Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '11

 
Kategori
Spor
 

TFF ne yapmalı

Şike davasını içinden çıkılmaz bir hale sokan taraf hiç şüphesiz TFF oldu. Zira ligleri önce normal zamanda başlatacağını söyleyip sonradan erteleyen, Fenerbahçe’nin Avrupa vizesini önce onaylanıp son gün iptal eden ve bir tarafta sarı lacivertlileri zımnen suçlu ilan edip diğer tarafta hiç bir şey olmamış gibi yola devam edilmesini isteyen TFF’nin bu kararsız hali ve birbiriyle çelişen davranışları nedeniyle kamuoyunda bu kuruma karşı inanç yerlebir olurken herkes kendi doğrusuna inanmaya başladı.

Yaşananlar o denli garip boyutlara ulaştı ki Fenerbahçe’ye suçundan önce cezalar verildi ve Şampiyonlar Ligi hakkını kaybetmesinin yanı sıra çok önemli futbolcularını da yitiren sarı lacivertliler, davada sanık sandalyesindeyken, davadan bağımsız olarak, açık bir haksızlığa uğradı.

Mehmet Ali Aydınlar’ın 15 Ağustos’taki talihisiz konuşması şayet kamuoyundaki muğlaklığa neden olacak şekilde “henüz kararımızı vermedik; şike olabilir de olmayabilir de” yerine “incelediğimiz belgeler doğrultusunda A kulübünü suçlu bulduk ve ona şu cezayı verdik” veya “incelediğimiz belgeler ışığında A kulübüne ceza vermeyi gerektirecek bir eylem bulunmamaktadır” şeklinde bir karar beyanı olmuş olsaydı bugün başta Fenerbahçe olmak üzere tüm taraflar önünü çok daha net görebilir ve adımlarını ona göre atabilirdi. Nitekim o gün en kötü karar dahi kararsızlıktan iyiydi. Fakat her açıklamasıyla orta yolun yolcusu olduğunu gösteren ve kendine adaletle hüküm vermek yerine futbol ekonomisini korumak gibi son derece yan bir rolü görev edinmiş TFF, sahip olduğu anlayışla, bu zorlu dönemi tabiri caizse eline yüzüne bulaştırdı.

Bugünlerde ise kapalı kapılar ardında yapılan anlaşmalardan, suçların sabit olmasına karşın suçlıulara gerekli cezaları vermek yerine olayları geçiştirmekten veya henüz ortada bir suç kararı yokken yaptırım uygulanmasından bahsediliyor. Tek kelime ile söylemek gerekirse bu söylentilerin gerçek olması Türk Futbolu’nun tamamen iflası anlamına gelir.

TFF’nin bugüne kadar süreci yönetememesinin en büyük nedeni her zaman gizli bir ajandaya sahip olması ve kafasındakileri hiç bir zaman kamuoyu ile paylaşmaması oldu. Bu durumun bir nevi iyi niyetten kaynaklandığını düşünüyorum ama sonuçlarına bakıldığı zaman niyetin iyiliği veya kötülüğü arasında bir fark yok zira niyet ne olursa olsun sonuçta Türk Futbolu bu anlayıştan çok büyük bir zarar görüyor .

TFF’nin bu aşamadan sonra yapması gereken tüm tarafları mutlu etmek gibi gereksiz telaşlara kapılıp işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirmek değil tüm bildiğini kamuoyu ile günbegün ve açıkça paylaşmak, nihayetinde de mevcut kaosu ortadan kaldırmak için biran önce bir karara varmaktır. Nitekim TFF kulüplerin veya ticari kuruluşların değil Türk Futbolu’nun bekçisidir ve onun vereceği hiçbir karar, hukuka aykırı, ortalama ve yapay bir karar kadar futbolumuza zarar veremez.

http://twitter.com/cannizamoglu

can.nizamoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

TFF herşeyi eline yüzüne bulaştırmış olmasına rağmen Ali Koç'un meseleyi ele alışını ve taraftarın da sukunetini korumasını takdir etmek lazım. Herkesin harcı değil sanırım...

Tuba Özdemir 
 02.09.2011 23:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 779
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster