler mi var karşımızda biz uyanamıyor muyuz?

Evet sayın adalet bakanım. Olaya bu yönden bakınca, Türk Askeri'nin düştüğü duruma ben de üzülüyorum.

Üzülüyorum, askerimin düştüğü duruma, devletimin düştüğü duruma. 5 Kasımdan medet umduğuma...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

TÜRK HALKI UYUYOR,TÜRK HALKI UYUTULUYOR.DENİZLİLİYİM, DENİZLİLİ ERİN KURTULUŞUNU(!) GÖRÜNCE GERÇEKTEN DEĞİŞİK ŞEYLER DÜŞÜNDÜM.BAKANA HAK VERMEMEK ELDE DEĞİL GERÇEKTEN. UMARIM HERŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR.SAYGILAR

METİN ÜSKES 
 06.11.2007 16:07
 

Katılmamak elde değil.

basak_33 
 06.11.2007 13:39
 

Sevgili Kardeşim Can azizdir,kıymetlidir hiçbir değer giden canı geri getiremez.Ama ben ölmiyeyim benim canım kıymetli teslim olayım derseniz zafiyet başlar .Elinde silahı olan biri sonuna kadar (gerektiğinde ölene kadar) çarpışmalıdır .Bir uzman çavuşumuzun başından geçenleri okudunuz yaralı olmasına rağmen teslim ol diyen teröriste "Sen Türk askerinin teslim olduğunu nerede gördün şerefsiz"diyor ve başına mermi sıkıyorlar Askerlerin teslim oluş biçimi hakkında bakanın bir bilgisi varki bu sözü etmiştir.Umarım başımızı önümüze eğen bir öyküleri yoktur. VATAN SANA CANIMIZ FEDA İyi günler dilerim

Ersen Gürpınar 
 06.11.2007 11:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

1980 yılında Mersin'de doğdum, bütün eğitim öğrenimimi Mersin'de tamamladım. Yetmedi, işimi de Mersi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster