Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
7028
 

Tevazu

Tevazu
 

Tevazu; kelimesinin sözlük karşılığı; alçakgönüllülük ve gösterişsizliktir.

Tevazu; bir taraftan kibir ve azamet, diğer taraftan aşırı alçakgönüllülük ve hoşgörülülük kusurları arasında sıkışmış bir fazilettir. İki olgu arasında bir ortalama yoldur.

Tevazu; insanın kendisini açık yüreklilikle değerlendirip, yargılayarak, kendi yeteneklerinin olumlu ve olumsuz yanlarını ortaya koyması eylemi olduğunu ve bu eylemi sırasında da kendisini olduğundan daha büyük ya da daha küçük göstermemesi olduğunu anlıyoruz.

Mevlana şöyle der: “Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol. Sahavet ve cömertlikte su gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve mahviyette toprak gibi ol. Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol.”

İnsan doğasında iyilik ve kötülük, sevgi ve nefret, tevazu ve gurur gibi olumlu ve olumsuz özellikler iç içe bulunmaktadır. Bunları denetleyen, kontrol eden ve seçimleri yaptıran bilincimizdir. Kendi kontrol mekanizmamızdır.

“İnsanoğlu mevkiine ve başarısına rağmen, hep mütevazı ama vakur kalmayı bilmelidir. Aldığı takdirlerden iftihar edecek, ancak şımarmadan ve kibirlenmeden kişiliğini sürdürmelidir” der Tamer Ayan.

Tevazuu nedir? İnsanoğlu, hayatın yüceliğini bozmayacak ve onun altına inmeyecek kadar tevazu içindedir. Daha fazla tevazu hiçliğe doğru gidebilir. Tevazu kavramında da denge önemlidir.

Tevazunun, diğer bütün erdemlerin anası olduğunu da söyleyebilirsiniz. Çünkü tevazu evreni yöneten doğal yasalar ya da ilkelerin varlığını kabul eder. Tevazu, ilkeleri anlamayı ve bunlara göre yaşamayı öğretir, çünkü bu ilkeler eninde sonunda eylemlerimizin sonuçlarını yönetirler.

Güçsüz durumda iken tevazu göstermek bir meziyet değildir. Ama zirvede iken, övülürken tevazu göstermek ender rastlanan bir meziyettir. Kendi ile baş edebilme ancak kendi kendisini sürekli kontrol etmek ve böylece iyiye, güzele ve doğruya yönelmek ile olur.

Tevazu sahibi ve alçak gönüllü olacağız çünkü o zaman bizim yüceliğimiz meydana çıkacaktır. İnsan olabilme bilinci, tevazu içinde büyüklüktür.

Ve bir alıntı:

“İhtirasında dengeli

Hırslarında sınırlı,

İsteklerinde uyarlı olan,

Varlığıyla gururlanmayan,

Makamıyla kibirlenmeyen,

Bilgisiyle övünmeyen,

Ve kimseyi küçümsemeyen,

İnsan olalım Tanrım”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Voltaire der ki 'Alçak gönüllülük, gururun perhizidir.' Bahsettiğiniz gibi asıl önemli olan zirvedeyken tevazu göstermektir, belki de en büyün erdem budur. Sevgiler..

Esin_k 
 27.04.2007 22:09
 

Çok güzel ve anlamlı bir blog yazmışsınız. Keşke bu bloğun içerdiği anlamı hayatımızın her alanında uygulayabilsek. Kendimizi başka milletlerden ve inanç sistemlerinden daha yüksek gören milliyetçi ve ümmetçi duygularımızdan arındırabilsek. Eminim ki o zaman hiç bir insanı ve hiç bir zümreyi de ötekileştirmek, aşağılamak gibi bir hakkımızın olamayacağını anlarız. Elinize sağlık. Saygılarımla

Matilla 
 22.04.2007 12:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 241
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 122
Ort. okunma sayısı
: 31478
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

21 Aralık 1973, Ankara doğumludur. Lisans ve yüksek lisansını “İşletme” alanında yapmıştır. Araşt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster